"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Çöküşün üç sebebi: İsraf, sefahet ve gelir dağılımında eşitsizlik

Risale-i Nur'dan
11 Ekim 2018, Perşembe
Meşrûiyet zemininde neş’et eden:

Birinci şecere-i tuba, ittihad-ı umumîdir. Zira avam ve havas hiss-i dinle mütesaviyen mütehassistirler. Eğer din namıyla olmasa, bîçare avam mazi tarafa dönüp gidecekler, Zaman-ı Saadet’e sizi şekva edeceklerdir.

İkinci şecere-i tuba, eydî-i şebâbete mazhar olan medeniyetimizdir. Zira Şeriat, mehasin-i medeniyete emirle beraber, medeniyeti inkıraza sevk eden ve ihtiyarlatmakta olan sefahet ve israfat ve maişetteki müthiş müsâvâtsızlıktan nehyediyor.

Üçüncü şecere-i tuba, ikbal-i istikbalimizi temin eden diyanet-i kâmilemizdir. Zira Meşrûtiyette Şeriat, esas-ı evvel-i medeniyetimizin deveran-ı demi yerine geçmiş olan Şeriat-ı Ahmedîyi teneffüs ve terakkiyat-ı efkâr ile onun mülevves olan hikâyat ve İsrailiyat ve teşbihattan tasfiye edileceğinden, küre-i arzın deveran-ı demi yerine geçecektir. Veyahut şems-i İslâmiyet sema-i siyasette sehab-ı muzlimden halâs olduğundan, kamer-i medeniyeti tenvir ve Asya tarlasının çiçeklerini tenmiye ve tezyin edecektir. Zira din esası olduğu hâlde, hamele-i Şeriat, dâhî ve siyasî adamlar olacaklar ve İslâmiyet’i o hikâye-i İsrailiyattan tecrit edecek ve sileceklerdir.

“En kat’î fazilet odur ki, düşmanlar dahi onun tasdikine şehadet etsin.” Yeni Dünyanın en meşhur feylesofu demiş ki: “İslâmiyet çıktığı zaman âteş-i cevval gibi, odun parçalarına benzer sair edyan ve efkârı bel’ etti. On iki asırda iki yüz milyonun rehber-i hayatı olmuş ve o hakaik-i ulviye müsademat-ı âleme karşı hasiyetini ve hakikatini muhafaza etmekle şimdi mir’at-ı mücellâ gibi Muhammed-i Arabî’yi nazarımızda tecessüm ettiriyor.”

Elhâsıl: Bir hazine-i cevahire malik olduğumuz hâlde, Avrupa’ya ahkâmda izhar-ı fakr, ahlâkta dilencilik etmek din-i İslâm’a büyük bir hıyanettir ve hayat-ı millete kastetmektir. Dünya için din feda olmaz, berâhin-i akliye üzerine müesses olan din-i İslâm, başka dine kıyas olunmaz.

Eski Said Dönemi Eserleri, Makalat, s. 34

LÛ­GAT­ÇE:

avam: Halkın alt tabakası.

bel’ etmek: Yutmak, ortadan kaldırmak.

berâhin-i akliye: Aklî deliller.

deveran-ı dem: Kan dolaşımı.

edyan: Dinler.

esas-ı evvel-i medeniyet: Medeniyetin ilk temeli.

eydî-i şebâbet: Gençlik gücü, gençlik saltanatı.

hamele-i Şeriat: Şeriatı taşıyanlar, uygulayıp ayakta tutanlar.

havas: Halkın üst tabakası.

ikbal-i istikbal: Geleceğin tâlii, işlerin iyi gitmesi.

inkıraz: Bitip tükenip yok olma, sonu gelme, son bulma, çökme, yıkılma.

İsrailiyat: Yahudî ve Hıristiyanların kültüründen İslâm’a karıştığı bilinen şeyler.

ittihad-ı umumî: Genel birlik beraberlik.

kamer-i medeniyet: Medeniyet ayı.

maişet: Geçim.

mehasin-i medeniyet: Medeniyetin güzellikleri.

meşruiyet: Şer’îlik, Şeriata uygunluk.

mir’at-ı mücellâ: Cilâlanmış, parlak ayna.

mülevves: Kirli, pis, bulaşık.

müsâvâtsızlık: Eşitsizlik, dengesizlik.

mütehassis: Hislenen, duygulanan.

mütesaviyen: Eşit olarak.

nehyetmek: Yasaklamak, sakındırmak.

neş’et etmek: Meydana gelmek.

sefahet: Yasak şeylere, zevk ve eğlenceye aşırı derecede düşkünlük.

sehab-ı muzlim: Karanlık bulut.

Şecere-i Tuba: Cennetteki Tuba ağacı (metinde mecaz).

şekva etmek: Şikâyet etmek.

tenmiye: Büyütme.

terakkiyat-ı efkâr: Fikrî gelişmeler, ilerlemeler.

teşbihat: Hakikat telâkki edilen benzetmeler.

Okunma Sayısı: 1574
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı