"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Hayatımız ittihadda

Risale-i Nur'dan
04 Temmuz 2018, Çarşamba
Ey âlem-i İslâmî! Hayatın ittihadda. Ger ittihad istersen, düsturun bu olmalı: “Hüve’l-hakku” [Sadece o haktır] yerine “Hüve hakkun”[O haktır] olmalı.

İslâmiyet Selm ve Müsalemettir; Dâhilde Niza ve Husumet İstemez

Ey âlem-i İslâmî! Hayatın ittihadda. Ger ittihad istersen, düsturun bu olmalı:

“Hüve’l-hakku” [Sadece o haktır] yerine “Hüve hakkun” [O haktır] olmalı; “Hüve’l-hasen” [Sadece o iyidir] yerine “Hüve’l-ahsen” [O en iyidir] olmalı.

Her Müslim kendi meslek, mezhebine demeli: “İşte bu haktır; başkasına ilişmem. Başkaları güzelse, benim en güzelidir.”

Dememeli: “Budur hak; başkaları battaldır. Yalnız benimkidir güzeli; başkaları yanlıştır, hem çirkindir.”

Zihniyet-i inhisar, hubb-u nefisten geliyor. Sonra maraz oluyor; niza ondan çıkıyor.

Dert ile dermanlar taaddüdü hak olur; hak da taaddüd eder. Hâcât ve ağdiyenin tenevvüü hak olur; hak da tenevvü eder.

İstidat, terbiyeler tekessürü hak olur; hak da tekessür eder. Bir madde-i vahide, hem zehir ve hem panzehir.

İki mizaca göre, mesâil-i fer’îde, hakikat sabit değil, izafî ve mürekkep. Mükellefîn mizaçlar,

Ona bir hisse verip, ona göre ederek tahakkuk ve terekküb, her mezhebin sahibi mühmel mutlak hükmeder.

Mezhebinin hududu, tayinini bırakır temayül-ü mizaca. Taassub-u mezhebî, tamime sebep olur.

Tamimin iltizamı, sebep olur nizaa. İslâmiyet’ten evvel, tabakat-ı beşerde derin uçurumlar,

Hem tebaud-u acibî, istedi bir vakitte taaddüd-ü enbiya, tenevvü-ü şerâyi’, müteaddit mezhepler.

Beşerde bir inkılâb, İslâmiyet yaptırdı. Beşer tekàrüb etti; şer’ etti ittihad, vahid oldu peygamber.

Seviye bir olmadı; mezhep taaddüd etti. Terbiye-i vahide kâfî geldiği zaman, ittihad eder mezhepler.

Eski Said Dönemi EserleriLemaat, s. 494

                                                                              ***

Lûgatçe

ağdiye: Gıdalar, besinler.

battal: Batıl, boş, gerçek dışı.

ger: Eğer.

hubb-u nefis: Nefsini sevmek.

husumet: Düşmanlık.

ittihad: Birlik.

izafî: Göreceli, değişken.

madde-i vahid: Bir tek madde.

maraz: Hastalık.

mesâil-i fer’î: Esasa ait olmayıp teferruata dair olan meseleler.

mutlak: Sınırlandırılmamış.

mühmel: Kapalı, belirtilmemiş, açıklanmamış.

müsalemet: Emniyet ve güven içinde yaşama.

niza: Çekişme.

selm: Barış, esenlik.

taaddüd: Sayıca artma, çoğalma.

tamim: Umumîleşme, genelleştirme.

tekàrüb: Birbirine yakınlaşma.

tekessür: Çoğalma, artma.

tenevvü: Çeşitlenme.

tenevvü-ü şerâyi’: Şeriatların, dinlerin çeşitli olması.

zihniyet-i inhisar: Tekelcilik zihniyeti.

 

Okunma Sayısı: 8361
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Abdurrahman özakan

    4.7.2018 10:54:11

    Yazinin alt kisminda lugat olmasi cok faydali oluyor emegi gecenlere tesekkurler.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı