"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Şansölye’ye Mektuplar - Avrupa Birliği (2)

Mustafa Eren Bozoklu
19 Nisan 2017, Çarşamba
Sayın Şansölye,

Dinsizliğin yol bulup sistematik bir yapıya büründüğü, üniversitelerde alenen savunulduğu son iki asırdır artık Haç ve Hilâl arasındaki mücadelenin reel bir faydası kalmamıştır. Zira artık ikisini de hedef alan ortak bir düşman ortaya çıkmış; dünyanın her bir tarafını kundaklayan, kriz ve savaş ekonomisinin mimarları olan ve dinsiz felsefeden güç alan bir takım odaklar türemiştir. Bu durum artık dinler savaşının geride kalması gerektiğini, en azından mecburi musalâha şartlarının oluştuğunu göstermektedir. Yeni aktörler için İslâmiyet, Hıristiyanlık ve dolayısıyla ikisinin buluşabileceği bir zemin olarak Avrupa Birliği, önlerinde engel teşkil etmektedir. Meselâ İngiltere’nin Avrupa Birliği’ne karşı ikircikli tutumunun hakikî sebebini bu kundakçı zihniyetin İngiliz Hükümetlerini eskiden beridir kendi çıkarlarını gerçekleştirmek için maniple etmesinde aramak gerekir.

Öte yandan, İslâm Toplumlarında kangren halini almış istibdat, cehalet ve fakirlik; Radikalizm’in, El-Kaide ve IŞİD benzeri terörist yapıların ortaya çıkışını hızlandırmaktadır. Mısır, Türkiye ve İran’da faaliyet gösteren bazı Radikal ve Siyasal İslâmcı guruplar ile mutaassıp mezhepçi unsurlar önlerinde en büyük engel olarak demokrasiyi, refahı, paylaşımı ve düzeni temsil eden Avrupa Birliği’ni görmektedir. 

Bu radikal yapıların, aslında azınlıkta olmalarına rağmen, zaman zaman iktidarı paylaşma veya tek başına yön verme durumuna gelebilmelerinin pek çok sebebi vardır. Bu sebeplerden belki de en kritik olanlardan ilki Avrupa’da taassubu ve eski düşmanlığı yaşatan İslamofobik bir kesimin varlığı; ikincisi de İslâm toplumlarında demokratik anlayışın bir türlü yerleşememesidir. Bu bakımdan, hem Avrupa’nın hem Müslümanların selâmeti, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne tam üyeliğinin gerçekleşmesiyle çok yakın ilişkilidir. Avrupa, Müslüman toplumlarında, özellikle Türkiye’de bulunan hürriyetperver, demokrasiyi benimseyen ve esasında çoğunluğu oluşturan kitleleri görmezden gelmemelidir. Hıristiyan-Müslüman buluşmasının, Avrupa ile Asya’nın ittifakının, İsa Mesih’in ruhunun Muhammedî (asm) ruhla buluşmasının önündeki engellerden birisi de Milliyetçilik perdesi altında aslında dinsizliğe hizmet eden aşırı sağcı kesimlerdir. Bu, Avrupa’da da öyledir İslâm Dünyası’nda da öyledir.

Sayın Şansölye,

Sizdeki ve bizdeki bazı siyasî aktörlerin yanlış ve ayrıştırıcı eylemlerini, sözlerini nazar-ı itibara almayın; büyük barışın, huzurun ve ittifakın yol bulup gelmesini ertelemeyin. Türkiye ile müzakerelerin başlaması için gerekli yolları arayın. Meşrûtiyet’in ilânıyla başlayan hürriyet ve demokrasi yolculuğumuzda bizleri yalnız bırakmadınız; bundan sonra da bırakmayın. Türk halkı ile Türk siyasetini; hürriyet ve demokraside ısrar eden Türk halkı ile otoriterlikte direnen bir kısım devlet ve siyaset erbabını özdeşleştirmeyin.

Okunma Sayısı: 1009
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Ramazan Çalışan

    19.04.2017 11:26:10

    Demokrasi fakiri,Hürriyet yoksunu bir kısım müslümanlar ve islam toplumları temel hak ve özgürlüklerin elde edilebilmesi için," Bu sebeplerden belki de en kritik olanlardan ilki Avrupa’da taassubu ve eski düşmanlığı yaşatan İslamofobik bir kesimin varlığı; ikincisi de İslâm toplumlarında demokratik anlayışın bir türlü yerleşememesidir. Bu bakımdan, hem Avrupa’nın hem Müslümanların selâmeti, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne tam üyeliğinin gerçekleşmesiyle çok yakın ilişkilidir."Diye ifade ettginiz,şuura ermesi ile mümkün gibi görünüyor.Manzara-i ümumiye bakılırsa demokrasi yolunda daha yürüyecek çok yolumuz var. -Mustafa bey yazılarınızı ailece sabah kahvaltısında okuyoruz.Daha çok kişi faydalansın diye arkadaş ortamlarında paylaşıyoruz. Bu güzel,harika düşüncelerinizi bizlerle paylaştıgınız için size şükranlarımızı sunuyoruz.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı