"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İnsan vücudunda darbe teşebbüsü

Mustafa Gönüllü
05 Ağustos 2017, Cumartesi
Bir insan vücuduna dışarıdan virüsler bulaşmış.

Virüsler bazı hücrelere girmiş ve bu hücreler ile beraber isyan çıkarmışlar. Bu isyancı hücre grubu, karşısına çıkan diğer hücreleri öldürerek, insan beynini ele geçirmeye çalışıyormuş. 

Bu isyana karşı, bütün vücut hücreleri bir olmuş ve isyancılara karşı mücadele etmeye başlamışlar. Kahraman bir hücre, isyancıların kilit hücresini öldürmüş ve isyanın büyümesinin önüne geçmiş. Bütün vücut birlikte hareket ederek, bu isyanı başarısız hale getirmişler. 

Daha sonra, beyinde bulunan hücreler karar almış ve bütün vücudu alarma geçirmişler. İsyancı hücrelerin hangi hücreler olduğunu belirlemek,  o hücrelere cezalarını vermeyi hızlandırmak ve adaleti sağlamak maksadıyla alınan bu karar, beynin bir hücresinin keyfi hareketleri ile maksadını aşarak, adaleti sağlamak yerine, adaletsizce alınan kararlara dönüşmüş. 

Çünkü beyinde bulunan o hücre, bütün vücudun yönetimini ilgilendirecek kararları, diğer beyin hücrelerine sormadan, kendi başına çıkarmaya başlamış. Ve baskı ile vücudu yönetmeye başlamış. 

Ayrıca vücutta medya organları bulunuyormuş. Bu medya organları, bütün vücutta iletişimi sağlıyormuş. Baskıcı hücre, bu medya organının çoğunu, birtakım menfaatler ve tehditler ile ele geçirmiş.

Baskıcı hücre, bu medya organını kullanarak,  bütün vücudun kendisine destek olması için uğraşıyormuş. Hatta, bu baskı yönetimine karşı olan hücreleri, darbeci gibi göstermeye çalışarak, kendi hâkimiyetini kurmaya çalışıyormuş. 

Medya organı ise, baskı yönetiminden rahatsız olan hücrelerin sesini duyurmuyor, aksine, baskıcı hücrenin yönetimini desteklemeye devam ediyormuş.

 “Vücut vahim durumda, şimdi o hücreye destek olma zamanı” diyerek çoğu hücreler, baskıcı hücreye destek olurken; birtakım hücreler de, böyle bir durumda, bir beyin hücresinin tek başına yönetimi yerine, bütün beyin hücrelerinin yönetimde söz almasını ve baskıcı hücrenin diğer hücrelere de danışmasını istiyorlarmış. 

Ama baskıcı hücre bu uyarıları dinlemeyip, kendisine destek veren hücrelere daha fazla maddî yardımda bulunacağını söylemiş. Ve vücudun medya organını da kullanarak, bir çok hücreyi yanına almış. Ve böylece yönetimi iyice kendi hakimiyetine almış. 

Vücutta ayrıca, sorumsuz hücrelere ceza vermekle sorumlu olan yargı organı da bulunuyormuş. Baskıcı hücre, gücünü kullanarak yargı organındaki hücreleri birtakım tehditler veya menfaatler ile elde etmiş. Ve baskıcı hücre, elde ettiği yargı organı ile, isyancı hücreleri cezalandırayım derken, adalet yapıyorum zannıyla masum hücreleri de cezalandırmaya başlamış. 

Hatta o kadar ileri gidilmiş ki, birbirleriyle anlaşamayan hücreler, birbirlerini ihbar etmişler. Hücrelerin hukuku, vücut ajanlarının ihbarları üzerine kurulmuş. Yargı organı, şüpheyi suç saymaya başlamış. Adalet, keyifliğe dönüşmüş. 

Dürüst, samimî yargı hücreleri, yargı görevinden kovulmuş. Yerlerine, adaletsiz iş gören yargı hücreleri konulmuş. 

Binlerce hücre, yargı organına savunmasını yapamadan ve daha neyle suçlandığını dahi bilmeden mahkûm edilmiş. Yeni doğum yapmış hücreler, bebek hücrelerle birlikte şartların ağır olduğu ortamlara konulmuş. Yaşlı ve hasta hücreler, suçsuz yere cezaya çarptırılmış. 

Vücudun manevî organı olan kalp, bu olaylardan sonra çok hasar görmüş. Vücutta huzursuzluk başlamış. Sıkıntılar daha da artmış. Her hücre tedirgin vaziyete girmiş. 

Daha sonra baskıcı hücre, makamını daha da arttırmak için bir sistem ortaya atmış. Ve sistemini kabul ettirmek için, medya organını da kullanarak, sistemine muhalif olan hücrelerin darbeci hücrelerle birlikte hareket ettiklerini söyleyerek, ısrarla kendisine destek verilmesini istiyormuş. Algı operasyonu ile vücut hücrelerini ikiye bölmüş, ayrıştırmış. 

Daha sonra, baskıcı hücrenin sunduğu yeni sistemin seçim zamanı gelmiş. Hücreler, vücuttaki bu sistem değişikliğini oylamışlar. Ama seçim yapıldıktan sonra oyları sayacak organ olan Yüksek Seçim Organı, olaya el atmış ve vücudun bir kanununu çiğneyerek, yani oy sayım kuralını değiştirerek, adaletli seçim yapmayıp, bu sistemi vücuda kabul ettirmiş. 

Bu istibdat düzenine dayanamayan bir grup hücre, adalet için sesini duyurmaya başlamış. Ve birçok hücre, adalet için haykırmış. Bütün vücutta ‘adalet, adalet’ sesleri duyuluyormuş. 

Mağdur hücreler, seslerini duyurduklarından dolayı çok rahatlamışlar, bir nebze olsun nefes almışlar ve ümit etmeye devam etmişler. 

Ve adalet için duâ etmeyi sürdürmüşler. 

İnşallah bu vücuda en kısa zamanda adalet gelecektir. Biz de Allah’tan, mağdur hücrelere inayet diliyoruz. Zulmün karşısında olmaya devam ediyoruz. 

Okunma Sayısı: 1508
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • İbrahim

    5.8.2017 13:04:20

    Tebrikler,çok muazzam tespitler. Bu duaya bütün hücrelerimizle amin diyoruz..

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı