"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Karıncayı gözeten din, insanı ihmal etmez

Risale-i Nur'dan
21 Kasım 2018, Çarşamba

Sual: “Nasıl hürriyet imanın hassasıdır?”

Cevap: Zira rabıta-i iman ile Sultan-ı Kâinat’a hizmetkâr olan adam, başkasına tezellül ile tenezzül etmeye ve başkasının tahakküm ve istibdadı altına girmeye izzet ve şehamet-i imaniyesi bırakmadığı gibi başkasının hürriyet ve hukukuna tecavüz etmeyi dahi şefkat-i imaniyesi bırakmaz. Evet, bir padişahın doğru bir hizmetkârı, bir çobanın tahakkümüne tezellül etmez, bir bîçareye tahakküme dahi tenezzül etmez. Demek iman ne kadar mükemmel olursa, o derece hürriyet parlar. İşte Asr-ı Saadet...

(.........)

Sual: “Heyhat! Bize teselli veren şu ulvî emeli yeise inkılâb ettiren ve etrafımızda hayatımızı zehirlendirmek ve devletimizi parça parça etmek için ağızlarını açmış olan o müthiş yılanlara ne diyeceğiz?”

Cevap: Korkmayınız; medeniyet, fazilet, hürriyet, âlem-i insaniyette galebe çalmaya başladığından, bizzarure terazinin öteki yüzü şey’en feşey’en hafifleşecektir. Farz-ı muhal olarak, Allah etmesin, eğer bizi parça parça edip öldürseler; emin olunuz, biz yirmi olarak öleceğiz, üç yüz olarak dirileceğiz. Başımızdan rezâil ve ihtilâfatın gubarını silkip, hakikî münevver ve müttehid olarak kervan-ı benîbeşere pişdarlık edeceğiz. Biz, en şedid, en kavî ve en bâkî hayatı intâc eden öyle bir ölümden korkmayız. Biz ölsek de, İslâmiyet sağ kalır. O millet-i kudsiye sağ olsun. “Gelmesi muhakkak olan her şey, uzak da olsa yakındır.” [İbni Mace, Mukaddeme: 7/46.]

Sual: “Gayr-i müslimlerle nasıl müsâvî olacağız?”

Cevap: Müsâvât ise fazilet ve şerefte değildir, hukuktadır. Hukukta ise şah ve geda birdir. Acaba bir Şeriat “Karıncaya bilerek ayak basmayınız” dese, tazibinden men’ etse, nasıl benî Âdemin hukukunu ihmal eder? Kellâ! Biz imtisal etmedik. Evet, İmam-ı Ali’nin (ra) adi bir Yahudî ile muhakemesi ve medar-ı fahriniz olan Salâhaddin-i Eyyubî’nin miskin bir Hıristiyan ile mürafaası, sizin şu yanlışınızı tashih eder zannederim.

Eski Said Dönemi Eserleri, Münâzarât, s. 179-182

LÛ­GAT­ÇE:

an’ane-i İslâmiye: İslâmî gelenek.

dâr-ı harp: İslâm hukukunun yürürlükte olmadığı yabancı ülkeler.

ecnebî: Yabancı.

ehven-i şerri ihtiyar etmek: İki şerden daha az zararlı olanı tercih etmek.

elfaz: Lâfızlar, kelimeler, sözler.

erkân-ı İslâmiyet: İslâmın rükünleri, temel esasları.

Frengistan: Avrupa.

hâkketmek: Kazımak, oymak, tahrip etmek.

hüccet: Delil.

ıstılahat-ı şer’iye: Şer’î terimler, dinî terimler.

ihtida etmek: Hidayete ermek.

işârât-ı seb’a: Yedi işaret.

kelimat-ı mukaddese: Mukaddes kelimeler, kutsal sözcükler.

lisan-ı hal: Hal dili.

maâbid: Mabedler, ibadet edilen yerler.

maânî: Manalar.

meal-i icmâlî: Özet anlam.

medaris-i diniye: Dinî medreseler, eğitim kurumları.

mefahim: Mefhumlar, anlaşılan manalar.

mesağ: İzin, müsaade.

muhaverat-ı ehl-i İslâm: Müslümanların karşılıklı konuşmaları, fikir alış verişleri.

şeair-i İslâmiye: İslâma sembol olmuş iş ve ibadetler.

şevket: Büyüklük, heybet, görkem.

tağyir: Değiştirme, bozma.

tehcir etmek: Yerinden sürmek, yerinden çıkarmak.

zîşuur: Şuur sahibi.

Okunma Sayısı: 1579
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı