"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Ürdün’de kartopu etkisi

Muhammet ÖRTLEK
08 Haziran 2018, Cuma 00:53
Osmanlı Devleti’nin tarih sahnesinden çekilmesinden sonra Ortadoğu’da birçok yeni devlet kuruldu.

Ürdün de bunlardan birisi. Ürdün, Trans-Jordan adı ile 1922’de İngiltere’nin nezareti altında bir ülke olarak dönemin Milletler Cemiyeti tarafından tanındı. Sonra Birleşmiş Milletler 1946’da, Ürdün’ü bağımsız ve egemen Ürdün Krallığı şeklinde tanıdı. Böylece Ürdün, İngiltere nezaretinden çıkmış oluyordu. Ancak İngiltere’nin askerî varlığının Ürdün’den tamamen çekilmesi 1957 yılına kadar sürdü.

Ürdün’ün bulunduğu coğrafya’da uzun yıllar süren savaşlar ile siyasal istikrarsızlıklar ülkeyi olumsuz etkiledi. 1948’de İsrail’in kurulması ile başlayan Arap-İsrail anlaşmazlıkları, 750 bin Filistinli’nin komşu Arap ülkelerine göç etmesine sebep oldu. Bu göçe “Nakba/Felâket” adı verildi.

Göçlerden en çok Ürdün etkilendi. Çünkü komşu ülkelerdeki en fazla Filistinli mülteci Ürdün’de yer edindi. 2018 yılı itibariyle ülke nüfusu 9 buçuk milyon olarak ifade ediliyor. Ve bunun 1 buçuk milyonunu, mülteci kamplarına geçici gelen ancak zamanla kalıcılaşan Filistinliler oluşturuyor.

1967’deki 6 Gün Savaşları’nda İsrail, Ürdün’e ait olan Batı Şeria’yı ele geçirdi. Böylece Ürdün Krallığı bir prestij zedelenmesi yaşadı. Ürdün’deki Filistinliler’in monarşiyi yıkmak için 1970 yılında başlattıkları isyan, Ürdün ordusu tarafından bastırıldı. Kral I. Hüseyin 1988’de Batı Şeria üzerindeki hak iddialarından vazgeçerek, İsrail ile 1994’te Barış Anlaşması imzaladı. Böylelikle İsrail karşısında geri adım atılması, ülke içerisindeki Filistinliler’in hoşnutsuzluğuna yol açtı.

Suriye’de 2011 yılında başlayan Arap Baharı halk hareketlerinin sonucu iç savaşa dönüşmüş durumda. İşte bu iç savaştan dolayı Ürdün’e göç eden Suriyelilerin sayısı 640 bini buldu. Hem Filistinliler’in, hem de Suriyeliler’in, 9 buçuk milyonluk Ürdün nüfusu içerisinde demografik dengeleri bozduğunu söylemek yanlış olmayacaktır.

Ortadoğu ülkelerinde olduğu gibi Ürdün’de de siyasî, ideolojik, etnik, mezhepsel, sosyal ayrılıklar mevcut. Bir de bunlara Filistin ve Suriye’den gelen mülteciler eklenince, yer altı kaynakları zengin olmayan Ürdün’ün ekonomisine ağır yükler getirmektedir. 

Hükümetin karşı karşıya olduğu diğer zorluklar ise yoksulluk, işsizlik, enflasyon, gelir dağılımı adaletsizliği ve bütçe açığı. Kral II. Abdullah 1999’da tahtı devralmasından bu yana, önemli ekonomik reformlar gerçekleştirdi.

Ancak Ürdün’ün Gayrisafi Yurtiçi Hasıla’sı (GSYİH) bölgesel karışıklıklar ve küresel ekonomik krizden etkilendi. Suriye’deki iç savaş da Ürdün’ü hem siyasî, hem ekonomik, hem de insanî açıdan olumsuz etkiledi. Mültecilere yardım için yarım milyar dolardan fazla para harcayan Ürdün, artan nüfusun eğitim ve sağlık ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyor. IMF’in kamu borcunu azaltma tavsiyeleri üzerine hazırlanan Gelir Vergisi Yasa Tasarısı’nın kabulü üzerine  1 Haziran 2018 Cumartesi gününde beri binlerce Ürdünlü protesto gösterileri gerçekleştiriyorlar.

Ekonomik ve malî reformları destekleme amaçlı kredi, Ürdün’ün kamu borcunun 2021 yılına kadar GSYİH’sının yüzde 94’ten yüzde 77’ye azaltılmasına yönelik uzun vadeli bir amacı bulunuyor. Krediye paralel olarak kabul edilen Gelir Vergisi Yasası ile yıllık geliri 8 bin Dinar olan herkes daha fazla vergi ödeyecek. Tam da bu nokta halkın sokak gösterilerine başlamasına sebep oldu.

Ürdün halkı, protestolarda “Ürdün halkı diz çökmeyecek, hükümet istifa” sloganları ile hükümetin 5 Haziran 2018 Salı günü istifasını sunmasına yol açtı.

Ürdün Parlamentosu’ndaki 130 milletvekilinden 78’i Gelir Vergisi Yasası Tasarısı’nın oylamasına katılmayacaklarını söylemeleri de halkın sokağa çıkma sebeplerindendir.

Kral’ın 5 Haziran 2018 Salı günü kabul edilen Yasa Tasarısı’nın dondurulduğunu ve hükümetin istifasını istediğini söylemesi de gösterilerin ateşini söndüremedi. Kral, Eğitim Bakanı Ömer Er-Rezzaz’ı yeni hükümeti kurmakla görevlendirdi.

Ürdün’de sosyo-ekonomik sorunlar kartopu etkisiyle büyümeye devam ediyor. Buna karşılık halk gösterileri de sürerken, ülkede yaşanılanlar Arap Baharı mı? Sorusunu akıllara getiriyor. Her şeye rağmen kurulacak yeni hükümetin sorunlara çözüm üretmesi ve tavsiyeleri merakla bekleniyor.

Okunma Sayısı: 1402
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı