"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Rabbin san’atı: tabiat

Oğuzhan Usta
07 Ekim 2018, Pazar
Ah! Hangi yöne bakarsam bakayım sonsuz bir hikmet ve güzellik fışkırıyor, bir san’at beliriyor. Tabiat öyle bir san’atçının eseri ki her yerde kendinden, ruhundan, kalbinden bir parça bulabiliyorsun.

Rab tabiatın her bir köşesine Kendini gösteriyor. Bir tarlakuşunun şakımasında, eğreltiotlarının arasında, durgun bir ırmağın akışında… Bütün bunlarda Cenâb-ı Hakk’ın bir sıfatını görüyoruz. O’nun bize verdiği armağanları, san’atı… Ne mutlu bu san’atı fark edenlere, bu dünyadan usûlca geçip gidenlere…

Tabiat Allah’ın bir Âyetidir. Rabbin kendini anlatma biçimidir. Kendini öyle bir san’atla anlatır ki hiçbir şair bu şekilde kuvvetli ve edebî kelimeleri bir araya getiremez, hiçbir ressam bir tabloya bu san’atın bir benzerini nakşedemez.

Ne kadar da hayat doluyum, ne kadar da şanslıyım, Rabbimi her bir zerrede, her bir güzellikte, sonsuz hevesle, sonsuz arzuyla, sonsuz içtenlikle görebiliyorum. Bana bahşettiği bu hisler bile kendimi ona adamam için başlı başına bir sebep. Hamdolsun ki beni yaratmış, Kendini bulmam için bir idrak vermiş ve çözerken san’atının sırlarıyla beni büyülemiş.

Rabbe inanmak! Ne de övgü dolu bir söz. Hassas bir kalp için bundan daha büyük bir mutluluk yoktur.

Tabiatı seven bir kişi onu tab eden Rabbini sevmiyor olabilir mi? Tabiat Allah’tan ayrı düşünülebilir mi? San’atından büyülenmek san’atçının kudretini göstermez mi? Tabiatta bulduğum her bir güzelliği, ruhumun ta en içinde, o el değmemiş, hiçbir özü değişmemiş, kendime özgü, saf yerde hissettiğimde bu san’atı yaratının Allah’tan başkası olmadığını biliyorum. Kâinatın o eşsiz ritmi, o kusursuz devamlılığı en büyük Ustanın eseri…

Esen tatlı bir yelin yüzümüze çarpışında, bir çiçek kokusunun ruhumuzda oluşturduğu etkide, mutlak bir gücün yakınlığını hissetmez miyiz? Sevdiğimiz her şeyde ruhumuza etki eden bir güç var ve bu gücün eşsiz bir sahibi var…

Bir çekirdeğin ekildiğinde yeni ağaçlar meydana getirmesi, o yeni ağaçlarda yeni meyveler ve o meyvelerin içerisinde de yeni çekirdekler meydana gelmesi kusursuz bir döngüdür. Her canlı doğar, büyür ve ölür. Önemli olan buradaki aritmik devamlılığı fark etmemiz, bu eşsiz işleyişin bir parçası olduğumuzu idrak edebilmemiz. Düşünsenize, bu san’atın bir parçasısınız, ruhunuz, kalbiniz ve fikirleriniz, bütün hepsi san’at için kullanılmış birer malzeme.

Peki bizler sadece gördüğümüz güzellikler için mi Rabbe inanacağız? Hayır! En büyük inanç içimizdekidir. O saf, dokunulmamış, el değmemiş olandır. Gözlerimizi kapattığımızda, o karanlıkta O’nu bulma arzumuzdur, O’nu görmeden sevme isteğidir, O’na kavuşma dileğidir… O yalnızca tabiattaki kusursuz işleyişte ve güzelliklerde değil, kendi içimizde de mevcuttur. Kalbimiz bu güzellikleri görebiliyorsa içimizdeki inancın gerekliliğidir. Onun açığa çıkma biçimidir. Rabbin görünmezliği bile en büyük san’attır. Görünmeden san’atını tattırmak, ne büyük bir ustalık…

Bütün bunlar en temiz, en berrak, en saf kalplerin kavuşabileceği sırlardır.

 

Okunma Sayısı: 407
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı