Lem'alar - page 500

bu risalenin müellifinin said ismine, bir tek fark ile yine
tevafuk ediyor.
(HaşİYe)
Yalnız, risalenin ünvanına ait yazı-
daki bir
elif
hesaba dahil edilmemiştir.
Cây-ı hayrettir ki, süleyman rüştü’nün yazdığı nüsha,
hiç
elif
hatıra gelmeden ve düşünmeden, yüz on dört
elif
,
yüz on dört şifa-i kudsiyeyi tazammun eden yüz on dört
suver-i kur’âniyenin adedine tevafukla beraber,
(1)
l
ABG n
hn
O m
ABG n
O u
?o
µp
d n
ƒo
gn
h
şeddeli lâm bir sayılmak cihetiyle, yüz
on dört harfine tam tamına tevafuk ediyor.
12
YirmiBeşinciLem’anınZeyli
On Yedinci Mektup olup, Mektubat mecmuasına
idhal edildiğinden buraya derç edilmedi.
90
HaşİYe:
Madem keramet-i Aleviyede ve gavsiyede,
Said’
in ahirinde
nida için vazedilmiş bir
elif
var,
Saidâ
olmuş; belki fazla olan bu
elif
o
elif’
e bakıyor.
Re’fet, Hüsrev
ahir:
son, sonunda.
cây-ı hayret:
hayret edilen, hayret
uyandıran.
cihet:
yön, taraf.
dahil etme:
katma, içine alma.
derç etme:
yerleştirme.
elif:
Arab alfabesinin ilk harfi.
haşiye:
dipnot.
idhal etme:
dahil etme, içine
alma, katma.
ihtar:
ikaz, uyarı.
Kerameti aleviye ve Gav-
siye
: Hz. Ali ve Abdülkadir
Geylânî’nin kerameti.
lem’a:
parıltı.
mektubat:
Risale-i Nur Külli-
yatının dört büyük kitabından
birinin adı.
müellif:
telif eden, yazar.
nida:
sesleniş.
nüsha:
yazılı sayfa, kopya.
suver-i Kur’âniye:
Kur’ân’ın
sureleri.
şifa-i kudsiye:
mukaddes, te-
miz bir kaynaktan gelen iyi-
leştirici şifa.
tazammun:
ihtiva etme, içine
alma.
tevafuk:
uygun gelme.
vazedilmek:
konulmak, yer-
leştirmek.
zeyil:
ek, ilâve.
1.
Bu kitap her derde dermandır. (Müslim, 4:1729; Feyzü’l-Kadîr, hadis no: 7306.)
Y
irmi
B
eşinci
l
em
a
| 500 | Lem’aLar
1...,490,491,492,493,494,495,496,497,498,499 501,502,503,504,505,506,507,508,509,510,...1406
Powered by FlippingBook