"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bursa-Van hattı ve Bediüzzaman Mevlidi -19

29 Eylül 2017, Cuma
Mikail Yaprak Ağabeyimiz de dinlediği Zeynelabidin Sarımurat Efendi ile Bediüzzaman arasında Van’da geçen bir hatırasını şöyle dile getiriyor:

“Zeynelabidin Sarımurat’ın babası eski Van Müftülerinden Ömer Efendi’ye,  Bediüzzaman  bir gün: “şu ağaçların meyvelerinden zikrini tamamlamış olanları topla getir.” der. Babam: “Seyda ben Bediüzzaman değilim ki ne bileyim hangisi zikrini tamamlamıştır.” Bu sefer Seyda babama: “ölmüş olup ağaçtan düşmüş olanları getir.” der. Babam çeşitli meyveleri ağaçların dibinden toplayıp getirir. Üstad Babama: “Ömer Efendi ölmüşü ne yaparlar?” diye sorar. Babam “yıkayıp defnederler Seyda” diye cevap verir. Üstad: “Öyleyse getirdiğin meyveleri yıka sonra da midemize defnedelim.” der…

Allah razı olsun her mevlid’de hizmetlerine şahit olduğumuz Halil Öngel Ağabeyimiz de kayınpederi Çaycı Emin (Emin Çayırlı Bey) Ağabeyimizle alâkalı bazı hatıraları ve dinlediklerini anlattı: Çaycı Emin Beyin’in asıl adı Yemen’dir. Van’a saygı duyulan aşiret ağalarından birisidir. Van’dan sürgün olarak Kastamonu’ya gönderilmiştir. Kastamonu Nasrullah Camii’nin şadırvanında bir çay ocağı açarak çaycılık yaptığı günlerde Bediüzzaman Hazretleri’yle tanışmıştır. Üstad’ın arzusuyla ona hamilik yapmıştır. 1943 ‘de Denizli’de dokuz ay hapis yatmıştır. 1967 senesinde Van’da bir trafik kazasında yanarak şehit olmuştur. 

Çaycı Emin Abi anlatıyor: “1936 senesiydi Nasrullah Camii’nin şadırvanına, ilk defa gördüğüm yaşlı bir insan gelmiştir. Bir bekçinin doldurduğu testinin başında nezaret ediyordu. Kıyafeti bir hocayı andırıyordu. Sarıklı, cübbeli, Kastamonu’da bir Osmanlı Şeyhülislâmı heybetiyle, fütursuz dolaşıyordu, hem de 1936 senesinde… İhtiyarsız olarak kalktım selâm verdim. “Sen nerelisin kurban“ diye sordum. Üstad: “beni takip ediyorlar, bana yaklaşma, sana zararım dokunur.” diye cevap verdi. İşte bu hasbilik, bu samimiyet gönlümü tutuşturmaya yetmişti. Nasıl tekrar görüşebilirim diye çırpınıp duruyordum. Ara sıra kaldığı Çarşı Karakolu’nun üst katından inerek Kastamonu Kalesi’ne çıkıyormuş.

Bir gün bir polis gelip beni çağırdı. Polisle beraber Kale’ye çaktık. Üstad oradaydı. Polise: “Kardeşim bu benim hemşehrimdir. Sen bir iki dakika bizden ayrıl, ben onunla biraz konuşacağım.” der polis yanımızdan uzaklaşınca durumunu üzüntü içerisinde anlattı. Sıhhatinin iyi olmadığını, birkaç defa zehirlediklerini söyledi. Şeker, çay gibi ufak tefek alınacaklarını bir vasıtayla kendisine ulaştırmamı bildirdi. “Benim yanıma kimseyi bırakmıyorlar. Ben komisere söyleyeceğim, yataklarımı birisine satacağım. Yalnız orada bir vasıta olsun ki, ara sıra sen gel, birşeyler lâzım oldukça hem onu alırsın, hem de bu yatak meselesini hallederiz dedi. Bana üç tane sarı altın verdi. “Bunlar Harbi Umumiden kaldı, uzun yıllar saklıyordum. Bunları yanına al, bozdurursun bana lâzım olanları bunlarla alırsın…” dedi, bende durumumun iyi olduğunu söyleyince, “Kat’iyyen karşılıksız bir şey kabul etmem..” dedi. Altınları alarak birisini çarşıda bozdurdum. Ertesi gün Komiser beni çağırdı. “Bu hoca efendi yatağını satmak istiyor, sen bunun yatağını alır mısın?” dedi. Bende alabilirim dedim. “Sen bununla nereden tanışıyorsun?” dedi, ben de “Hemşehrimdir, tanışırız” dedim. Yatağı alacağımı söyleyince, karakolun üst katına kaldığı yere çıktık, yatağa baktım, yirmibeş lira kıymet biçtik yatağı alıp tekrar kendisine kiraladım. Ne kadar yatarsa o kadar para verecekti. Bu vasıtayla her gün yatağın kirasını almak için karakola gidip geliyordum. İhtiyaçlarını böylece temin ediyordum.

Okunma Sayısı: 712
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı