"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Afyonkarahisar hapsinde meşhur Kasap Tahir

Muzaffer KARAHİSAR
23 Nisan 2016, Cumartesi
“Said ile görüşen, dost ve Nurcu olur. Kimse temas etmesin.” diye herkesi korkutup evhamlandırsalar da Kasap Tahir, bir gün Bediüzzaman’la görüşüp ziyaret eder. Ediş o ediş...

Kasap Tahir, Afyonkarahisar hapsinde iri yapılı, heybetli, gözüpek, cesur, herkesin korktuğu, çekindiği, belâlı, meşhur bir mahkûm. O çevrede namını duymayan kalmamış. Kaldığı dördüncü koğuşun ağasıdır, oranın hâkimi olduğu için her şey ondan sorulur. Zaten elinde, ayağında ve boynundaki zincirli demir prangalar, ilk bakışta onun nasıl zaptedilmez, karşı konulmaz tehlikeli, namlı bir mahkûm olduğu hakkında fikir veriyormuş.

Çeşitli suçlardan ve önemli bir cinayetten tevkif edilmiş, idamla yargılandığı için ve heybetinden, hâkimiyetinden, belâsından cezaevindeki herkes çekinmektedir. Bu insan, macera dolu cezaevi günlerini yaşarken mahkeme idamına hükmetmiş. Kararı temyiz etmiş, umutsuzca Temyiz Mahkemesi’nin vereceği kararı beklemektedir.  

SAİD İLE GÖRÜŞEN NURCU OLUR!

Bu dönemde Afyonkarahisar Cezaevi’nde Bediüzzaman ve talebeleri bulunmaktadır. Cezaevinin zor şartlarında Kur’ân hakikatlerinin neşri, tebliği, hizmeti, mücadelesi devam etmektedir. Hakikate susamış gönüller, Bediüzzaman’ın, Medrese-i Yusufiye’sinde iman, irfan, ihlâs dersi alıp huzura, huşuya, saadete kavuşuyorlardı. Nefsine, enaniyetine uyup intikam duygularıyla cinayet işleyen caniler, aldıkları iman dersleriyle yeniden hayat buluyorlar, ıslah oluyorlardı. Tahtakurusunu öldürmekten çekiniyorlar, başkasını incitmekten imtina ediyorlardı. İmana, ibadete, duâ ve niyaza yöneliyorlardı. 

“Said ile görüşen, dost ve Nurcu olur. Kimse temas etmesin.” diye herkesi korkutup evhamlandırsalar da Kasap Tahir, bir gün Bediüzzaman’la görüşüp ziyaret etmiş. Kurtuluşu için yalvarıp duâ istemiş. Üstad, ona: “Sen namaza başla, ben sana duâ edeceğim. Sen inşallah kurtulursun. Sana takılan zincirler tesbihin olsun.” demiş. Asrın sultanından dersini alan Kasap Tahir’in içine bir nur, huzur ve ümit ışığı doğmuştur. Hemen namaza başlamış. Pranganın zincirlerini saymış, bakmış otuz üç tane!.. Koğuşunda namaz kılanlara her türlü kolaylığı gösterir, koğuşun en iyi yerlerinde yatırırmış.

Kısa zamanda o vahşi, korkunç şahıs, Nurların tesiriyle ıslah olmuş. Ağır başlı ve kimseyi üzmeyen bir insan olmuş. Nur Talebeleriyle tanışmış, kaynaşmış, oturup kalkmış. Onlara hürmet etmiş, hizmetlerini görmüş. Onun bu hali herkesi şaşırtmış. En yakın arkadaşları bile, “Bu adam nasıl bu hale geldi!” diye hayret etmişler.  

TEMYİZ MAHKEMESİNİN KARARI NE OLDU?

Zaman hızlı bir şekilde geçmekte, Ankara Temyiz Mahkemesi’nin kararı merak edilmektedir. Nihayet beklenen karar gelmiştir. Temyiz, Afyon Ağır Ceza Mahkemesi’nin idam kararını bozmuş, otuz yıl hapse çevirmiştir. 1949 yılında Bediüzzaman hapisten tahliye olmuş, daha sonra 1950 yılında çıkan genel afla da Kasap Tahir tahliye edilmiştir. Peş peşe gelen müjdeli haberler, Kasap Tahir’i idam sehpasından alıp maddî hürriyete ve manevî kurtuluşa alıp götürmüştür. Hayatındaki değişikliklere ve kaderin cilvesine şükredip sevinen Kasap Tahir, her vesile ile: “Benim kurtuluşum, Hocaefendinin kerametidir.” dermiş. 

Haksızlık ve zulme maruz kalarak girdiği cezaevlerini bir mektep, ıslahhane ve dershane yapan Bediüzzaman ve talebeleri, her türlü suçu irtikâp ederek mahkûm olmuş korkusuz, isyankâr ve meşhur canileri ıslah ederek munis, imanlı, ibadetli, ihlâslı insanlar haline getirmiştir. Kötülükten, zulümden, insanlara zarar vermekten vazgeçip tahtakurularını bile öldürmekten çekinir hale gelmişler. 

HACCA DA GİDER

İslâm güneşi ve iman nurunun feyzinden nasip alanlardan, maddî ve manevî kurtuluşa erenlerden birisi de Kasap Tahir namıyla bilinen Tahir Mesci olmuş. Cezaevinden çıktıktan sonra kasaplık mesleğini bırakmış, Su İşleri’nde çalışıp emekli olmuş. Üç kız, bir oğlan dört çocuk babası Tahir Mesci, çocuklarını okutmuş, yetiştirmiş, vefatına kadar istikametli, düzenli, istikrarlı bir hayat sürmüş, hac farizasını yerine getirmiştir. 

Not: Bu yazı, Merhum Bayram Yüksel Ağabeyin hatıralarından ve muhtelif araştırma kaynaklarından teyit edilerek, ayrıca Tahir Mesci’nin yakın akrabası Abdurrahman Mesci’den bilgiler ve fotoğraf temin edilerek kaleme alınmıştır.

Etiketler: kasap tahir
Okunma Sayısı: 4797
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı