"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Gerçek İslâm bu değilse...

Mustafa Göknur
04 Eylül 2018, Salı
İtikadımıza göre İslâm dünya ve âhiret saadeti için gerekli formülleri ihtiva eder.

Formül doğru uygulandığı zaman iki cihanda da mutluluk vesilesidir. Din bir imtihandır. Dünya bir imtihan meydanıdır. Herkes imtihan ediliyor. Belâ ve musîbetler de; bu imtihanda sorulan sorulardan bazılarıdır.

Münâzarât’ta geçen “Eğer biz doğru İslâmiyeti ve İslâmiyete lâyık doğruluğu ve istikameti göstersek, bundan sonra onlardan fevc fevc dahil olacaklardır.” cümlesi amansız bir hastalığın teşhis ve tedavisini gösteriyor. “Asıl musîbet ve muzır musîbet, dine gelen musîbettir” cümlesi hastalığı daha net ortaya koyuyor.

 “Doğru İslâmiyet” ifadesi çoklar gibi benim de dikkatimi çekmişti. İslâm adına ortaya çıkıp nice zulümler işleyen, terör estirerek toplum huzurunu bozan anarşist hareketlerin kaynağı İslâm olamazdı. Bunlar “doğru İslâmiyet”i bilmiyorlardı ve yaptığı işler de “İslâmiyete lâyık doğruluk” ve “istikamet”ten çok uzaktı.

İstikamet; her türlü aşırılıktan uzak ve her şeyiyle Kur’ân’a ve sünnete uygun olan doğru yol… Her mü’min, Fatiha Sûresi’ni okurken Rabbinden bu doğru yola, bu sırat-ı müstakime hidayet talebinde bulunur. Bir başka sûrede ise bu istikamet yolunun, “nebilerin, sıddıkların, şüheda ve salihlerin yolu” olduğu ders verilir. (Nisa, 4/69)

“GERÇEK İSLÂM” BU DEĞİLSE...

Bugün özellikle Batı dünyasında Müslüman denilince, anarşi çıkaran, kan döken bir cani tip canlanıyorsa, hile hurda, çevredeki pislikler akla geliyorsa, negatif bir imaj varsa, bu bizim “doğru İslâmiyet”i yeterince sergilemeyişimizden kaynaklanıyor.

‘İslâm bu değil’ demek kolaycılığa kaçmaktır. Bazılarının dediği gibi ‘fukara tesellisi’dir. İslâm bu değilse, doğrusunu ortaya koyup yaşamamız gerekmez mi? İtikadî yönden değil, ama uygulama ve muamelat yönünden gayrimüslim ülkelerin; yapılan araştırma ve analizlerde ‘daha İslâmî’ çıkmasını başka türlü nasıl izah edeceğiz?

ASIL MUSÎBET DİNE GELENDİR

“Asıl musîbet ve muzır musîbet, dine gelen musîbettir. Musîbet-i diniyeden her vakit dergâh-ı İlâhiyeye iltica edip feryad etmek gerektir. Fakat dinî olmayan musîbetler, hakikat noktasında musîbet değildirler.” (Lem’alar) 

Bid’alar ve belâlar sel gibi geliyorsa, camiler gün geçtikçe boşalıyorsa, siyaset camilere kadar girdiyse, gençler dinden uzaklaşıyorsa, tesettür moda olarak algılanıyorsa, cemaat ve tarikatların mekânları boşalıp eğlence yerleri doluyorsa, adalete güven kalmadıysa ve Müslüman artık ‘emin kişi’ olarak görülmüyorsa asıl musîbet gelmiş demektir. 

BÜYÜK BELÂLARIN SEBEPLERİ

“Hz. Ali (ra) anlatıyor: Resûlullah Efendimiz (asm) bir gün: “Ümmetim on beş şeyi yapmaya başlayınca ona büyük belâlar iner!” buyurdu. Yanındakiler: “Ey Allah’ın Resûlü! Bunlar nelerdir?” diye sordular.

Resûlullah Efendimiz (asm) şöyle buyurdu:

1- Servet, fakir fukaraya uğramadan sadece zengin ve mevki sahibi kimseler arasında gidip gelen bir metâ haline gelirse.

2- Emanet ganimet ve fırsat bilinip hıyanet edildiği zaman.

3- Zekâtı (ödemeyi ibadet bilmeyip bir angarya ve) ceza telâkki ettikleri zaman.

4- Kişinin karısının kötü emirlerine itaat ettiği zaman.

5- Anne hukuku sıkça çiğnendiği zaman.

6- Baba hukuku sıkça çiğnendiği zaman.

7- Arkadaşın kötü emirlerine itaat arttığı zaman.

8- Mescitlerde rıza-yı İlâhîyi gözetmeyen (husûmet, alış veriş, eğlence ve siyaset vs. ile ilgili) sesler yükseldiği zaman.

9- Kavme, onların en alçağı reis olduğu zaman.

10- Zorba kişiye zararı dokunmasın diye hürmet edildiği zaman.

11- Şarap meşrû sayılarak içildiği zaman.

12- İpek (haram bilinmeyip erkekler tarafından) giyildiği zaman.

13- Şarkıcı kadınlar arttığı zaman.

14- Türlü çalgı âletleri arttığı ve sıkça çalınır olduğu zaman.

15- Bu ümmetin sonradan gelen nesilleri, önceden gelip geçenlere (çeşitli ithamlar ve bahanelerle) hakaret ettiği zaman artık kızıl rüzgârı, zelzeleyi, yere batışı veya suret değiştirmeyi ya da gökten taş yağmasını bekleyin.” (Camiüssağir-1:409, Hadîs No: 774)

Hadiste sayılan alâmetlerin bir kısmı çıktı mı acaba? Ne dersiniz!

İMTİHANI KAZANMAK VEYA KAYBETMEK!

Başta söylediğimiz gibi dünya bir imtihan yeridir. İmtihanın bir ciheti de, insanların İlâhî takdire rıza ve teslimiyet derecelerinin ölçülmesidir. Bu da ancak belâ ve musîbetlerle olabilir. Musîbetlerin sebeplerini âyet ve hadislerde takibe devam edelim:

1- Musîbetler işlediğimiz günah ve hatalar sebebiyle gelir.

Size gelen musîbet, işlediğiniz (günahlar) yüzündendir. (Şûrâ, 30)

Sana gelen kötülük, kendindendir, (günahların yüzündendir). (Nisa, 79)

Bir millet, kendini bozmadıkça, Allah onların hallerini değiştirmez. (Rad, 11)

2- Belâ, hastalık ve musîbetler, günahların kefareti (affolması) için gelir.

Dünyada musîbetlere maruz kalıp da güzelce sabreden kimse, ahirete günahsız gider veya günahları azalır.

Her musîbet, affedilecek bir günah için gelir. (Ebu Nuaym)

Mü’mine gelen her sıkıntı, günahlarına kefaret olur. (Buhari)

Mü’minin günahları affoluncaya kadar belâ ve hastalık gelir. (Hakim)

3- Cennette yüksek derecelere kavuşması için mü’mine musîbet gelir.

Bunun için Peygamberlere çok belâ ve musîbetler gelmiştir.

En şiddetli belâ, Peygamberlere, velilere ve benzerlerine gelir. (Tirmizi)

Nimete kavuşması için insana musîbet gelir. (Buhari)

Musîbet, kavuşulacak bir derece için gelir. (Ebu Nuaym)

Allah ü Teâlâ’nın hayrını murad ettiği kul, belâya maruz kalır. (Taberani)

Kişi, hep sıhhat ve selâmette olsa idi, bu ikisi onun helâkı için kâfi gelirdi. (İ. Asakir)

Şimdi bu hakikatlerin ışığında; kendi başımıza ve dine gelen musîbetler ile ‘doğru İslâmiyet’ ve ‘İslâma lâyık doğruluk’ için güzel bir nefis muhasebesi yapma zamanıdır. 

 

Okunma Sayısı: 1292
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı