"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Yanlışlık nerede?

06 Şubat 2019, Çarşamba
Hayatta iki temel anlayış vardır; biri doğru, diğeri yanlış...

Hep bu iki temel üzerine inşa edilmiş her şey. O zaman, yanlışta ısrar edenler ve doğru da sebat edenler ortaya çıkar.

Yanlışta ısrar edenlerin ilk çıkışları, ilk insanlar arasında başladı. Kan dâvâları başladı. İki zıt görüş hayat buldu. Dünyanın son ânına kadar da bu devam edecek.

Yanlışlıkların önünü peygamberler kesti. Doğru-yanlış çıkmazı o zaman sona erdi. En son, İki Cihan Serveri (asm) en son sözlerini Veda Hutbesi’nde söyledi.

Bundan sonra şu tarihî sözleri beyan etti:

“Benden sonra, artık bir Peygamber gelmeyecek, fakat dini tecdit etmek her asır içinde bir müceddid gönderilecektir.”

Onun için, ”Zamanın müceddidini bilmeden vefat eden cehil üzerine ölmüştür” hadisinin hükmüne masadak olurlar.

Bugün hayatımızda mangalda kül bırakmayan nice anlayışlar vardır. Bir çoğu hak bildiği şeylerde yanlışlıklar yapmaktadırlar. Çare, çağın müceddidine kulak vermektir.

Bediüzzaman Hazretleri, açıkça “Bu vazife tavzif edilmişiz” demekle doğru adresi tarif etmektedir.

“Yanlışlık, tatbiki nazariyat ve mukteza-i hali bilmemekte çıkar.”

“Dinde hassas ve sathi, muhakeme-i akliyeden noksan” hakikatlerine baktığımız da yanlışlığın nereden kaynaklandığını rahatlıkla görebiliriz.

Bu zaman da enaniyet ve benlik çok fazla ileri gittiğinden, kimse “ayranım ekşi” demiyor. “Suret-i haktan görünmeye” devam ediliyor.

Bugün sosyal, dinî ve siyasî hayatımızdaki bütün doğruların Nurlarda olduğunu rahatlıkla görebiliriz. Doğruları, zamanın da görmek en isabetli yoldur.

Bunlar doktor reçetesi gibidir. Buna Bediüzzaman “eczahane-i Kur’âniye” demektedir.

Yanlışlıkların tamiri çok zordur. Hele yanlışta ısrar etmek, o meselenin kangren olmasına kadar gider. İstikamet, bu anlam da çok önemlidir.

Günde, namazlarımızda kırk defa okuduğumuz Fatiha Sûresi’nde, bunu diliyoruz.

Yanyana yaşadığımız milyonlarca insanın, yalan ve yanlışları midemizi bozmaktadır. Yanlışlık, nazarî tatbikat ile ve mukteza-i hali bilmeyenlerden çıkmaktadır. Dinde hassas, ama kısır bilgiler ile dolu insanlar, muhakemesi olmayan ehl-i imanın yanlışları sosyal ve dinî hayatımızda oldukça tersliklere vasıta olmaktadır.

Zamanımız çok dar. Yanlışta ısrar etmenin âlemi yoktur.

İşimiz bulmaca değildir. İşimiz, ”dosdoğru“ olmaktır.

Yanlış bir yolda giden, istikametini hiçbir zaman bulamayacaktır. Yanlışlıkları yapanlar, sadece kendilerini sıkıntıya sokmuyorlar, çevresindekileri de o yanlışların ortakları yapıyorlar.

Bugün, iletişimin baş döndürücü rüzgârında, bir söz, sadece söyleyene has kalmıyor, binlerce hatta milyonlarca insanın yanlış yollara girmesine vesile oluyor.

O zaman şöyle diyeceğiz:

“Nefis cümleden süfli, vazife cümleden âlâ.”

Okunma Sayısı: 1036
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı