"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Âdil mahkemeler, Hak isminin tecelligâhıdır

Risale-i Nur'dan
08 Temmuz 2017, Cumartesi
[Birkaç defa beraet kazanan Risale-i Nur’un birkaç vilâyette haksız müsaderesine dair, Nurun yüksek bir talebesinin mahkemesindeki müdafaasından bir parçadır.]

Diyarbakır Sulh Ceza Mahkemesi Yüksek Makamına

Mahkeme-i âdilenizin huzuruna çıkmaktan fevkalâde memnunum.

Âdil mahkemeler; Kâinat Hâlıkının Hak isminin, Âdil isminin ve daha çok esma-i İlâhiyenin tecelligâhıdır. Hak namına hükmeden, Âdil-i Mutlak hesabına adalet eden ve hakikî, İslâmî bir adalet olan kürsî-i muallâ ne yüksektir, ne mübecceldir. Hak tanımaz mağrur zalimleri huzurunda serfüru ettiren, haksızları hakkı teslime icbar eden âdil mahkemeler, en yüksek tebcile ve en âlî ihtirama sezadırlar.

Zulüm ve gadirle hukuku ihlâl edilmiş, haysiyet ve şerefi payimal edilmiş mazlûmların huzurunda ahz-ı mevki ile tazallüm-ü hâl eden bîçarelerin şu dünya-i fânîde ihkak-ı hak için mesned-i re’sleri, mahkemelerdir. Şu halde, ne şerefbahş bir taht-ı âlîdir ki; mazlûmlara melce’ ve penah, zalimlere de hüsran ve tebah oluyor.

İnsanların ebrarını da, eşrarını da cem’ eden huzur-u mehâkim, öyle korkulacak bir yer değildir; belki muhabbete, hürmete lâyıktır.

Sultanlarla köleleri, asilzadeler ile âhâd-ı nâsı müsavi tutan şu makam, saltanattan da mübecceldir. Husûsiyle, bütün âlem-i insaniyete devirlerin, asırların akışı boyunca adalet dersini veren İslâm mahkemeleri; akvam-ı sairenin engizisyonlarına mukabil, adalet nurunu bîçare beşerin kara sahifesine haşmetle aksettirmiştir. Adliye ve adalet tarihimiz, bunun binlerle misaline şahittir.

(Devamı var)

İşaratü’l-İ’caz, s. 317

LÛ­GAT­ÇE:

âhâd-ı nâs: Avam tabakası, sıradan kimseler.

ahz-ı mevki: Mevki alma.

akvam-ı saire: Diğer milletler.

ebrar: İyiler.

eşrar: Kötüler.

huzur-u mehâkim: Mahkemelerin huzuru.

ihkak-ı hak: Hakkını alma.

mesned-i re’s: Başvuru makamı.

müsavi: Eşit.

penah: Sığınılacak yer.

taht-ı âlî: Yüce taht.

tazallüm-ü hâl etmek: Hâli şikâyet etmek.

tebah: Yıkılma, harap olma.

tebcil: Saygı gösterme.

tecelligâh: Tecelli ettiği, belirdiği yer.

***

Risale-i Nur’dan Cezaevi Mektupları

Musîbetlerin neticesi, sevap ve mükâfat-ı uhreviye

 

Üçüncü Nükte

Bir iki Söz’de beyan ettiğimiz gibi, her insan geçmiş hayatını düşünse, kalbine ve lisanına ya “ah” veya “oh” gelir. Yani, ya teessüf eder, ya “Elhamdülillâh” der.

Teessüfü dedirten, eski zamanın lezaizinin zeval ve firakından neş’et eden manevî elemlerdir. Çünkü, zeval-i lezzet elemdir. Bazen muvakkat bir lezzet daimî elem verir. Düşünmek ise o elemi deşiyor, teessüf akıtıyor.

Eski hayatında geçirdiği muvakkat âlâmın zevalinden neş’et eden manevî ve daimî lezzet, “Elhamdülillâh” dedirtir. Bu fıtrî hâletle beraber, musîbetlerin neticesi olan sevap ve mükâfat-ı uhreviye ve kısa ömrü musîbet vasıtasıyla uzun bir ömür hükmüne geçmesini düşünse, sabırdan ziyade, şükreder, “Elhamdülillahi alâ külli hâl, sive’l-küfri ve’d-dalâl” [Küfür ve dalâletin dışında her türlü hal için Allah’a hamd olsun. (Feyzü’l-Kadir, 1: 368, 662.)] demesi iktiza eder. Meşhur bir söz var ki, “Musîbet zamanı uzundur.” Evet, musîbet zamanı uzundur. Fakat örf-ü nâsta zannedildiği gibi sıkıntılı olduğundan uzun değil, belki uzun bir ömür gibi hayatî neticeler verdiği için uzundur.

Lem’alar, İkinci Lem’a, s. 24

LÛ­GAT­ÇE:

âlâm: Elemler, kederler.

lezaiz: Lezzetler.

muvakkat: Geçici.

mükâfat-ı uhreviye: Ahiretle ilgili mükâfat.

örf-ü nâs: İnsanların örfü, kültürü.

teessüf: Eseflenme, hüzünlenme, pişman olma.

zeval: Sona erme.

zeval-i lezzet: Lezzetin sona ermesi.

Okunma Sayısı: 1745
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı