"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Sarık konusuna gelince (4)

06 Ağustos 2017, Pazar
İş bu hal üzere; Osmanlılarda toplumun her kesimine önemli devlet zevatına hitap eden sarıklar söz konusu olunca esnaflar arasında da geçerli bir meslek olarak sarıkcılık ortaya çıkmıştır…

Sarayda ise muteber mir mansıp olarak  sarıkcıbaşılık geçerli olmuştur. Öyle ki sarıkçıbaşının emrinde on-onbeş yamak, çırak Sarık odası denilen mekânlarda saray mensuplarına hizmet veriyordu… Bu sarıkçıbaşının diğer bir ismi ise Tülbent Ağası idi… Yamaklarına ise Tülbent Gulamı diye hitap da ediliyordu.

Yeni sarıkların yapılması ve eskiyenlerin tamir edilmesi işlerinin takibi ise Hazine Başkullukçusu ve Kaftani’ler tarafından yerine getiriliyordu. Öyle anlaşılıyor ki bu zamanın kartlı ve kimlik asma sistemleri adeta sarayda sarıkla gerçekleştiriliyordu… Ama bu uygulama ve adetin genel itibariyle tatbiki sarığın sünnet ve İslâm alâmeti-şiarı olması ve  İslâm halifesinin saray dahil yaşadığı ve fetva verdiği her yerde bu konuda padişah, umera ve ulema ile beraber çevrelerine, tebalarına, halka ve hükmettikleri, idaresinde bulundukları fertlere verdikleri mesajlarla, kendilerinin fiili tatbik ve göstermeleriyle yani kendilerine uygun  sarıkları sarmalarıyla gerçekleşmiş oluyordu…

Sarıkçıbaşının, Tülbent Ağasının, Hazine Başkullukçusunun ve Kaftani’nin ustalarının, kalfalarının, yamaklarının çırakbaşının çeşitli merasim ve geçit alayına katıldıkları ve bunun en çok ve düzenli olarak Kanunî Sultan Süleyman döneminde yapıldığını hem müverrihlerden, hem nakkaşlardan ve hem de seyyahlardan yazdıkları malûmatlarla, bilgilerle haber alıyoruz… Okuyoruz…

 Toplum hayatında o devirlerde sarık o kadar hayatla iç içe olmuştur ki sarığın büyüklüğü onu taşıyan kişinin makamının büyüklüğüne işaret sayılmış ve sandukabaşlarına  yerleştirilen, insanın taşıyamayacağı büyüklükteki sarıklarla bu anlam vurgulanmıştır… Özellikle de şahısların hayatta iken yaptıkları görev ve bulundukları makamlar itibariyle de gösterge olarak mezar taşlarına sarıklar işlenmiştir…

Ergenlik çağına ulaşan, oğlan çocuklarının salâvatlar eşliğinde yapılan merasimlerle sarık sarma işlemlerinin yapılması da sarığın başta taşınmasının erkeklik dönemine geçişinde bir anlatım ifadesi olarak toplum tarafından kabul edildiğini göstermektedir…

Okunma Sayısı: 1107
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı