"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Özür dilemek veya hatayı kabul etmek

05 Ekim 2018, Cuma
Anne-baba/ebeveyn, dede, öğretmen ve diğer eğiticiler.

Çocuk eğitiminde hata yapmamalıdırlar!.. Evet, emredersiniz gibi bir cümleyle veya cevapla karşılanabiliriz. Eyvallah... Lâkin işin esprisi, meselenin künhü, eğitimin önemli bir diyalog, kavram ve iletişim unsuru burada yatıyor.

Ebeveyn başta olmak üzere bütün unsurlar çocuk eğitiminde hiçbir zaman yalpalanmamalı. Çocuklarımızla  ve onların eğitimleriyle bir ileri, bir geri adımlar atmamalıyız. Müsbet, iyi, güzel, mükemmel davranışların yanında; menfi, zararlı ve gayr-i insanî eğitim ve öğretim metotlarına eğilim gösterilmemeli…

Eğer gösterilirse ne olur? Şuurlu/bilinçli veya şuursuz veya gerçekten hata yaparak çocuklara yanlış eğitim metotlarıyla davranan ve muamele edenler muhakkak bir surette; bir ikaz aldıklarında veya kendileri anladıklarında veya tepkilerle karşılaştıklarında ilk yapacakları akıllı ve mantıklı iş: Özür dilemek olmalıdır.

Yalnızca hataları telâfi etmek ve eksiklikleri, noksanlıkları kabul etmek özür dilemek olamaz. Çocuklarının ince, zarif, nazik, narin ve mülâyim/yumuşak huylu ruhlarına tesir edebilmek için bizzat konuşarak, lisan ile hitap ederek özür dilemek gerekmektedir.

Çocuklarımız bilmeli ve anlamalıdır ki; anne ve babaları, öğretmenleri, kendisinin eğitimiyle  alâkalı bütün faktörler yalnızca kızmak, bağırmak, ötelemek, dinlememek, azarlamak, hatta dayak atmak ve kovmak için var değillerdir. Kendi menfaatleri için değil, çocuklarının eğitimi için bilmeyerek ve istemeyerek, üzülerek, kendilerini mecbur hissederek hata yapabiliyorlar, kusur işleyebiliyorlar, kendilerinin yetersiz kaldıklarını görebiliyorlar; fakat özür dileyebiliyorlar, farkına varmadıkları bu davranışlarından geri adım atabiliyorlar. Ve çok mükemmel bir dönüşle çocuklarını merhamet ve şefkat bağırlarına basabiliyorlar, kucaklayabiliyorlar.

Çocuklarımızın hasret kalmayacağı ve her duyduklarında mutlu, mesut ve bahtiyar oldukları şu cümleleri onlardan sakınmayalım ve kıskanmayalım ve saklı tutmayalım: “Özür dilerim. Ben kusursuz değilim. Ben de çok hatalar yaptım küçüklüğümde!.. Haklısın. Yaptığım yanlıştı!.. Bazen insanlar böyle yanlışlar yapabilirler. Bazı vakitlerde / zamanlarda elimde olmadan sinirleniyorum, kendimi kaybediyorum. Affedici çocuk da, büyük insan gibi değerlidir…”

Çocuk eğitiminde yapılan yanlış ve hataları yok saymak, olmamış gibi görmek ve bir daha ki sefer özür dilerim, telâfi ederim, söylerim demek; yapılan ve eğitimcilerin gördüğü, kabul ettiği bütün yapılan noksan ve eksik davranışları kabul edip, çocukların zihninde “hep hatalı benim, hep cezaya müstehak benim, ben iyi bir çocuk değilim, olamam…” gibi olumsuz kavramları yerleştirmek demektir.

Okunma Sayısı: 1023
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı