"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İmam-ı Rabbani (ra)

06 Eylül 2017, Çarşamba
1563 yılında Hindistan’ın Serhend (Sihrind) şehrinde doğdu.

Bu günler de vefat etmiştir.

Nesli, Hazret-i Ömer’e (ra) dayanmaktadır.

İlk eğitimini babası olan Abdulahed’den almıştır. Asrının bütün ilimlerini tahsil etmiştir.

O asrın mânevî sultanı olmuştur.

İman hakikatlerini esas tutmuş, tarikat ile medreseyi birleştirmek için çalışmıştır.

Müceddidlerdendir.

Velâyeti ile, bu asrın sultanını haber vermiştir.

Bu gün Türkçeye tercüme edilen “İmamı Rabbani” adlı iki cildlik eserde ifade edildiği gibi, Bediüzzaman’ın ismini ve baba ismini de vererek “Mütekelliminden ilm-i kelâm ulemasından, birisi gelecek, bütün iman ve İslâm hakikatlerini aklı ikna edecek bir tarzda ayan beyan izhar edecek.” diyerek bu asrın sultanının geleceğini müjde etmiştir.

Hatta kitabında :

“Mirza Bediüzzaman’a mektuptur” diyerek asırlar öncesinden  Bediüzzaman’ı haber vermiştir.

Büyük dağların büyük kışları olur.

Kar ve duman bu dağların başından hiç eksik olmaz. İşte İmam-ı Rabbani de böyle karlı ve dumanlı dağlar gibi, hayatında sıkıntıları ve muarızları eksik olmamıştır.

Cihangirşah döneminde hapse atılmış, fakat orada da irşad hizmetlerini devam ettirmiştir.

İmam-ı Rabbani yaşadığı asrın sorunlarını üç madde toplamıştır.

1- İdarecilerin dinden uzaklaşmaları,

2- Âlimlerin, menfaat ve korku sebebiyle Kur’ân ve sünnetten uzaklaşmaları,

3- Tasavvuf ehlinin şeraitten uzaklaşmaları olarak tesbit etmiştir.

Ve, bir önemli tesbitte daha bulunmuştur ki şöyledir:

“Hakaiki imaniyeden bir meselenin inkişafını binler ezvak ve keramata tercih ederim” diyerek, iman hakikatlerinin anlaşılması ve idrak edilmesi için hayatını bu yönde harcamıştır.

İmam-ı Rabbani 1624 yılın da 63 yaşında vefat etmiştir. İki Cihan Serveri Peygamberimizin (asm) yaşadığı yıl kadar yaşamıştır.

“Benden sonra bir Peygamber gelmeyecektir. Fakat her asırda bir müceddid gönderilecektir.” Hadisine masadak olmuştur.

Asırlar ve zamanlar manevî sultanlar ile hayat bulmuştur.

Mehdiler gelmiştir,

Büyük mehdi gelmiştir.

Bir önceki müceddid  kendisinden sonra gelecek müceddidleri ve mehdileri haber vermiştir.

Hatta biri birine sarık ve cübbe intikal ettirerek.

İşte asrının sultanı İmam-ı Rabbani..

İşte bu asrın manevî Sultanı Bediüzzaman.

Ve, Risale-i Nurlar.

Ve onun kudsî cemaati...

Şükürler olsun.

Geldiler ve asırları nurlandırdılar.

İman hakikatlerini neşrettiler..

Cennete adam yetirtirdiler.

Zalimlere ve fasıklara yoldaş olmadılar.

Şartlar ne kadar ağır olsa da hakkı haykırdılar.

Onlar gönüllere yıkılmaz binalar yaptılar..

İşte Bediüzzaman ve talebeleri..

Yüz yılı aşkın bu memlekete ve dünyaya Kur’ân’ın nurlarını haykırmaktadırlar.

Okunma Sayısı: 1146
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı