"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Aziz Üstadım

08 Haziran 2018, Cuma 00:22
İman ve vicdanın emrinde olarak, Allah’tan başka kimseye kulluk yapmadın. Hapishanelerde bile dışarıdakilerden hür ve mesrurdun.

Her türlü asılsız, mesnedsiz mahkemelerde, her türlü haksızlığın barındığı bu yerlerde; her yere güzel kokular saçan ve güzel çiçeklerle adaleti anlatan sendin.

Cehennem ateşinde yanacakların pisliklerini, kirlerini, çamurlarını, lekelerini Nurlarınla temizleyen, pâk eyleyen, Cennete lâyık hale getiren ve daima zalimler için “Ya Rabbi! Bunlar ne yaptıklarını bilmiyorlar. Sen bunları affet!” diye kendinden önce onlar için yalvaran; şanı yüce Rabbinden aff-ı mağfiret dileyendin.

İman sende, sevgi sende, sevmek sende, vefa sende, af sende, ümid ve reca ortasında kulluk sendeydi.

O ne iman halesiydi ki, hapishanelerde bile gönlün gül gülistandı. Herkesin söylediği ve hatırladığı bir cümle vardı: “Gülen gözler, muhabbet dolu sözler; ümid dolu müjdeler” hep sendeydi, senin dilindeydi, seninleydi.

Hiçbir dinî ve dünyevî menfaat gözetmeden, yalnız Allah rızası için Allah’ın emirlerini yerine getirirken şerirlerin şerrinden, dinimizi muhafaza etsin, korusun diye kendini feda eden ve dimdik durmayı şiar edinendin.

Parıl parıl parlayan hiç lekesiz bir alınla, asla harama uzanmamış eller, diller ve gözlerle içi nur, dışı nur, nurun âlâ nur olandın.

Aklın, fikrin, düşüncen, niyetin ve hayalin kudsî ve mübarek Kur’ân dâvâsındaydı. Dâvân âliydi, yücelerin yücesi bir muhteşem iman ve tebliğ dâvâsı. Ve sen seksen küsûr sene dâvâ içinde bir dâvâ; dâvâdan da derinde bir bürhandın, delildin.

Herkes yapmadan, inşa ve ibda etmeden konuştu, anlattı. Sen sadece yaparak, yaptıkça ve yapınca yaptıklarınla fiilinle konuştun. İnkâr edilmez, sarsılmaz, cerhedilmez, yalanlanamaz iman, Kur’ân ve İslâmiyet dâvâsının kutup yıldızı sendin. Nice dünyevî güneşleri nurunla, nurlu ve imanî fikirlerinle gölgede bıraktın. Karanlıklara attın.

“Bahtsız bir kıt’a; ve talihsiz bir devlet” diyordun. Devletin ve milletin bahtı oldun, talihi oldun. Nurlu eserlerinle ellerde ve dillerde; kalplerde ve gönüllerde parıl parıl cilvegâr oldun ve Nur mekteb-i irfanının hatibi; Üstad-ı muhteremiydin.

Neşrine muvaffak olduğun Risale-i Nurlar’ın kudsiyeti o kadar yüksek ve tesirli idi ki, yazan, okuyan, neşreden talebelerin, allâmelerin hocası oldu, mürşid gibi vazifedarlık yaptı.

Kalpler sana meftun… Gönüller sana müştak… Diller sana hayran… Ruhlar ve akıllar seni özler, yollarını gözler. Nurlar’ın ve Nur Talebelerinin Aziz Üstadı Bediüzzaman.  Ruhuna binler Fatihalar…

Okunma Sayısı: 1336
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı