"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Mülk O’nundur, mülkünde istediği gibi tasarruf eder

Risale-i Nur'dan
09 Ağustos 2017, Çarşamba
Üçüncü Sualiniz: “Cenâb-ı Hak musîbetleri veriyor, belâları musallat ediyor. Hususan masumlara, hatta hayvanlara, bu zulüm değil mi?”

Elcevap: Hâşâ! Mülk O’nundur; mülkünde istediği gibi tasarruf eder. Hem, acaba, san’atkâr bir zat, bir ücret mukabilinde seni bir model yapıp, gayet san’atkârâne yaptığı murassa bir libası sana giydiriyor; hünerini, maharetini göstermek için kısaltıyor, uzatıyor, biçiyor, kesiyor, seni oturtuyor, kaldırıyor. Sen ona diyebilir misin ki, “Beni güzelleştiren elbiseyi çirkinleştirdin; bana oturtup kaldırmakla zahmet verdin”? Elbette diyemezsin. Dersen, divanelik edersin.

Aynen öyle de, Sâni-i Zülcelâl göz, kulak, lisan gibi duygularla murassa gayet san’atkârâne bir vücudu sana giydirmiş. Mütenevvi esmasının nakışlarını göstermek için seni hasta eder, mübtelâ eder, aç eder, tok eder, susuz eder, bu gibi ahvalde yuvarlatır. Mahiyet-i hayatiyeyi kuvvetleştirmek ve cilve-i esmasını göstermek için, seni böyle çok tavırlarda gezdiriyor. Sen eğer dersen, “Beni ne için bu mesâibe mübtelâ ediyorsun?” Temsilde işaret edildiği gibi, yüz hikmet seni susturacak.

Zaten sükûn ve sükûnet, atalet, yeknesaklık, tevakkuf, bir nevi ademdir, zarardır. Hareket ve tebeddül vücuddur, hayırdır. Hayat, harekâtla kemâlâtını bulur, beliyyat vasıtasıyla terakki eder. Hayat, cilve-i esma ile muhtelif harekâta mazhar olur, tasaffi eder, kuvvet bulur, inkişaf eder, inbisat eder, kendi mukadderatını yazmasına müteharrik bir kalem olur, vazifesini ifa eder, ücret-i uhreviyeye kesb-i istihkak eder.

Mektubat, s. 57

LÛ­GAT­ÇE:

adem: Yokluk.

atalet: Tembellik.

cilve-i esma: Allah’ın isimlerinin cilvesi, belirtileri.

libas: Elbise.

mahiyet-i hayatiye: Hayatın mahiyeti, özelliği.

mesâib: Musîbetler.

murassa: Değerli taşlarla süslenmiş.

mütenevvi: Çeşitli, türlü.

san’atkârâne: San’atla yapılmış bir tarzda.

Sâni-i Zülcelâl: Celâl sahibi ve her şeyi san’atla yaratan Allah.

sükûn: Durma.

tevakkuf: Durgunluk, durağanlık.

yeknesaklık: Monotonluk, tekdüzelik.

***

Risale-i Nur’dan Cezaevi Mektupları

İman ilâcı, her derde deva

 

Yirmi Beşinci Deva

Ey hasta kardeşler! Siz gayet nâfi’ ve her derde deva ve hakikî lezzetli kudsî bir tiryak isterseniz, imanınızı inkişaf ettiriniz. Yani, tevbe ve istiğfar ile ve namaz ve ubudiyetle, o tiryak-ı kudsî olan imanı ve imandan gelen ilâcı istimal ediniz.

Evet, dünyaya muhabbet ve alâka yüzünden, güya, âdeta ehl-i gafletin dünya gibi büyük, hasta, manevî bir vücudu vardır. İman ise, o dünya gibi zeval ve firak darbelerine, yara ve bere içinde olan o manevî vücuduna birden şifa verip, yaralardan kurtarıp hakikî şifa verdiğini pek çok risalelerde kat’î ispat etmişiz. Başınızı ağrıtmamak için kısa kesiyorum.

İman ilâcı ise, feraizi mümkün oldukça yerine getirmekle tesirini gösteriyor. Gaflet ve sefahet ve hevesat-ı nefsaniye ve lehviyat-ı gayr-i meşrûa, o tiryakın tesirini men eder. Hastalık madem gafleti kaldırıyor, iştihayı kesiyor, gayr-i meşrû keyiflere gitmeye mâni oluyor; ondan istifade ediniz. Hakikî imanın kudsî ilâçlarından ve nurlarından, tevbe ve istiğfarla, duâ ve niyazla istimal ediniz.

Cenâb-ı Hak sizlere şifa versin, hastalıklarınızı kefaretü’z-zünub yapsın. Âmin, âmin, âmin.

…..

“Allah’ım! Kalplerin tabibi ve ilâcı, bedenlerin afiyeti ve şifası, gözlerin nuru ve ziyası olan Efendimiz Muhammed’e, onun Âl ve Ashabına salât ve selâm eyle.”

[Hastalar Risalesi’nin sonu]

Lem’alar, s. 344

***

Aziz, Sıddık Kardeşlerim!

Ben bu fecirde her birinize karşı tam bir acımak hissettim. Birden, Hastalar Risalesi hatıra geldi, teselli verdi. Evet, bu musîbet dahi içtimaî bir nevi hastalıktır. O risaledeki ekser imânî devâlar, bunda da vardırlar.

Şuâlar, On Üçüncü Şuâ (Denizli Hapsi mektupları), mektup no: 32, s. 344

Okunma Sayısı: 1719
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı