"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İmandan gelen hürriyet iki esası emreder

Risale-i Nur'dan
03 Ekim 2018, Çarşamba
ALTINCI KELİME

Müslümanların hayat-ı içtimaiye-i İslâ­miyedeki saadetlerinin anahtarı meşveret-i şer’iyedir. “Onların aralarındaki işleri istişare iledir.” [Şûrâ Sûresi: 38.] ayet-i kerîmesi, şûrâyı esas olarak emrediyor.

Evet, nasıl ki nev-i beşerdeki telâhuk-u efkâr ünvanı altında asırlar ve zamanların tarih vasıtasıyla birbiriyle meşvereti, bütün beşeriyetin terakkiyatı ve fünunun esası olduğu gibi en büyük kıt’a olan Asya’nın en geri kalmasının bir sebebi o şûrâ-i hakikiyeyi yapmamasıdır.

Asya kıt’asının ve istikbalinin keşşafı ve miftahı şûrâdır. Yani nasıl fertler birbiriyle meşveret eder; taifeler, kıt’alar dahi o şûrâyı yapmaları lâzımdır ki üç yüz, belki dört yüz milyon İslâm’ın ayaklarına konulmuş çeşit çeşit istibdatların kayıtlarını, zincirlerini açacak, dağıtacak, meşveret-i şer’iye ile şehamet ve şefkat-i imaniyeden tevellüd eden hürriyet-i şer’iyedir ki o hürriyet-i şer’iye, âdab-ı şer’iye ile süslenip Garb medeniyet-i sefihânesindeki seyyiatı atmaktır.

İmandan gelen hürriyet-i şer’iye iki esası emreder:

[Arabî bir ibare] Yani, iman bunu iktiza ediyor ki:

• Tahakküm ve istibdat ile başkasını tezlil etmemek ve zillete düşürmemek... Ve zalimlere tezellül etmemek.

• Allah’a hakikî abd olan, başkalara abd olamaz.

• Birbirinizi, Allah’tan başka kendinize rab yapmayınız. Yani, Allah’ı tanımayan, her şeye, herkese, nisbetine göre bir rububiyet tevehhüm eder, başına musallat eder.

• Evet, hürriyet-i şer’iye Cenâb-ı Hakk’ın Rahman, Rahîm tecellisiyle bir ihsanıdır ve imanın bir hassasıdır.

Yaşasın sıdk! Ölsün yeis! Muhabbet devam etsin! Şûrâ kuvvet bulsun! Bütün levm ve itap ve nefret, heva hevese tâbi olanlara olsun. Selâm ve selâmet, hüdaya tâbi olanlar üstüne olsun. Âmin...

Eski Said Dönemi Eserleri, Hutbe-i Şamiye, s. 257

LÛ­GAT­ÇE:

abd: Kul, köle.

âdâb-ı şer’iye: İslâmî edepler, kurallar.

fünun: Fenler, fen ilimleri.

Garb: Batı, Avrupa.

hassa: Özellik.

hayat-ı içtimaiye-i İslâmiye: İslâm’ın sosyal hayatı.

heva: Nefsin günah olan arzuları.

hüda: İstikametli yol, doğru yol, hidayet yolu.

hürriyet-i şer’iye: Şeriatın/dinin sınırlarını çizdiği hürriyet.

iktiza etmek: Lâzım gelmek, gerekmek.

istibdat: Baskı, baskıcı yönetim; hak ve hukuku tanımama, keyfî uygulama, zulüm ve tahakküm.

itab: Azarlama.

keşşaf: Keşfeden, açan.

levm: Kınama.

medeniyet-i sefihâne: Haram olan zevk ve eğlencelere vesile olan medeniyet.

meşveret-i şer’iye: Dine, Şeriata uygun olarak yapılan meşveret, istişare.

miftah: Anahtar.

rububiyet: Rablık, ilâhlık.

seyyiat: Kötülükler, günahlar.

sıdk: Doğruluk.

şehamet: Cesaret, yiğitlik.

şûrâ-i hakikiye: Hakikî şûrâ, gerçek meşveret, danışma.

tahakküm: Zorla hükmü altına alma.

telâhuk-u efkâr: Fikirlerin birbirine eklenmesi.

terakkiyat: İlerlemeler, gelişmeler.

tevehhüm etmek: Zannetmek, sanmak.

tevellüd etmek: Doğmak.

tezellül etmek: Kendini hor ve hakir göstermek; alçalmak, küçülmek.

tezlil etmek: Aşağılamak, küçük düşürmek, horlamak.

yeis: Ümitsizlik.

zillet: Hor ve hakir görülme.

Okunma Sayısı: 1250
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı