"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Hatıralar birer kimliktir

Mustafa Gönüllü
07 Ekim 2018, Pazar
20 yılı aşkın süredir Şanlıurfa’da devam eden Pazar grubunun eski(meyen) öğrencilerine, o zaman ki Pazar dersleri hakkında, bizlere de şevk olması açısından sorular sorduk.

Pazar grubu hakkında neler düşündüklerini, o zamanlar ne gibi faaliyetler yapıldığını, Pazar derslerinin kendilerine katkılarını, o zamandan beri hâlâ görüştüğü kişilerin olup olmadığı ve yeni liseli ve üniversiteli Pazar gençlerine tavsiyelerini sorduk. İşte cevaplar.. 

Dr. Yakup Uçar (25)

Pazar dersini aksattığımızda sınavlarımız kötü geçerdi. 

Ben Yakup Uçar. Batmanlıyım. 25 yaşındayım. Yaklaşık 1 senedir Şanlıurfa’da doktor olarak çalışmaktayım. 2007 yılında Sebahattin Yaşar Hoca’mızın dâvetiyle başladım Pazar derslerine. Lise hayatım boyunca devam ettim çok şükür. 2011 yılına kadar 4 yıl gittim. 

Tabi Pazar dersleri öncelikle Risale-i Nur’la meşguliyet olduğundan, Üstad’ımızın tabiriyle “Nurlar’la ya okumak veya okutmak veya yazmak suretindeki meşguliyet, tecrübelerle kalbe ferah, ruha rahat, rızka bereket, vücuda sıhhat veriyor.” Ben şahsen bunu çok net hissediyordum. İnsan Risalelerle meşgul olunca dünya işleri de yolunda gidiyor. Okul, dersler, sınavlar vs. çok şükür güzel geçiyordu. Onların stres, sıkıntısını da hissetmiyordum. Ama Pazar dersini aksatıp da sınavlarımızın kötü geçtiği de çok olmuştur.

Pazar dersleri nefeslendiğimiz anlardı. 

Pazar dersleri okul-ev-dershane üçgeninden çıkıp nefeslendiğimiz anlardı. Bizim haftalık dinlenme, soluklanma zamanlarımız gibiydi.

Sebahattin Hoca’mızın cesaretlendirmeleriyle dersleri bazen biz hazırlayıp yapıyorduk. Bu da benim gibi sosyal fobisi olan arkadaşlar açısından faydalı oluyordu. Ayrıca yaptığımız derslerin, ileride kendi işlerimizde yapacağımız sunum ve anlatımların temelini oluşturduğunun da sonradan farkına vardık. 

Biz Pazar grubu olarak hemen hemen her hafta rutin olarak dersten sonra halı saha maçı yapardık. Genelde Sebahattin Hoca’mızın takımı kazanırdı. Ramazan aylarında iftar programlarımız olurdu. Okullar kapanıp, tatil başladığında okuma programına giderdik her yaz. En güzel hatıralarımız da bu okuma programlarında olmuştur. 

Rize’de yaptığımız okuma programları gerek bulunduğumuz yer, gerekse program yaptığımız arkadaşların ihlâsı sebebiyle olsa  çok istifadeli geçmişti. Okuma programına giderken geze geze gittiğimiz için pek çok şehri de bu sayede görmüş olduk. Hatta Rize’ye giderken gece Erzurum’da kalmıştık. İçim ısınmıştı Erzurum’a. Yakamoz Dershanemizde Hamza Ulu Ağabeyimiz bizi çok güzel ağırlamıştı. Samimiyeti beni çok etkilemişti. Kendisini tekrardan görmeyi arzulamıştım. Allah nasip etti. Erzurum’da üniversiteyi okudum. Kendisini de bol bol gördüm. Hatıralar çok, fakat okurlarımızı sıkmayalım.

Risale-i Nur bütün hayatımızı düzene sokuyor

Pazar grubundan görüştüğümüz arkadaşlar oluyor. Üniversiteyi aynı şehirde okuduğumuz, orada da görüştüğümüz arkadaşlarımız oluyordu. Fakat grubumuz oldukça genişti. Arkadaşlarımız da Türkiye’nin dört bir yanına dağılmış durumdalar. Biz yine de onlarla irtibatı koparmamaya çalışıyoruz.

Pazar grubunun başında zaten bu işin profesyoneli bir hocamız, ağabeyimiz bulunduğu için şu an ki Pazar grubu öğrencilerine tavsiyede bulunmak benim haddim olmamakla beraber, Pazar derslerinin müdavimi olan arkadaşlarımıza naçizane birkaç kelâm edebilirim. Pazar derslerini ve okumalarınızı mümkün olduğunca aksatmamaya gayret gösterin. Çünkü derslerdeki her devamsızlık bir sonraki derse katılma şevkinizi azaltıyor. Biz farkında olmasak da Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyan’ın bir mu’cize-i maneviyesi olan Risale-i Nur bütün hayatımızı düzene sokup, ışık veriyor. Rabbim bizleri bu hizmetlerde, sohbetlerde daim eylesin. 

Sizlere de benimle bu röportajı yaptığınız için teşekkür ederim.

Hasan Yıldız (24)

Nurlar’a olan sevdam o zamanlar başladı. 

Ben Hasan Yıldız. Üç kardeşin en büyüğü olarak 1994 Şanlıurfa doğumluyum. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi İşletme Bölümü mezunuyum. 

Yanlış hatırlamıyorsam orta okuldan üniversiteye gidene kadar düzenli gittik derslere hamd olsun. Tabi o zamanlar bu derslerin faydasını çok anlamıyorsunuz da sonradan o derslerin güzelliği ve neşesi çok daha iyi anlaşılıyor. Ben kendi adıma o yılların Nurlar’a olan sevdamızın başladığı yıllar olduğunu söyleyebilirim. Pazar dersleri; dünya meşgalesinde bir nefes, hevesata ve fitnelere karşı sağlam bir kale oldu bizlere. 

O zamanlar Sebahattin Yaşar Hoca, “Bu dersler hep kayıt altına alınıyor, çekiliyoruz yani, poz verin. Öte cihanda tebessümle izleyeceğiz.” derdi. Tabi şimdi hatırlayınca insan hamd ediyor Rabb’ine bize o dersleri nasip etti diye. 

Bu derslerin her dakikası ganimet                                                                 

Hatıralar çok, hangi birini anlatayım. Derslerin başlı başına neşesini, Sebahattin Hoca’nın anlatım üslûbunu, ders sonrasında yaptığımız maç öncesi teberrüken yenilen-içilen ikramları ve oradaki muhabbeti, Kadri Amca’nın pikabına doluşan 10-15 kişiyle gidilen ve bazen sağanak yağmur altında sırılsıklam oluncaya kadar yapılan maçları, sonrasında içilen atomları, bir türlü katılmak nasip olmasa da yurt içinde ve dışında yapılan gezileri meşhurdu derslerimizin... O zaman ki arkadaşlardan hepsiyle olmasa da görüştüklerimiz var. Zaten biz yakın çevre olarak 5-6 kişiydik. Hâlâ görüşüyoruz yani. 

Şu an en küçük kardeşim de severek devam ediyor hamd olsun. Ben ders grubunda olan kardeşlerime şunu söyleyebilirim belki:

Şu ömür sermayesi öyle ya da böyle hızla tükeniyor, tutamıyoruz. Yani demem o ki Pazar akşamlarını derste geçirsek de başka bir şekilde geçirsek de bir şekilde geçecek. Asıl mesele bâki âlemde tebessümle izleyebileceğimiz güzel pozlar verebilmekte. Derslerin her dakikasını ganimet bilip derslere, Nurlar’a, kardeşlere sımsıkı sarılsınlar...

Yunus Nehir (Lise 4)

Dünya ve Ahiret mutluluğumuz

Pazar grubu gençlere hitap eden bir topluluk. İslâmı sevdire sevdire anlatan, dinimizi bize tanıtan, bu dünyadaki ve ahiretteki mutluluğumuz için çok önemli olan bir topluluk... 

Ömer Faruk Aslan (25)

Okuma programları en güzel hatıralarımızdandı. 

Ben Ömer Faruk Aslan, Hacettepe Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi mezunuyum. Şu an İstanbul’da bir Ar-Ge merkezinde proje koordinatörüyüm. 

Sanırım 2005-2006 senesiydi, o zaman 4 arkadaş giderdik Pazar derslerine. 2012’de üniversiteye yerleşene kadar düzenli olarak katılmıştım. Şu an da Urfa’ya gittiğim zamanlar ara ara katılmaya çalışmaktayım.

Yaptığım en büyük çıkarım hizmetin yaşı olmadığıdır. Allah razı olsun Sebahattin Ağabey evlâdı yaşındaki çocuklarla beraber herhangi bir çıkar gözetmeden koşmakta. Gençlerin yaşlarına inmekte ve onların anlayacakları dillerde konuşabilmektedir. Annem de bana, “Allah sana hizmette Sebahattin Yaşar enerjisi versin” diye duâ eder zaten.

Sebahattin Ağabey ile bir çok faaliyete katıldım. Orta okulda iken gezilere götürmüştü, her hafta halı saha maçlarımız banko idi zaten. Ayrıca Pazar ders ekibi ile yazları yaptığımız okuma programları bu faaliyetlerin en güzel noktasıydı. 

Kısa bir hatıradan bahsetmek gerekirse, bizle beraber Pazar dersine katılan ve iki ders arasında Mahmut Katı Ağabey ile yaptığımız duâları örnek verebilirim.

O zamandan görüştüğümüz kişiler var tabi. Bazılarıyla pek görüşemedikse de mesleğimiz gereğince muhabbetimiz ebedidir.

Pazar derslerine katılan kardeşlerin derse katılan abilerden faydalanabildikleri kadar çok faydalanmalarını ve derse katılan kardeşlerle beraber ahir zaman fitnelerine karşı savaşmalarını tavsiye edebilirim.

Manevî hava hep bizimleydi

Arafat Farea Ghaleb (Yemen - 24)

Ben Arafat Farea. Yemenliyim. Harran Üniversitesi 4. sınıf öğrencisiyim. 2 yıl boyunca Pazar grubunun programına katıldım. Bu program bana çok şey kattı. Bunlar Risale dersleri, dinî sohbetler vb. 

Bu program bana hem maddî, hem manevî çok şey aktardı. Dersleri sadece belli bir binada değil yeri geldiğinde bir park yeri, yeri geldiğinde bir orman, nereye gidersek gidelim maneviyat havası hep bizimleydi. 

Çözülmedik problem kalmıyordu. 

Hocamız Sebahattin Yaşar ve diğer hocalarımız bizlerden ilk dersimizde günümüz problemlerini bir kâğıda yazmamızı isterdi. Biz bu sorunları ve kafamıza takılan soruları yazardık. Her Pazar bir konu belirlenirdi, böylece derslerimizin konuları da şekillenmiş olurdu. 

Yazdığımız soruların cevaplarını Risale-i Nur Külliyatı’nda bulurduk. Asrımızın en büyük eserlerinden biri olan bu kitaplar bize yol gösterir ve çözülmedik soru bırakmazdı. 

Kâinatın oluşumundan tutun da Allah’ın varlığının ispatına, âyetlerin açıklamasına kadar. Ders bitiminde geri bildirim ister, bizi ve diğer kardeşlerimizi de aktif olarak soruların çözümüne katardı ve böylece bir sohbet havası oluşmuş olurdu. Belki de ömrüm boyuncaya aldığım en feyizli sohbetlerdi.

Bahadır Harman (25)

Pazar grubu hem eğlendiriyor hem öğretiyordu. 

Ben 25 yaşındayım. Mimarlık okudum. Manisalıyım. Şanlıurfa’da yaşıyorum.

Senesini tam hatırlamıyorum, ama 2008 yılı gibiydi galiba. Liseyi bitirene kadar gittim, Pazar dersleri lise yaşlarında olanlara olduğu için. 

Pazar derslerinde hem halı saha maçı ayarlıyorduk hem de orası bir toplanma yeri gibi oluyordu. Bir çok arkadaşın Risaleleri tanımasına vesile olmuştur Pazar dersleri. Bir çok insan sorularını soruyordu. Aklındaki soru işaretleri azalıyordu.

Pazar derslerinde ilk zamanlar sayı olarak az kişiydik. Sebahattin Hoca’nın evinde toplanıyorduk. Sonralarda sayımız artınca Kızılay medresesinde toplanmaya başladık. Bazı zamanlar isteyen evden ikramlar getiriyordu. Halı saha maçları düzenliyorduk. Yıllık gezi programları düzenliyorduk. Ama aslında hem gezi hem okuma programıydı. Pazar derslerinin programı olan gezi programları hem eğlendiriyordu hem öğretiyordu.

Hatıra olarak Rize’de Çamlı Hemşin’de çok güzel program yapmıştık. Oranın havası, suyu, çayı çok güzeldi, hayran kalmıştım. 

Pazar grubunda görüştüğüm kişiler var. Ben küçüklüğümden beri arkadaş olduğum 4 kişiyle Pazar derslerine katıldım. Ve o arkadaşlarımla hâlâ da görüşüyorum. Allah izin verirse de görüşmeye devam edeceğim inşallah. 

Şu an ki Pazar grubu hakkında tavsiyem, yılda bir Pazar dersleri mezunlarının buluşması olursa, geçmişte gelenler ve yeni katılanlar herkes birbirini tanır, bilir. Belki bu yönüyle daha iyi olabilir.

Evet, şimdi de Pazar Grubu’nun nasıl ortaya çıktığını ve amaçlarını bizlere aktarması için sözü Sebahattin Yaşar Hoca’mıza bırakıyoruz:

Sebahattin Yaşar:

Gençlere hizmet hayata hizmettir. Onlar, gelecektir. Ailelerin, toplumun geleceği... Biz başından beridir mahalli heyetimizle birlikte çalışıyoruz. Bu grubun pek çok gönüllüsü var. Onları unutmak olmaz. Her yıl belirlenmiş bir gönüllü heyetle çalışıyoruz. 2019 Pazar Grubumuzun heyeti de belirlendi. Ben de Bediüzzaman Vakfı’nın eğitim ve hizmet gönüllüsüyüm.

Biz gençlere hizmet ediyoruz. Onların imanla, Kur’ân’la millete ve vatana faydalı olmalarına katkı sağlıyoruz. Pazar grubumuzdan geçmiş onlarca gencimiz şu an doktor, mühendis, öğretmen, mimar olup Türkiye’ye hizmet ediyorlar. Bundan daha güzel ne olabilir? 

Bu tür organizasyonlar şahs-ı manevî içerisinde istişare ile adım atılarak yapılıyor. Pazar Grubunun biraz özel gözükmesinin sebebi normal şartlarda Risale-i Nur derslerine katılamayanların dersi olduğu içindir. Keşke her eğitimcinin özel olarak ilgilendiği bu şekilde gruplar olsa. Hususîleşmeden hususî hizmetler lâzımdır.

Okunma Sayısı: 861
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı