"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Geri kalmamızın dört sebebi

Risale-i Nur'dan
12 Ekim 2018, Cuma 00:22
Şimdiye kadar noksaniyetimiz ve tedenniyatımız ve sû-i ahlâkımız dört sebepten gelmiş:

Birincisi: Şeriat-ı Garranın adem-i müraat-ı ahkâmından ve bazı hakaik-ı Şer’iyeyi başka ünvanla gösterdiğinden, avamı tenfir ile itaat-ı vicdaniyelerini sarsmaktır. Devr-i inhitatımızdan beri güya fevka’ş-Şeriat bazı nizâmâtı neşretmek (Şeriattan izin almadan) tedennîmizin en büyük sebebidir.

İkincisi: Bazı müdahinlerin keyfemayeşa sû-i tefsir etmek, hâşâ, İslâmiyet’i istibdada müsait ve medeniyete mâni gibi göstermektir.

Üçüncüsü: Zahirperest dinin cahil dostları, taassubat-ı nâ­bemahal ile bazı teşbihatı hakikat olarak telâkki ve telkin ederek ve bunu iyilik belleyip dine hıyanet etmesidir.

Dördüncüsü: Müşkilü’t-tahsil mehasin-i medeniyeti terk ile çocuk gibi heva ve hevese muvafık zünub ve mesâvî-i medeniyeti tutî gibi taklit etmeleridir.

Ey Vükelâ-i Ümmet! Şeriat namıyla meydana çıksanız, icma-ı ümmetin bir küçük dili olacaksınız. Hem de Şeriat-ı Garranın nidasıyla bütün ezhanı manyetizmalandıracak ruhen ve vicdanen evâmiriniz telâkki olunacaktır. Siz ehl-i teşrih değilsiniz; ehl-i tercih ü tatbik-i ahkâm-ı ilcaat-ı zamane olacaksınız. Ve böyle esaslarda az bir ihmal ve inhiraf, kesr-i adedî gibi, füruatta bir yekûn-u azîm-i seyyiat teşkil edecektir. Şimdi tam görünmese, müstakbel tarlasında ebucehil karpuzu gibi mazarrat ile sümbüllenecektir. Ehvenü’ş-şerri ihtiyâr adalet-i izafiyedir. İcâletü’r-râkib gibi yapılmasın, tâ adalet-i hakikiyeye istidat peyda olsun.

Ey Mebuslar! İyi muvazene ediniz. Tâ ki “Bir şeyi korudunuz, ama pek çok şeyi kaybettiniz.” beyti size handezen-i istihfaf olmasın. Elhâsıl, adalet ne ünvanla olsa, adalettir. Lâkin ihtilâf-ı ünvanın büyük bir tesiri var. Hatta mantıkta bir şey-i vahid, bir ünvanla zarurî olduğu hâlde, başka ünvanda nazarîdir. Ve salât, ibadet ünvanıyla kıbleye müteveccih olduğu hâlde, sahih ve kurbettir; ve lu’b ünvanıyla veyahut kıbleye teveccüh olunmasa batıl ve haramdır. Namaz, sureten o namazdır.

Eski Said Dönemi Eserleri, Makalat, s. 35

LÛ­GAT­ÇE:

adem-i müraat-ı ahkâm: Hükümlere riayet etmeme.

devr-i inhitat: Gerileme dönemi, çöküş devri.

ehl-i tercih ü tatbik-i ahkâm-ı ilcaat-ı zamane: Zamanın mecbur ettiği hükümleri tercih edip uygulayanlar.

ehl-i teşrih: Bir meseleyi inceden inceye araştırıp, ortaya çıkaranlar.

ehvenü’ş-şerri ihtiyar: İki kötüden daha az zararlısını tercih.

evâmir: Emirler, buyruklar.

ezhan: Zihinler.

fevka’ş-Şeriat: Şeriat üstü, Şeriatın üzerinde.

handezen-i istihfaf: Küçümseyerek gülen.

icâletü’r-râkib: Bir vasıtaya binen kimsenin aceleciliği.

kurbet: Allah’a yakınlık.

lu’b: Oyun, eğlence.

mehasin-i medeniyet: Medeniyetin güzellikleri.

müdahin: Dalkavuk.

müşkilü’t-tahsil: Elde edilmesi güç olan.

nizâmât: Kanunlar, düzenlemeler.

sû-i ahlâk: Kötü ahlâk.

taassubat-ı nâbemahal: Yersiz tutuculuklar, bağnazlıklar.

tedennî: Gerileme.

tedenniyat: Gerilemeler.

tenfir: Nefret ettirme.

vükelâ-i ümmet: Ümmetin vekilleri.

zünub ve mesâvî-i medeniyet: Medeniyetin günah ve kötülükleri.

Okunma Sayısı: 1465
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı