"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Kerbelâ

12 Ekim 2016, Çarşamba
Bir belâ...

Asırlar boyunca yüreğimizi dağlayan bir yara oldu.

Ciğerimizi yaktı.

Hazreti Hüseyin (ra) Efendimiz, İki Cihan Serveri’nin (asm) güllerinden biri idi.

Onları çok severdi.

Hazreti Ali (ra) Efendimizin iki oğlundan biri idi.

Dedelerinin mânevî mirasının en önemli fertleri idiler.

O güzel nesil zamanımıza kadar ulaştı.

Müceddid oldular,

Âlim oldular...

Mehdiler o silsileden yetişti.

Her şeyleri ile ümmete rehber oldular.

Hâlen nurları âleme ışık veriyor.

Kıyamete kadar saltanat-ı mâneviyeleri devam edecek.

İşte Kerbelâ bu idealin bir tecellisi için vücuda geldi.

Hidayet nurunun âlemi sarıp sarmaladığı günlerde, İslâm’ın müntesipleri çoğalmıştı.

Çeşitli fikirler bu dairenin içine girmişti.

Bu kargaşanın sona ermesi için yola çıkmıştı Hazreti Hüseyin (ra) Efendimiz.

Onu çağıranlar söz vermişlerdi.

Ama bu bir tuzaktı.

Onu seven sahabiler gitmemesi yolun da teklifte bulundular.

Ama o kararlı idi.

Ve yola düştü...

Kerbelâ’ya geldiklerinde mesele anlaşılmıştı.

Ama artık her şey için çok geçti.

Susuz kaldılar,

Perişan edildiler.

Ve hunharca katledildiler.

Bu vicdansızlık yapılır mı idi?

Ama yapıldı.

İşte o günden sonra İslâm âleminin ciğerleri yanmıştı.

Halbuki bu elim hadiseye sebebiyet verenler de Müslümandı.

Gele gele zamanımıza kadar geldi.

Kaderin garip bir cilvesi.

Bunu benim tevil etmem zordur.

Nasıl ki Osmanlı’nın elim âkıbeti namaz, oruç ve zekâtın ihmal edilmesi neticesinde olduğunu Bediüzzaman dile getiriyor.

İşte şimdiki İslâm Dünyası.

Önce Irakta yaşanan ve binlerce Müslümanın katli..

Ve şimdiki Suriye..

Ve yarası dinmeyen Filistin..

Avrupa zalimleri ve Asya münafıkları.

Ya çalıyorlar, ya gasbediyorlar.

On yılı aşkın süredir Avrupa’nın bu ülkelere sattığı silâhlar altıyüz milyar dolardan fazladır.

Kerbelâ devam ediyor.

Müslümanlar boğazlanıyor.

Şehirler tahrip ediliyor,

Masumlar hunharca öldürülüyor.

Çocuklar ölüyor.

Şehirler kül oluyor...

Bizler ise, duâ ediyoruz.

“Ya Rabbi:

Müslümanlara şuur ihsan eyle.

Akıllarını başlarına getir.

Zalimlerin santranç oyunlarına kurban etme.

İslâm âlemine intibah ver.

Barış ve huzur nasip eyle”

diye duâ ediyoruz.

Kerbelâ kan ağlıyor,

Ehl-i iman seyrediyor.

Okunma Sayısı: 1532
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı