"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Nur’un ilk kâtibi: Hafız Tevfik

Mustafa ÖZTÜRKÇÜ
05 Temmuz 2018, Perşembe 01:20
NUR MEKTEB-İ İRFANINDA, MUALLİM VE TALEBE MÜLÂHAZALARI - 7

Nur’un satırlarında “Hafız Tevfik” ve “Şamlı Hafız” olarak bilinen Tevfik Göksu, Barla’da Bediüzzaman’a talebe olur. Bediüzzaman’ın “Nur’un ilk kâtibi senasına mazhar olur. Nur Risalelerini yazar, okur ve yayar. Bediüzzaman’ın eserlerine ve kendisine karşı son derece sadâkatli bir zattır. Şam’dan göç ederek, önce İstanbul’a, oradan da Barla’ya gelip yerleşen Şamlı Hafız Tevfik Göksu’nun, Risalelerin birçok yerinde imzası bulunmaktadır. Yazdığı Nur eserlerinin ehemmiyetine ve hakkaniyetine dair birçok değerlendirmesinden birisi şöyledir. Der ki; “Evet, biz müsveddeyi yazıyorduk, Üstadımız da söylüyordu. Yanında hiç kitap yoktu, hiç müracaat da etmiyordu, birdenbire gayet sür’atli söylüyordu. Biz de yazıyorduk. İki üç saatte otuz, kırk, daha fazla sayfa yazıyorduk. Bizim de kanaatimiz geldi ki, bu muvaffakiyeti mu’cizat-ı Nebevinin kerâmetidir.’’1

«

Mustafa Güvenç, nam-ı diğer Mustafa Çavuş, Barla’da Bediüzzaman’a talebe olup, Nur Risalelerini yazarak çoğaltanlardır. Ayrıca Barla’da bulunan evini, Bediüzzaman’a açan ve orada kalmasını sağlayan, Barla sıddıklarındandır.

Bediüzzaman ve eserleriyle alâkalı manidar bir değerlendirmeyi birlikte okuyalım. Derki;

“İstiklâl Harbi ve Çanakkale gazisi. Hayatının on sekiz senesi askerlikte geçti. Barla yıllarında Bediüzzaman’ın yakın hizmetinde bulundu. “Harika sadâkati” ile Bediüzzaman’ın örnek gösterdiği bir Risale-i Nur Talebesi idi Mustafa Çavuş. Uzun zaman yanına hiçbir ziyaretçi kabul etmeyecek olsa da, bu kaidenin üç dört istisnasından biri Mustafa Çavuş olurdu: “Kalben rahatsızlığım dolayısıyla, Kurban Bayramı’na kadar Süleyman Efendi, Şamlı Hafız Tevfik, Abdullah Çavuş ve Mustafa Çavuş’tan başka kimseyi kabul etmiyorum. Affedersiniz, gücenmeyiniz.” 2

«

Abdullah Kula, nam-ı diğer “Nur postacısı” ve “Abdullah Çavuş” bir fedakâr şahsiyetti. Bediüzzaman’ın Barla yıllarında, İslamköy’de oturduğundan, yazılan Risale formalarını, geceleyin, sırtladığı gibi, gece yarısı köyden ayrılıp, yazılan Risaleleri etraf köylere dağıtımını yaptıktan sonra da, sabah namazına, Barla’ya varır ve Aziz Üstad’ın arkasında sabah namazını eda ederdi.

Lâhika mektuplarında, Üstad’ı ve Nurlar’la alâkalı birçok bahsi geçer.

Nur’un satırlarında Kula’dan bahseden bir değerlendirme ise şöyledir;

“Şu mübarek Ramazan’da, yalnız iki haneden bana yemek geldi; ikisi de beni hasta etti. Anladım ki, başkasının yemeğini yemekten memnuum. Mütebâkisi, bütün Ramazan’da benim idareme bakan mübarek bir hanenin ve sadık bir arkadaşım olan o hane sahibi Abdullah Çavuş’un ihbarı ve şehadetiyle, üç ekmek, bir kıyye pirinç bana kâfi gelmiştir. Hatta o pirinç, on beş gün Ramazan’dan sonra bitmiştir.” 3

Risale-i Nurlar’da geçen ve Hafız Ali’ye izafeten “Nur fabrikası nam sahibi”  hizmet ekibinin içinde yer alan bahtiyarlardandır Abdullah Kula.

Dipnotlar:

1- Mektubat: s, 192.

2- Yeni Asya Gazetesi t: 15 Temmuz 2012.

3- Lem’alar: s. 69.

Okunma Sayısı: 2479
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı