"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Erdoğan: Şu anda içeride olanların gazetecilik sıfatı yok

14 Temmuz 2017, Cuma 12:11
​Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun, büyük bir katılımla 25 gün sürdürdüğü "Adalet Yürüyüşü"nün ardından İstanbul Maltepe'de düzenlenen mitingine "170 bin kişi"nin katıldığını söyledi.

Erdoğan: Topladıkları 170 bin kişi

15 Temmuz darbe girişiminin yıldönümü öncesi İstanbul'da BBC'nin HARDtalk programından Zainab Badawi'ye özel bir mülakat veren Erdoğan, "Şimdi ben size özellikle bir şey söyleyeyim; Bu tamamıyla sözde bir adalet yürüyüşüdür. Ve bu sözde adalet yürüyüşünün ortalaması bellidir. Bunun ortalaması bazen 500 olmuş, bazen 1000 olmuş, bazen 1500 olmuş bu kadar. Bakın bütün bunların bu yürüyüş esnasında hükümetimiz her türlü güvenlik önlemini sağladı. Bu güvenlik içinde bu yürüyüşü yaptılar. Ve gelip de en son topladıkları mitingdeki kalabalık nedir? O kalabalık da ortada. Bakın toplam, İstanbul dışında otobüslerle gelenlerle birlikte topladıkları 170 bin kişi. Biz bir 7 Ağustos mitingi yaptık. Ve 2 milyon insan orada toplandı. Aramızdaki fark budur. Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı olarak, hükümetimiz, hükümet olarak bugüne kadar kimsenin önünü kesmemiştir. Kimsenin demokratik haklarını engellememiştir... Şimdi hiçbir zaman bu ana muhalefet, Cumhuriyet Halk Partisi zihniyeti ve onlarla beraber hareket edenler, PKK terör örgütü, bunlar hep beraber hareket ettiler. Bunlar hiçbir zaman bir birlik ruhunda bütünleşmemişlerdir. Bunlar her zaman ayrılıkçı olmuşlardır. Ve ana muhalefet, şu anda terör örgütü ile birlikte hareket etmiştir. Ve aşırı uçlar beraber hareket etmişlerdir. Dolayısıyla bunların böyle bir birlik ruhunda bulunması da bundan sonra zaten söz konusu olmayacaktır. Asıl demokratik mücadeleyi de şu anda iktidar partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi, Parlamento'da gayet açık ne şekilde ortaya koymaktadır" dedi.

BBC'nin diğer soruları ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yanıtları şöyle:

150 gazeteci şu anda hapiste. Bu rakamda, dünya çapında hapiste olan gazetecilerin üçte birine denk geliyor. İfade özgürlüğünden bu denli korkmanızın nedeni nedir?

Bakın şu anda siz benden daha fazla konuşuyorsunuz. Asıl özgürlük sizde. Siz bana özgürlük tanımıyorsunuz. Benimle böyle bir söyleşi yapıyorsunuz ama bana özgürlük tanımıyorsunuz. Ve gazetecilikten dolayı içeride olan yok. Bunu çok açık görmemiz lazım. Şu anda Türkiye'de bu kadar muhalif gazeteciler, işte bu yürüyüşü yapma esnasında bütün yazılanlar çizilenler, her türlü hakaretler hepsi ortada. Şu anda içeride olanların gazetecilik sıfatı yok. Bunlar ya terör örgütüyle beraber hareket etmişlerdir, ya silah bulundurmaktan içeri girmişlerdir. Ya da birçok yerlerde bankamatikleri kırmışlar, buraları soymuşlardır. Ama ceplerinde bir sarı basın kartı değil, gazeteci kartı vardır. Bununla beraber de kendilerinin gazeteci olduğunu iddia etmişlerdir. Ve şu anda da sizin ifade ettiğiniz şekilde 170 tane gazeteci falan içeride yok. Bunların hepsi yalan. Böyle bir şey söz konusu değil. Bunların defaatle açıklamalarını yaptık ve şu anda gerçek manada gazeteci sıfatıyla içeride iki kişi var. Bunun dışında böyle bir şey söz konusu değil. Bu yalanlarla da dünyayı kandırmayalım. Yargı, ordu, emniyet, basına sızmak suretiyle çatı ile böyle bir çete oluşturuldu. Bu çete ile de bu darbe girişiminde bulunuldu. Soruyorum; bir devleti yıkmak için böyle bir çalışmayı hep birlikte böyle bir çalışmayı hep beraber yapacaklar sonra da sonra da gazetecilik kimliğine sığınarak kendilerini kurtaracaklar. Böyle bir şey söz konusu değil. Biz bu konuda kimsenin yazdığından, çizdiğinden ne korktuğumuz ne de çekindiğimiz yok.

Darbe girişimi sonrası 200 bin kadar Türk vatandaşı ya tutuklanmış ya işlerinden atılmış ya da uzaklaştırılmış durumda. Bunların arasında, politikacılar, akademisyenler, gazeteciler var. Size şunu sormak istiyorum; mahkeme onların suçlu ya da suçsuz olduğuna karar verecekleri süreçte bu insanlar nasıl hayatta kalacaklar? Bu insanlar işlerini kaybettiler ve onların bakımında olan yakınları var. Bu insanlara ne olacak?

Yani hanımefendi, önce şunu söyleyeyim; kusura bakmayın bakın bu söylediğiniz şeyler doğru değil, dürüst değil. Bakın yargı, Batı'da yargı oluyor da, Türkiye'nin yargısı niye yargı olmuyor? Bugün yargı ByLock denilen bir delili yakalamıştır. Eagle denilen bir delili yakalamıştır. Bu delillerin yanında da 'FETÖ Terör Örgütü'nün bağlantılarını tespit ederek bu bağlantıları ortaya koymuştur. Ve askere sızmış, yargıya sızmış, polis teşkilatımıza sızmış, tüm bakanlıklara sızmış bu darbeciler yakalandığı zaman, bunlar hala orada tutulacak mı? Bunlar görevden alınmayacak mı? Kusura bakmayın. Bakın Doğu Almanya-Batı Almanya birleşmesinde 500 bin insan açığa alındı. Kimsenin sesi çıkmıyor. Ama Türkiye'de şu anda devlete karşı darbe yapanlara müdahale yapılmasın isteniyor. Böyle bir şey olmaz.

Ama işlerinden atılanlar ve uzaklaştırılanlar, onlar nasıl hayatlarını sürdürecekler? Türk devleti onlara sosyal yardım yapacak mı, ödenek sağlayacak mı? Çünkü geçim kaynakları ellerinden alınmış durumda. Ailelerine ne olacak?

Böyle bir yaklaşım olabilir mi ya? Bir insanın özlük hakları varsa, özlük hakları kendisi için geçerli ise bu haklar kendisine verilir. Bu özlük haklarını kaybettiyse ne yapar; gider özel sektörde çalışır, devlette çalışmaz. Yani devlet herkesi, sonuna kadar herhalde bakmak, beslemek zorunda değildir. Bunlar çünkü bir terör örgütünün mensuplarıdır. Terör örgütünün mensupları olanları devlet niye beslesin? Benim 250 vatandaşım öldürülmüş. 2193 vatandaşım yaralı. Bunların yarasını acaba kim saracak? 250 şehidimi kim geri getirecek? Bunları niye konuşmuyoruz? Bunları konuşalım" diye yanıtladı.

DHA

Okunma Sayısı: 1205
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • sevim

    14.07.2017 13:57:44

    cevapların hiç biri sorulan soruların karşılığı değil ama bunu göremeyen milyonlar olduktan sonra bende bu elma kaç lira diye sorana kırmızısı çok tatlı diye cevap verebilirim:D

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı