"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Tek bir iman hakikatini, dünya saltanatına değiştirmeyiz

Risale-i Nur'dan
25 Kasım 2017, Cumartesi
Bediüzzaman Said Nursî’nin Denizli Mahkemesi’nde Yaptığı Müdafaadan Bazı Kısımlar:

Hem, en garibi şudur ki: Bir yerde demişim: “Cenâb-ı Hakk’ın büyük nimetleri olan tayyare ve şimendifer ve radyoya büyük şükür ile mukabele lâzım iken, beşer şükür etmedi, tayyarelerle başlarına bomba yağdı. Ve radyo öyle büyük bir nimet-i İlâhiyedir ki, ona mukabil şükür ise, o radyo milyonlar dilli bir küllî hafız-ı Kur’ân olup bütün zemin yüzündeki insanlara Kur’ân’ı dinlettirsin (HAŞİYE) ve Yirminci Söz’de Kur’ân’ın medeniyet harikalarından gaybî haber verdiğini beyan ederken, bir âyetin işareti olarak, “Kâfirler şimendiferle âlem-i İslâmı mağlûp ederler” demişim. İslâmı bu harikalara teşvik ettiğim halde, bir sebeb-i ittiham olarak “Şimendifer, tayyare ve radyo gibi terakkiyat-ı hâzıra aleyhinde” diye, iddianamenin ahirinde beni evvelki müddeiumumînin garazlarına binaen ittiham eder.

Hem, hiçbir münasebeti olmadığı halde, bir adam Risale-i Nur’un ikinci bir ismi olan Risaletü’n-Nur tabirinden, “Kur’ân’ın nurundan bir risalettir, bir ilhamdır” demiş. İddianamede başka yerin verdikleri yanlış mana ile, güya “Risale-i Nur bir resuldür” diye, benim için bir sebeb-i ittiham tutulmuş.

Hem, müdafaatımda yirmi yerde kat’î bir surette hüccetlerle ispat etmişiz ki: Bütün dünyaya karşı da olsa, din ve Kur’ân ve Risale-i Nur’u alet edemeyiz ve edilmez. Ve biz, onların bir hakikatini dünya saltanatına değiştirmeyiz ve bilfiil öyleyiz. Bu dâvânın emareleri, yirmi senede binlerdir... Madem öyledir; ben ve biz bütün kuvvetimizle deriz: “Hasbünallahu ve ni’me’l-vekîl”

Said Nursî

HAŞİYE: Üstadımızın senelerce evvel haber verdiği ve temenni ettiği bir hakikat, memleketimizde de tahakkuk etmiş bulunuyor. Elhamdülillâh, şimdi radyomuzda Kur’ân okunuyor. İnşaallah öyle bir zaman gelecektir ki, Kur’ân hakîkatleri olan Risale-i Nur, radyolarla ders verilecek; beşeriyet büyük istifadelere nâil olacaktır. (Talebeleri)

B. S. N. Tarihçe-i Hayatı, Denizli Hayatı, s. 419

***

Risale-i Nur’dan Cezaevi Mektupları

Her şeyde birlik mührü var

(Dünden devam)

Şimdi bak, ism-i Hayy’ın arkasında ism-i Ferd’in cilve-i a’zamı, bütün kâinatı envaıyla, eczasıyla bir vahdet içine alıyor, her şeyin alnına bir sikke-i vahdet koyuyor, her şeyin yüzüne bir hatem-i ehadiyet basıyor, nihayetsiz ve hadsiz dillerle cilvesini ilân ettiriyor.

Şimdi ism-i Ferd’in arkasından ism-i Hakem’in cilve-i a’zamına bak ki, yıldızlardan zerrelere kadar, hayalin iki dürbünüyle temaşa ettiğimiz mevcudatın her birisini, cüz’î olsun küllî olsun, en büyük daireden en küçük daireye kadar, her birine lâyık ve münasip olarak, meyvedar bir nizam ve hikmetli bir intizam ve semeredar bir insicam içine almış, bütün mevcudatı süslendirmiş, yaldızlandırmış.

Sonra ism-i Hakem’in cilve-i a’zamı arkasından bak ki, ism-i Adl’in cilve-i a’zamıyla, İkinci Nüktede izah edildiği vecihle, bütün kâinatı, mevcudatıyla, faaliyet-i daime içinde öyle hayretengiz mizanlarla, ölçülerle, tartılarla idare eder ki, ecram-ı semaviyeden biri, bir saniyede muvazenesini kaybetse, yani ism-i Adl’in cilvesi altından çıksa, yıldızlar içinde bir herc ü merce, bir kıyamet kopmasına sebebiyet verecek.

İşte, bütün mevcudatın daire-i a’zamı, Kehkeşandan, yani Samanyolu tabir edilen mıntıka-i kübradan tut, tâ kan içindeki küreyvat-ı hamra ve beyzanın daire-i hareketlerine kadar her bir dairesini, her bir mevcudunu hassas bir mizan, bir ölçü ile biçilmiş bir şekil ve bir vaziyetle, baştan başa, yıldızlar ordusundan tâ zerreler ordusuna kadar bütün mevcudatın emr-i “kün feyekûn” [“Ol!” der; oluverir. (Yâsin Sûresi: 82.)]’den gelen emirlere kemal-i musahhariyetle itaat ettiklerini gösteriyor.

(Devamı var)

Lem’alar, Otuzuncu Lem’a (Eskişehir Hapishanesi’nin Bir Meyvesi), Altıncı Nükte, s. 655

Okunma Sayısı: 1390
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı