Lem'alar - page 931

Hem nasıl ki hayat, cüz’iyatı adedince ve zîhayat efra-
dı sayısınca,
Zat-ı Hayy-ı Kayyum’
un vahdetine şahadet
eden imzalar ve mühürlerdir; öyle de, ihya ve diriltmek
fiili dahi, efradı adedince tevhide imza basıyor. Meselâ,
ihyanın bir ferdi olan ihya-i arz, güneş gibi parlak bir şa-
hid-i tevhiddir. Çünkü, baharda zeminin dirilmesinde ve
ihyasında üç yüz bin envaın ve her nev’in hadsiz efradı
beraber, birbiri içinde, noksansız, kusursuz, mükemmel,
muntazam ihya edilir ve dirilirler. evet, böyle bir tek fiille
hadsiz muntazam fiilleri yapan, elbette bütün mahlûkatın
hâlıkıdır ve bütün zîhayatları ihya eden
Hayy-ı Kay-
yum’
dur ve rububiyetinde iştiraki mümkün olmayan bir
Vahid-i Ehad’
dir.
şimdilik hayatın hassalarından bu kadar az ve muhta-
sar yazıldı. Başka hassaların beyanı ve tafsilâtını risale-i
nur’a ve başka zamana havale ediyoruz.
Hatime
İsm-i Azam herkes için bir olmaz; belki ayrı ayrı olu-
yor. Meselâ, İmam-ı Ali radıyallahü Anhın hakkında
Ferd, Hayy, Kayyum, Hakem, Adl, Kuddüs;
altı isimdir.
Ve İmam-ı Azamın İsm-i Azamı
Hakem, Adl;
iki isimdir.
Ve gavs-ı Azamın İsm-i Azamı yâ
Hayy
’dır. Ve İmam-ı
rabbanînin İsm-i Azamı
Kayyum’
dur
;
ve hakeza pek çok
zatlar daha başka isimleri İsm-i Azam görmüşlerdir.
Lem’aLar | 931 |
o
Tuzuncu
l
em
a
Kuddüs:
kâinattaki her şeyin te-
miz olmasını sağlayan kusur ve
noksanlıklardan uzak olan Cenab-
ı Hak.
kusur:
eksiklik, noksan.
mahlûkat:
Allah tarafından yara-
tılanlar.
meselâ:
örneğin.
muhtasar:
kısaltılmış, özet.
muntazam:
intizamlı, düzgün.
mühür:
damga.
nevi:
çeşit, tür.
noksan:
eksik.
rububiyet:
Cenab-ı Allah’ın her
mahlûka muhtaç olduğu şeyleri
vermesi, terbiye, idare ve maliki-
yeti.
şahadet:
şahitlik.
şahid-i tevhid:
Allah’ın birliğinin
şahit ve delilleri.
tafsilât:
izahlar, etraflı olarak bil-
dirmeler.
tevhid:
Allah’ın birliği.
vahdet:
birlik.
Vahid-i ehad:
bir olan ve birliği
her bir şeyde tecelli eden Allah
(c.c.).
zat:
kişi, şahıs.
Zat-ı Hayy-ı Kayyum:
varlığı, diri-
liği her an için olup gökleri ve yer-
leri her an için tutan; her şeye, her
hususta iktidarı yeten zat, Allah.
zemin:
yeryüzü.
zîhayat:
hayat sahibi.
adl:
adalet sahibi ve her hak
sahibine hakkını veren Allah.
beyan:
anlatma, izah.
cüz’iyat:
değersiz, ufak tefek
şeyler.
efrat:
fertler, bireyler.
enva:
çeşitler, türler.
Ferd:
tek, yalnız, eşi bulunma-
yan Allah.
fiil:
iş, hareket.
Gavs-ı azam:
en büyük gavs,
Abdülkadir-i Geylânî Hazretle-
rinin lâkabı.
hadsiz:
sınırsız, sonsuz.
Hakem:
haklı ile haksızı ayıran
ve her işi bir hikmete göre
olan Cenab-ı Hak.
hakeza:
böylece, bunun gibi.
Hâlık:
her şeyi yoktan var
eden, yaratıcı; Allah.
hassa:
özellik, nitelik.
Hatime:
son söz.
havale etme:
bir işi veya bir
şeyin yetkisini başkasına bı-
rakma, devretme.
Hayy:
gerçek hayat sahibi
olan, Allah.
Hayy-ı Kayyum:
her hususta
iktidarı olan, her canlıya hayat
veren ve onları ayakta tutan,
Allah.
ihya:
diriltme, hayat verme.
ihya-i arz:
yeryüzünün diriltil-
mesi.
İmam-ı azam:
Hanefî mezhe-
binin kurucusu Ebu Hanife
Hazretleri.
İsm-i azam:
Cenab-ı Hakkın
bin bir isminden en büyük ve
manaca diğer isimleri kuşat-
mış olanı.
iştirak:
ortak olma.
Kayyum:
her şeyin varlığı
onunla ayakta duran ve de-
vam eden Allah.
1...,921,922,923,924,925,926,927,928,929,930 932,933,934,935,936,937,938,939,940,941,...1406
Powered by FlippingBook