"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Din, umumun mukaddes malıdır

Risale-i Nur'dan
14 Haziran 2018, Perşembe

“Neden geldin geleli siyasete karışmıyorsun?”

Dedim: “Euzü billâhi mine’ş-şeytâni ve’s-siyaseti.”  [Şeytanın ve siyasetin şerrinden Allah’a sığınırım.]

“Evet, İstanbul siyaseti İspanyol hastalığı gibi bir hastalıktır. Fikri hezeyanlaştırır. Biz müteharrik-i bizzat değiliz, bilvasıta müteharrikiz. Avrupa üflüyor, biz burada oynuyoruz. O tenvim ile telkin eder, biz kendimizden hayal edip, asammâne tahribimizde eser-i telkini icra ederiz.

Madem ki menba Avrupa’dadır. Gelen cereyan ya menfî veya müsbettir. Menfîye kapılan harf gibi ‘Delle alâ ma’nân fî nefsi gayrihî’ [Başkasındaki bir manaya delâlet eder.] yahut ‘Lâ yedüllü alâ ma’nen fî nefsihî’ [Kendi kendine bir manaya delâlet etmez.] tarif edilir. Demek bütün harekâtı, bizzat hariç hesabına geçer. Çünkü iradesi hükümsüzdür. Hulûs-u niyeti fayda vermez. Bahusus menfî iki cihet-i zaaf ile hariç cereyanının kuvvetine bir alet-i lâya’kıl olur.

“Diğer müsbet cereyan ise -ki, dâhilden muvafık şeklini giyer- isim gibi ‘Delle alâ ma’nen fî nefsihî’dir. [Kendisinde bulunan bir manaya delâlet eder.] Hareketi kendinedir. Tebaî haricedir. Lâzım-ı mezhep mezhep olmadığından, belki muahez değil. Bahusus iki cihetle kuvveti, hariç cereyanın müsbet ve zaafına inzimam etse, harici kendine alet-i lâyeş’ur edebilir.”

Dediler:

“Dinsizliği görmüyor musun, meydan alıyor. Din namına meydana çıkmak lâzım.”

Dedim:

“Evet, lâzımdır. Fakat kat’î bir şart ile ki muharrik, aşk-ı İslâmiyet ve hamiyet-i diniye olmalı. Eğer muharrik veya müreccih, siyasetçilik veya tarafgirlik ise, tehlikedir. 

Birincisi hata da etse, belki ma’füvdür. İkincisi isabet de etse, mes’uldür.”

Denildi: “Nasıl anlarız?”

Dedim: “Kim fasık siyasettaşını mütedeyyin muhalifine sû-i zan bahaneleriyle tercih etse, muharriki siyasetçiliktir. Hem umumun mal-ı mukaddesi olan dini, inhisar zihniyetiyle kendi meslektaşlarına daha ziyade has göstermekle, kavî bir ekseriyette, dine aleyhtarlık meyli uyandırmakla nazardan düşürmek ise, muharriki tarafgirliktir.

“Meselâ, iki adam döğüşürler. Biri, zaif düşeceğini hissederken, elindeki Kur’ân’ı kavîye uzatmakla himayesini dâvet edip, kavî bir ele vermek lâzımdır. Tâ beraber çamura düşmesin, Kur’ân’a muhabbetini, hürmetini göstersin, Kur’ân’ı Kur’ân olduğu için sevsin.

“Eğer kavînin karşısına siper etse, himayet damarını tahrik etmeye bedel, hiddetini celbeder. Kur’ân’ı kavî bir hadimden mahrum bırakmakla, zayıf bir elde beraber yere düşerse o, Kur’ân’ı kendi nefsi için sever demektir.

“Evet, dine imale etmek ve iltizama teşvik etmek ve vazife-i diniyelerini ihtar etmekle dine hizmet olur. Yoksa ‘Dinsizsiniz’ dese, onları tecavüze sevk etmektir. Din dâhilde menfî tarzda istimal edilmez. Otuz sene halife olan bir zat, menfî siyaset namına istifade edildi zannıyla, Şeriata gelen tecavüzü gördünüz. Acaba şimdiki menfî siyasetçilerin fetvalarından istifade edecek kimdir, bilir misin? Bence İslâm’ın en şedid hasmıdır ki hançerini İslâm’ın ciğerine saplamıştır.”

Eski Said Dönemi Eserleri, Sünûhat, s. 356-58

LÛ­GAT­ÇE:

alet-i lâya’kıl: Akılsız bir alet.

alet-i lâyeş’ur: Şuuru bulunmayan bir alet.

asammâne: Sağırcasına.

bilvasıta müteharrik: Başkası vasıtasıyla hareket eden.

hezeyanlaştırmak: Saçmalatmak.

iltizam: Taraftarlık, bir şeyin lüzumuna inanma.

imale etmek: Bir tarafa meylettirmek.

inhisar zihniyeti: Tekel zihniyeti.

inzimam etmek: Birbirine ilâve olunmak.

kavî: Kuvvetli.

lâzım-ı mezhep: Mezhebin lâzımı, mezhebin gereklerinden olan.

ma’füv: Affedilmiş.

mal-ı mukaddes: Mukaddes mal, kudsî değer.

muahez: Muaheze olunan, çekiştirilen, tenkit edilen.

muharrik: HarEkete geçiren, hareket noktası.

müteharrik-i bizzat: Kendiliğinden hareket eden.

tarafgirlik: Tarafgir olma durumu, bir tarafı kayırma.

tenvim: Uyutma.

Okunma Sayısı: 1795
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı