"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Risale-i Nur, imanı kuvvetlendirip ahlâkı düzeltiyor

Risale-i Nur'dan
01 Aralık 2017, Cuma
Denizli Mahkemesi Müdafaalarından:

Makam-ı iddia, yüksek ehl-i vukufun raporuna bakmayarak, eski ve müşevveş ve nâkıs rapora binaen, acib tarzlarda bizi ittiham etmesinden hakikaten fevka’l-had müteessir bulunmaktayız. Bu insaflı mahkemenin müsellem insaflarına elbette yakıştırmayız. Hatta –temsilde hata olmasın– bir Bektaşîye, “Niçin namaz kılmıyorsun?” demişler. O da, “Kur’ân’da ‘Lâ takrabü’s-salâte’ […namaza yaklaşmayın. (Nisa Sûresi: 43.)] var” demiş. Ona demişler: “Bunun arkasını, yani ‘Ve entüm sükârâ’ [İçkiliyken. (Nisa Sûresi: 43.)]’yı da oku” denildiğinde, “Ben hafız değilim” demiş olması kabîlinden, Risale-i Nur’un bir cümlesini tutup, o cümleyi ta’dil ve neticeyi beyan eden âhirini almayarak, aleyhimizde verilmektedir. Takdim edeceğim müdafaanamemde, o iddianameye karşı mukayese edildiğinde bunun otuz-kırk misali görülecektir. 

Bu numunelerden lâtif bir vakıayı beyan ediyorum:

Eskişehir Mahkemesinde makam-ı iddianın nasılsa bir sehiv neticesi, Risale-i Nur’un iman derslerine “Halkları ifsad ediyor” gibi bir tabir ve sonradan o tabirden vazgeçtiği halde, Risale-i Nur Şakirdlerinden Abdürrezzak namında bir zat mahkemeden bir sene sonra demiş:

“Hey bedbaht! Otuz üç âyât-ı Kur’âniye işârâtının takdirine mazhar ve İmam-ı Ali’nin (ra) üç kerametinin ihbar-ı gaybîsiyle ve Gavs-ı A’zam’ın (ks) kuvvetli bir tarzda ihbarıyla kıymet-i diniyesi tahakkuk eden ve bu yirmi sene zarfında idareye hiçbir zararı dokunmayan ve hiç kimseye hiçbir zarar vermemesi ile beraber binler vatan evlâdını tenvir ve irşad eden ve imanlarını kuvvetlendiren ve ahlâklarını düzelten Risale-i Nur’un irşadlarına ‘ifsad’ diyorsun; Allah’tan korkmuyorsun. Dilin kurusun!” demiş.

Şimdi, bu şakirdin haklı olarak bu sözünü makam-ı iddia gördüğü halde, “Said, etrafına fesad saçmış” tabirini insafınıza ve vicdanınıza havale ediyorum.

B. S. N. Tarihçe-i Hayatı, Denizli Hayatı, s. 428

LÛ­GAT­ÇE:

fevka’l-had: Hadden fazla, aşırı derecede, pek çok.

ihbar-ı gaybî: Açıktan olmayan bir şekilde haber verme.

makam-ı iddia: Savcılık.

müsellem: Doğruluğu herkes tarafından kabul edilip teslim edilmiş.

sehiv: Hata, yanlış.

tenvir: Nurlandırma, aydınlatma.

***

Risale-i Nur’dan Cezaevi Mektupları

İnsan azıcık kuvvetiyle, Kâinat Ustası’nın kudretini anlar

 

İkinci vecih: İnsan, cüz’î iradesiyle ve azıcık ilmiyle ve küçücük kudretiyle ve zâhirî malikiyetiyle ve hanesini bina etmesiyle, bu Kâinat Ustası’nın malikiyetini ve sanatını ve iradesini ve kudretini ve ilmini, kâinatın büyüklüğü nisbetinde anlar, âyinedarlık eder.

Üçüncü Vecih’teki âyinedarlığın iki yüzü var: 

• Birisi: Esma-i İlâhiyenin ayrı ayrı nakışlarını kendinde göstermektir. Âdeta insan, camiiyetiyle kâinatın küçük bir fihristesi ve bir misal-i musağğarası hükmünde olup, umum esmanın nakışlarını gösteriyor.

• İkinci yüzü: Şuunat-ı İlâhiyeye âyinedarlık eder. Yani, kendi hayatıyla Zat-ı Hayy-ı Kayyum’un hayatına işaret ettiği gibi, kendi hayatında inkişaf eden sem’ ve basar gibi duyguların vasıtasıyla, Zat-ı Hayy-ı Kayyum’un sem’ ve basar gibi sıfatlarına âyinedarlık eder, bildirir.

Hem insan, hayatında bulunan ve inkişaf etmeyen ve his ve hassasiyet suretinde galeyan eden ve kesretli bir surette olan çok ince hayatî duygular, manalar ve hisler vasıtasıyla, Zat-ı Hayy-ı Kayyum’un şuunat-ı kudsiyesine âyinedarlık eder. Meselâ, o hassasiyet içinde, sevmek, iftihar etmek, memnun olmak, mesrur olmak, müferrah olmak gibi manalarla –Zat-ı Akdes’in kudsiyetine ve gınâ-i mutlakına münasip ve lâyık olmak şartıyla– o neviden olan şuunatına âyinedarlık eder.

(Devamı var)

Lem’alar, Otuzuncu Lem’a (Eskişehir Hapishanesi’nin Bir Meyvesi), Altıncı Nükte, s. 657

LÛ­GAT­ÇE:

basar: Görme.

camiiyet:  Kapsamlılık, çok niteliği içine alma.

inkişaf: Açılma.

gınâ-i mutlak: Sonsuz zenginlik, hiçbir şeye muhtaç olmama.

malikiyet: Sahip olma.

misal-i musağğara: Küçültülmüş örnek.

sem’: İşitme.

şuunat-ı İlâhiye: Allah’ın sıfatları, işleri, fiilleri.

Okunma Sayısı: 1169
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı