"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Öğretmenler Günü

Naci TEPİR
25 Kasım 2016, Cuma
Öğretmenler Günü, öğretmenlik mesleğini icra eden kimseleri onurlandırmak için, bir çok ülkede çeşitli faaliyetlerin tertip edildiği bir gündür.

Pek çok ülkede 1994’ten beri her sene 5 Ekim günü UNESCO’nun tavsiyesiyle Öğretmenler Günü olarak kutlanmaktadır.

Ülkemizde 1981’den beri, her sene 24 Kasım, “Öğretmenler Günü” olarak kutlanıyor. Bu kutlamalarda, diğer resmî merasimlerde ve anma günlerinde olduğu gibi, hamasi nutuklar atılır, hissi konuşmalar yapılır ve hissi anlar yaşanır. Böylece felekten bir gün çalınmış olur!

Ayrıca, fırsatı ganimet bilen birtakım firmalar, acenteler, alış veriş yerleri “Öğretmenler Günü Özel Tenzilatı” adıyla daha çok sürüm yapma peşinde olurlar! Böylece öğretmen ve öğretmenlik mesleği onurlandırılmış olur (!) Fakat, 24 Kasım’dan sonra her şey biter, öğretmen de, öğretmenlik de kendi problemleriyle başbaşa bırakılır! Halbuki, ülkenin geçmiş ve geleceği ile alâkalı en mühim meselesi eğitim ve onu icra edecek öğretmenlik olduğu asla unutulmamalı!

İSLÂMİYETE GÖRE ÖĞRETMENLİK

İslâmiyet, öğretmenlik mesleğine çok büyük değer verip, üstün bir vazife saymıştır. Bunun şuuruna varanlar, Allah (cc) rızası için bu vazifeyi severek yaparlar.

Hz. Peygamberimiz (asm) bir hadisinde mealen, “İlim muhafızlarının yok olması, dünyanın sonunun bir işaretidir. Çünkü, o zaman hükümleri hatalı, taraftarlarını doğru yoldan saptıran cahiller, insanlara rehberlik edeceklerdir. Hüküm günü en çok eziyet çekenlerden biri, ilminden faydalanılmayan âlimler olacaktır” şeklinde buyurmaktadır. Bu örneklerden İslâm dininin, “İlim”e ve eğitime ne kadar ehemmiyet verdiği açık bir şekilde anlaşılmaktadır.

Meşhur âlim Kâtip Çelebi bir eserinde eğitim ve tedrisat hakkındaki fikirlerini şöylece belirtir: “Terbiyenin, (eğitimin) gayesinin maddî kazanç değil, doğruların keşfedilmesi ve iyileştirmenin sağlanmasıdır. Yani, ferdin hal, hareket ve düşüncelerinde müsbet gelişmeler sağlanmasıdır. Geçim gayesiyle ilme çalışan (okuyan) bir kimse, gerçek mânâda âlim olamaz! En çok yarım âlim olabilir. Mezopotamya (Irak) âlimleri bu konu üzerinde durdular. Çünkü, Bağdat’ta Nizamiye Medreseleri kurulduğu sırada, üzüntü veren gelişmeler oldu. Tahsil faaliyeti para mükâfatıyla (maaş ve ücret karşılığıyla) bozulunca, aşağı kimseler ona akın etmeye başladılar.”

Öğretmenlik mesleğinin maddî menfaatlerle ölçülmesinin sayılamayacak kadar zararları her zaman olduğu gibi, günümüzde de açıkça görülmektedir!

İDEAL BİR ÖĞRETMENİN VASIFLARI

Öğretmen, her şeyden önce rehberlik özelliğine sahip bir eleman demektir. Devamlı olarak kendini yetiştirir ve yeniler. Kaynak eserlerden azamî ölçüde faydalanır. Mesleği alanında gelişmeleri takip eder. Elindeki maddî ve mânevî imkânları mesleği alanında ustalıkla kullanır.

İdeal bir öğretmen, ahlâk ve fazilet yönünden de topluma örnek olur. Ahlâk dışı lisan kullanmaz. Oldukça düzgün konuşmaya çalışır. Mesleğine zarar verebilecek bütün menfaatlerden uzak durur. Ayrıca, siyasî konulara girmez ve mümkün oldukça böyle bir havanın da ortaya çıkmasına meydan vermez. Başarılı olmayı, geçmiş çalışmalarında değil, şu andaki çalışma ve gayretlerinde arar.

Eğitim ve öğretim konusunda çok faydalı fikirleri bulunan, değerli İslâm âlimi İbni Sahnun (vefatı, M. 855) “Adab el Muallimin” adlı eserinde öğretmeni, “vazifesine bağlı, talebelerine zulmetmeyen, çalışkan, adil, ahlâk ve fazilet yönünden örnek bir insan” olarak tarif eder.

Genel görünüş olarak da öğretmen, temizlik, kılık, kıyafet ve sadeliğe -örnek olabilecek bir biçimde- dikkat edecektir. Her an talebe karşısına çıkma durumundaki öğretmenin, tutum ve davranışları kadar, kılık, kıyafet ve temizliğine de dikkat etmesi büyük ehemmiyet taşımaktadır. 

Not: 26 Kasım Cumartesi saat 12.00’de Süleymaniye Yeni Asya Vakfı’nda araştırmacı-yazar Ali Ferşadoğlu, “İslâm Âlemi’nin Temel Problemleri ve Çözümleri” konusunda bir seminer verecektir.

Okunma Sayısı: 1017
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • sus gönlüm

    25.11.2016 00:17:27

    Her yıl arayıp günümü kutlayan babam dahi aramadi bugun. Kimse kalmadi yanimda. Ey sessiz kalan cemaatler, diyanet işleri ve bir yığın insan... ne diyeyim ki ogretmenligi rizik kapisi olarak goren sizlere ben... ben ogrencilerimi özledim... Ihrac olan bir kardesiniz...

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı