"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Medrese notları

Mustafa Gönüllü
10 Şubat 2019, Pazar
Urfa’da yeni açılan hizmet merkezimiz olan Bediüzzaman Külliyesi’nde, lise katında 5 liseli kardeşimizle beraber kalıyoruz.

Nur dershanelerinde kalan her talebe, hem dünyevî, hem de uhrevî kazanımlar elde ediyor. Bu kazanımları ben şahsen kendimde ve liseli kardeşlerimde oldukça fazla hissediyorum. İlk geldiğimiz günden bu yana kendilerini uhrevî yönden oldukça geliştirmiş görüyorum. Her Nur dersanesinde olduğu gibi, namazlarımızı tesbihatlarıyla beraber cemaatle kılıyor ve Risale-i Nur okumalarımızı her gün yapıyoruz.

Birlikte yapılan 40-45 dakikalık bu şahsî okumaların verimi oldukça fazla oluyor. Ben normal zamanlarda yaptığım okumalarda, birlikte yaptığımız zamanki şahsî okumalar kadar istifade edebildiğimi söyleyemem. Çünkü Nur Talebeleri birleştiği zaman yaptığı faaliyetlerle, tek başlarına yaptığı faaliyetler bir olmuyor. Orada şahs-ı manevînin gücünü hissedebiliyor insan.

Biz şahsî okumalarımızın son on dakikasında, okuduklarımızdan neler anladığımızı birkaç cümleyle sesli olarak paylaşıyoruz. Bu uygulamayı da geçen dönemde yaptığımız bir meşverette karar aldıktan sonra uygulamaya başlamıştık. Meşveretle adım attığımız için, verimi de oldukça yüksek oldu bu kararın.

Bu dönem de uygulamaya devam ediyoruz. Ben de şahsî okumalara artık not defterimle beraber gelmeye başladım. Orada meydana çıkan hakikatleri kayıt altına alıyor ve onlardan istifade etmeye çalışıyorum.

Geçen gün ki okumamızdan çıkan meyveleri de burada paylaşmak istiyorum:

Servan kardeşimizle başlayalım. Servan, lise üçüncü sınıfa giden bir kardeşimiz. Geçen dönem dershanemize geldi. Ve geldiğinden bu yana oldukça ilerleme gösterdi. Ders başarıları da dahil olmak üzere birçok alanda kendini geliştirdi. Risale-i Nur okumaları ve ara tatilde yaptığımız Mersin okuma programında da oldukça istifade etti.

Şahsî okumanın sonunda bize şu cümleleri aktardı:

‘’Benim okuduğum kısımda, Cennet’in o kadar büyük olmasının hikmeti anlatılıyordu.

‘’Nasıl ki eğer mümkün olsa idi, hayal sür’atiyle zeminin aktarını ve yıldızların ekserini gezsen, ‘Bütün âlem benimdir’ diyebilirsin. Melaike ve insan ve hayvanların iştirakleri, senin o hükmünü bozmaz. Öyle de: O Cennet dahi dolu olsa, “O Cennet benimdir” diyebilirsin. (Gençlik Rehberi)

‘’Yani her insan, büyük bir Cennet sahibi olacak. Ve Cennetteki kabiliyetlerimiz vesilesiyle, o büyük Cennetten en iyi şekilde istifade edebileceğiz ve ‘Cennet benimdir’ diyebileceğiz.’’

Bir diğer kardeşimiz Murat. Murat da lise üçüncü sınıf öğrencisi. Bu dönem dershanemize geldi, ama önceden de medrese geçmişi olduğu için alışmada zorluk çekmedi. O da Hastalar Risalesi’nden bize anladıklarını paylaştı:

‘’Hastalık, ömür sermayesinin boşa akıp gitmesini engelliyor. Hastalık olmazsa ömrümüz hızla geçer ve bir şey anlamayız o ömürden. Hastalığa bu yönle bakarsak olumlu yönlerini görebiliriz.

‘’Ayrıca hastalıklı geçen dakikaların saatler hükmüne geçebildiği müjdesi veriliyor. Bu nedenle o dakikaları fırsat bilmeliyiz. Bunun dışında, hastalıklardan şikâyet etmeye bizim hakkımız yoktur. Çünkü vücut bizim değildir. Vücut Allah’ındır. Onda istediği gibi tasarruf eder. Biz sabır içinde şükretmeliyiz.’’ Murat’a bu güzel yorumları için teşekkür ediyor ve sözü Hamit’e veriyoruz.

Nur dershanemize yeni katılmış olan Hamit’in ilk şahsî okuması ve Risale-i Nur’la ilk tanışması oldu. Ona Küçük Sözler vermiş ve onunla başlamasını istemiştik. 

Bize anladıklarını şöyle paylaştı:

‘’ Küçük Sözler, okuduğum kadarıyla insanın iyi ile kötüyü ayırt etmesini sağlayan çok güzel bir kitap. Bana çok önemli nasihatler verdi. Özellikle gençlerin tercihlerine yön veren, gençlere doğru yolu gösteren bir kitap.’’

Hamit’in bu yorumları da kayıtlara geçti. 

Ve son olarak Selman kardeşimize sözü verdik:

‘’Okuduğum kısımda kötü suretlere bakmanın insana verdiği zararlar anlatılıyordu.

‘’Sanemperestliği şiddetle Kur’ân men’ettiği gibi, sanemperestliğin bir nevi taklidi olan suretperestliği de men’eder. Medeniyet ise, suretleri kendi mehasininden sayıp Kur’ân’a muaraza etmek istemiş. Halbuki gölgeli gölgesiz suretler, ya bir zulm-ü mütehaccir veya bir riya-yı mütecessid veya bir heves-i mütecessimdir ki, beşeri zulme ve riyaya ve hevaya, hevesi kamçılayıp teşvik eder.”

‘’Kötü sayılan ikinci Avrupa, suretleri açığa çıkarıp Kur’ân’a karşı gelmek istemiş. Halbuki bunun çok zararları olduğunu Üstad söylemiş. İnsanı zulme, riyaya ve pis heveslerden sürüklediğini dile getirmiş. Ve Kur’ân da nasıl ki puta tapmayı yasaklamışsa, aynı onun gibi suretlere tapmak gibi olan suretlere pis nazarla bakmayı da yasaklamıştır.’’

Kardeşlerimize teşekkür ediyoruz ve onlara duâlar ediyoruz. Allah dünya ve ahirette saadet nasip eylesin ve Nur Talebeliği yolunda muvaffakıyetler nasip eylesin. ..

Okunma Sayısı: 677
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı