Lem'alar - page 1067

nurlarla ıslah olmaları gibi çok emarelerle, inayet-i
rabbaniyenin yetiştiğini ifade ettikten sonra, genç-
liğinde ahir ömrünü mağarada geçirmek arzusuna
mukabil, bu mağaraların hapishanelere, inzivalara,
çilehanelere, mutlak tecrit hücrelerine çevrilip, Yu-
sufiye medreseleri olarak kur’ân ve imanın hakikat-
lerine mücahidâne bir surette hizmet ettirdiğini ve o
çileli hapislerde üç hikmet ve Hizmet-i nuriyeye ve
üç ehemmiyetli fayda bulunduğunu beyan eden
ehemmiyetli bir ricadır.
Yirmi Altıncı Lem’anın Zeyli
Yirmi Birinci Mektup (İhtiyar peder ve validelere
hürmet hakkında) olup Mektubat’ta derç edilmiştir.
YirmiYedinciLem’a. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .
582
eskişehir Mahkeme Müdafaası olup
Tarihçe-i
Hayat
’ta ve tamamı teksir
Lem'alar
mecmuasında
neşredilmiştir.
YirmiSekizinciLem’a
(1)
. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .
583
eskişehir Hapishanesinin hatırası olup Yirmi se-
kiz nüktedir.
BİrİNCİ NüKte
. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .
583
Hazret-i İmam-ı Ali radıyallahü Anhü, kaside-i
Ercuze’
sinde,
(2)
Gk
Ò/
£r
°ùn
J r
ä n
ô u
£o
°S m
ºr
é o
Y o
±o
ôr
Mn
G
deyip, bu
zamanda tamim edilen ecnebi harflerine bakıp, bu
cümledeki harflerin cifrî ve ebcedî rakamlarının bu
Lem’aLar | 1067 |
f
iHriST
hürmet:
saygı.
ifade etmek:
anlatmak.
iman:
Allah’a ve diğer iman esas-
larına inanma, inanç.
inayet-i rabbaniye:
besleyen,
büyüten, yetiştiren bütün varlık-
ları uyum içinde sevk ve idare
eden Allah’ın yardımı.
inziva:
dünya işlerini bırakma, bir
köşeye çekilme, vaktini ibadetle
geçirme.
işaret:
gösterme, bildirme.
lem’a:
parıltı.
mukabil:
karşı, karşılık olarak.
mutlak:
yalnız, tek.
mücahidâne:
Allah rızası için, din
uğruna cihad edercesine, savaşır-
casına.
müdafaa:
savunma.
neşredilmek:
yayınlanmak.
nükte:
ince manalı söz; ancak dik-
katle anlaşılabilen mana.
peder:
baba.
radıyallahü anh:
Allah Ondan razı
olsun.
rica:
istek, ümit.
suret:
şekil, biçim, tarz.
tamim edilen:
genelleştirilen, her-
kese yayılan.
tarihçe-i Hayat:
Bediüzzaman
Hazretlerinin hayatını anlatan ki-
tap.
tecrit:
yalnız başına bırakılma.
vaki’:
geçmiş, olmuş; rastlanan,
karşılaşılan.
valide:
anne.
Yusufiye medresesi:
Hz. Yusuf
medresesi; Hz. Yusuf hapishanede
bulunduğu için Allah yolunda
mahkûm olanların kaldığı hapis-
hanelere bu isim verilir
zeyil:
ek, ilâve.
ahir:
son.
beyan etmek:
açıklamak, an-
latmak.
cifrî:
cifir hesabına ait; harflere
verilen sayı değerleri ile iba-
relerden geleceğe veya geçen
hâdiselere, tarih veya isme
dair işaretler çıkarma ilmine
ait.
çilehane:
dervişlerin vakitlerini
ibadetle geçirdikleri, sıkıntı
çektikleri kapalı yer.
çileli:
sıkıntılı, zahmetli; zor-
luklarla dolu.
derç edilmek:
içine konulmak,
yerleştirilmek.
ebcedî:
Arab alfabesinin ilk
tertibi ve harflerinin taşıdığı
sayı değerlerine dayanan he-
sap sistemine ait.
ecnebi:
yabancı.
ehemmiyet:
önem.
ercûze:
Hz. Ali tarafından ya-
zılan ve istikbalden haber ve-
ren vezinli kaside.
hakikat:
gerçek.
hikmet:
İlâhî gaye, gizli sebep.
hizmet-i nuriye:
nur hizmeti,
Risale-i Nur’a çalışmak.
hücre:
küçük oda.
1.
Fihristin sonunda bir kısmı derç edilen bu Lem’anın fihristi tam olarak buraya konuldu. (Na-
şirler)
2.
Satır satır yazılan, birtakım yabancı (Arabca olmayan) harflerdir.
1...,1057,1058,1059,1060,1061,1062,1063,1064,1065,1066 1068,1069,1070,1071,1072,1073,1074,1075,1076,1077,...1406
Powered by FlippingBook