"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Merhamet eğitimi

Nurten Keskin
05 Ağustos 2018, Pazar
Gün geçmiyor ki bir çocuk kaçırılmasın, ailelerin yüreğine ateş düşmesin.

Gerçi bu minik bebeklere  ne  kadar çocuk denebilirse. Uzun zamandır düşünüp duruyorum. Doğdukları zaman tertemiz olan bu insan yavruları nasıl canavara  dönüşüyorlar ki,  minicik bebeklere canavarların bile yapmadığı bu zalimliği yapıyorlar. Demek bir yerlerde bir şeyler eksik bırakılmış ki masum yavrulardan böyle yürekleri parçalayan canavarlar çıkıyor.

Herkes haklı olarak suçluları bulup cezalandırmayı düşünüyor. Suçluları yakalamak hakettikleri en ağır cezayı da vermek elbette önemlidir ve yapılmalıdır. Ama onları ortaya çıkaran toplumun hiç mi suçu yok? Bunca yürek dağlayıcı suçu işleyen insanlar uzaydan mı geldi? Bunları  terbiye eden-etmeyen- aile ve bu ailelerin oluşturduğu toplum ve eğitim sistemi neleri yapmadı ya da yanlış yaptı da bu durumlara düştük.

Uzun yıllar çocuklarla birlikte olduğum için davranışlarını gözlemlemek fırsatı buldum. En büyük eksiklik merhamet duygusu. Tahta çanaklar hikâyesini  hepimiz biliriz. Kısaca hatırlayacak olursak. Ailenin dedesi oldukça yaşlanmıştır. Yemeklerini üstüne dökerek yediği için önce masadan atılır. Elleri titreyip tabakları kırdığı için de kırılmayacak olan tahta çanaklarda yemeği verilmeye başlar. Evin küçük çocuğu dedesini çok sevdiği için bu duruma çok üzülür.

 Evin genç babası bir gün eve geldiğinde birde ne görsün! Çocuğu bir tahta parçasını oymaya çalışıyor. Ne yaptığını sorduğunda anne ve babası için tahta çanak yaptığını söyler. Nasıl olsa onlar da bir gün yaşlanacaklar, elleri titreyecek, tabakları kıracaklar. Şimdiden tabaklarının hazır olmasını istediğini söyler. Anne ve baba bin pişman dededen özür diler, yeniden masaya alırlar. Hikâye en çok torunun mutlu olduğu güzel sonla biter.

Demek çocuklarımız bizi örnek alarak karakterlerini geliştiriyor. Hikâyeyi sınıfta okuduğumda çocuklarımın istisnasız hepsinin gözleri doldu. Sırayla öğretmenim bizimde evlerimizde yaşlılarımız var. Biz onlara iyi bakıyoruz. Üstlerine yemek dökünce kızmıyoruz. dediler Gerçekten de çoğunun evinde yaşlı büyükleri vardı ve onları çok seviyorlardı. Hikâye onları çok üzmüştü. Fıtratları henüz bozulmadığı için merhamet duyguları yerli yerindeydi.

Çocuklarımıza mutlaka merhametli olmayı öğretmeliyiz. Bu da ancak bizim davranışlarımızın merhametli olmasıyla olur. Hiç merhamet edilmemiş bir çocuktan büyüdüğünde merhametli davranışlar bekleyemeyiz. Aile, okul, toplum olarak hep birlikte çocuklarımızın temiz fıtratları bozulmadan temelini sağlam atmalıyız.

Küçük bir örnek vermek istiyorum. Bahçe nöbetimde küçüklerimden biri ağlayarak yanıma geldi. Elinde bir arı ölüsü. “Öğretmenim  vallahi görmeden bastım. Birşey olur mu?”

O kadar üzülmüş ki arıyı yerden alıp yanıma getirmiş. Bu güzel çocuğuma bilmeden yaptıklarımızdan değil, bilerek yaptıklarımızdan sorumlu olduğumuzu, üzülmemesi, ama bir daha bastığı yere dikkat etmesi gerektiğini söyledim. Elinde tuttuğu arıyı da arkadaşlarıyla birlikte bir ağacın altına gömmelerini  söyledim. Hep birlikte arıya güzel bir mezar yaptılar.

Aklıma şu düşünce geldi. Arıya bilmeden bastığı için ağlayan çocuk, fıtratı bozulmadan büyürse hiçbir canlıya bilerek zarar vermez. Âlemlere rahmet olarak gönderilen bir Peygamberin (asm) ümmeti merhametsiz işler yapamaz… Yapmamalı… Bunun içinde bu yavrularımızın fıtratlarındaki merhamet duygusunun sönmemesi için çalışmalıyız. Başta aileler sonra öğretmenler…

Okunma Sayısı: 608
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı