"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Temelsiz eğitim

Naci TEPİR
02 Ağustos 2018, Perşembe
Eğitimde esas olan, insanı gerçek değerine ulaştırmak, yani olgun insan durumuna getirmektir.

EĞİTİMDE ASIL GAYE

Eğitimde esas olan, insanı gerçek değerine ulaştırmak, yani olgun insan durumuna getirmektir. 

Bu da ancak insanın maddî ve mânevî yapısını iyi tanıyıp, işlemekle mümkün olabilir. İnsanın mânevî yapısını, yani îman ve ahlâkî yönünü ihmal eden bir eğitim tarzı, gerçek mânâda faydalı bir eğitim olamaz!

Gerçek ve faydalı bir eğitim, şu ana hedefleri gaye edinmiştir: 

1- Îman ve ahlâkî yönden tanzim edilmiş fertler yetiştirmek.

2- Ferde, kendisiyle birlikte diğer insanları ve bütün varlıkları gerektiği şekilde tanıyıp, bunların yaratanını, yaratılış gayesini kavratmak.

3- Dîndar, ahlâklı ve namuslu, vatanını, milletini seven, gerçek mânâda milliyetçi (ırkçı değil!) fertler yetiştirmek.

4- Kişinin, tam olarak yetişmiş, kendisine, çevresine ve topluma faydalı, olgun şahıs haline gelmesini sağlamak.

5- İnsanları, hayatta karşılaşabilecekleri zorlukları yenebilecek duruma kavuşturmaktır. 

GÖRKEMLİ BİNALARDA KAYBOLAN MİLLET!

Bugün uygulanmakta olan eğitim sistemi ahlâk ve mâneviyattan uzak, militarizmin kıskacında inleyen bu eğitim sisteminin ülkeye, topluma ve insanlığa yarayan bir yönü var mı? 

Bin yıllık şerefli mazisinden koparılıp, derme çatma sloganlara dayandırılan bu temelsiz sistem, üç kâğıtçı, darbeci–darbukacı, Balyozcu–Ergenekoncu, şehir eşkıyası ve PKK’lı yetiştirmekten, ülkeyi geriletmekten başka ne gibi başarıları (!) var? 

Din düşmanlığından kaynaklanan, şerefli mazimize sırt dönerek, karma eğitim metoduyla, ahlâk, mâneviyat ve namus duygularını dumura uğratan, milletimizin kaybolmasını sağlayan bu sistem, kim(ler)in işine yaramaktadır, kimlere hizmet etmektedir? 

MÜHİM BİR MUKAYESE

Zamanımızın en büyük mütefekkiri ve muallimi Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri (ra), bütün dünyaya ışık tutan ve bugünkü medeniyetin temel kaynağı Kur’ân metodu ile maddeci (materyalist) felsefe metodunu karşılaştırarak şu beyanda bulunur:

“İşte, medeniyet-i hazıra, felsefesiyle hayat-ı içtimaiye-i beşeriyede (toplum hayatında) nokta-i istinâdı kuvvet kabul eder. Hedefi menfaat bilir. Düstur-u hayatı, cidâl tanır (hayat tarzını mücadele bilir). Cemaatlerin râbıtasını (toplumlar arasındaki bağı) unsuriyet ve menfi milliyet bilir. Gayesi hevesât-ı nefsâniyeyi  tatmin ve hâcât-ı beşeriyeyi (insanların ihtiyaçlarını) tezyid etmek için bâzı lehviyâttır (gayrimeşrû eğlencelerdir)” diyor ve bu tesbitlerinin tahlilini de şöyle yapıyor:

“Halbuki, kuvvetin şe’ni tecavüzdür. Menfaatin şe’ni, her arzuya kâfi gelmediğinden, üstünde boğuşmaktır. 

Düstur-u cidâlin şe’ni, çarpışmaktır. Unsuriyetin (ırkçılığın) şe’ni, başkasını yutmakla beslenmek olduğundan, tecavüzdür. 

İşte, şu medeniyetin şu düsturlarındandır ki, bütün mehâsiniyle  beraber, beşerin ancak yüzde yirmisine bir nevi sûrî saadet verip, seksenini rahatsızlığa, sefalete atmıştır.

“Amma hikmet-i Kur’âniye ise, nokta-i istinadı kuvvet yerine hakkı kabul eder, gayede menfaat yerine fazilet ve rızay-ı İlâhîyi kabul eder, hayatta düstur-u cidal yerine düstur-u teavünü esas tutar, cemaatlerin rabıtalarında unsuriyet ve milliyet yerine rabıta-i dîni ve sınıfî ve vatanî kabul eder” diyerek yine şu tahlilde bulunur:

“Hakkın şe’ni ise, ittifaktır; faziletin şe’ni tesanüttür; teavünün şe’ni, birbirinin imdadına yetişmektir; dinin şe’ni, uhuvvettir, incizaptır; nefs-i emmareyi gemlemekle bağlamak, ruhu kemalâta kamçılamakla serbest bırakmanın şe’ni, saadet-i dâreyndir.”1

Hasıl-ı kelâm: Bir an önce demokrasiyi özümsemiş, insan haklarına saygılı, mazideki değerlere sahip çıkan, zararlı düşünce ve ideolojilerden (…izm’lerden) uzak, ahlâk ve mâneviyatı esas alan sağlam bir eğitim sistemi geliştirmemiz için gayret göstermemiz gerekiyor!.

Artık, ne zaman uyanıp, bu uyuşukluktan kurtulacağız? 

Okunma Sayısı: 645
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı