Sözler - page 523

tasavvur-u zevaldeki elem kalbi kanat›yor; müfarakat›nda
parçal›yor, cezay› dahi çektiriyor.
fiimendifer hademesi demiflti: “Befl kurufl ver. Onlar-
dan istedi¤in kadar verece¤im.” Onun tabiri fludur ki:
‹nsan›n helâl sa’yiyle meflru dairede gördü¤ü zevkler,
lezzetler keyfine kâfidir, harama girmeye ihtiyaç b›rak-
maz. Sair k›s›mlar› sen tabir edebilirsin.
DÖRDÜNCÜ NÜKTE
‹nsan, flu kâinat içinde pek nazik ve nazenin bir çocu-
¤a benzer. Zaaf›nda büyük bir kuvvet ve aczinde büyük
bir kudret vard›r. Çünkü, o zaaf›n kuvvetiyle ve aczin
kudretiyledir ki, flu mevcudat, ona musahhar olmufl.
E¤er insan zaaf›n› anlay›p, kàlen, hâlen, tavren dua etse
ve aczini bilip istimdat eylese, o teshirin flükrünü eda ile
beraber, matlûbuna öyle muvaffak olur ve maksatlar›
ona öyle musahhar olur ki, iktidar-› zatîsiyle onun aflr-›
miflar›na muvaffak olamaz. Yaln›z, baz› vakit, lisan-› hâl
duas›yla hâs›l olan bir matlûbunu, yanl›fl olarak kendi ik-
tidar›na hamleder.
Meselâ, tavu¤un yavrusunun zaaf›ndaki kuvvet, tavu-
¤u aslana sald›rt›r. Yeni dünyaya gelen aslan›n yavrusu,
o canavar ve aç aslan› kendine musahhar edip, onu aç
b›rak›p kendi tok oluyor. ‹flte, cây-› dikkat, zaaftaki bir
kuvvet ve flayan-› temafla bir cilve-i rahmet!..
Nas›l ki, nazdar bir çocuk, a¤lamas›yla, ya istemesiy-
le, ya hazin hâliyle, matlûplar›na öyle muvaffak olur ve
SÖZLER | 523
Y
‹RM‹
Ü
ÇÜNCÜ
S
ÖZ
ran›flla.
haml:
yükleme; isnat etme.
haram:
‹slâmiyetçe yasaklanan
ifller.
hazin:
hüzünlü, üzüntülü.
iktidar-› zatî:
kendi zat›n›n kuv-
veti.
istimdat:
yard›m isteme.
kâfi:
yeterli.
kâinat:
bütün âlemler.
kàlen:
sözle, söyleyerek.
kudret:
güç, kuvvet.
lisan-› hâl:
hâl dili.
maksat:
gaye, istek.
matlûp:
istek, istekler, arzu.
meflru:
dinin müsaade etti¤i.
mevcudat:
varl›klar.
musahhar:
boyun e¤en, emir al-
t›na giren.
muvaffak:
baflar›l›, ulafl›r.
müfarakat:
ayr›lma.
nazdar:
nazl›.
nazenin:
nazl›.
nazik:
narin, ince.
nükte:
ince söz ve mana.
sair:
di¤er.
sa’y:
çal›flma.
flayan-› temafla:
seyretmeye de-
¤er.
flimendifer:
tren.
tabir:
yorum, yorumlama.
tasavvur-u zeval:
her hangi bir
fleyin yok olaca¤›n› düflünme.
tavren:
tav›rla, davran›flla.
teshir:
boyun e¤dirme.
vakit:
zaman.
zaaf:
zay›fl›k.
acz:
zay›fl›k, güçsüzlük.
aflr-› miflar:
yüzde bir.
cây-› dikkat:
dikkate edile-
cek nokta.
cilve-i rahmet:
rahmet gö-
rüntüsü.
dua:
Allah’a yalvarma, iste-
me.
eda:
ödeme.
elem:
ac› üzüntü.
hademe:
hizmetçi.
hâlen:
hâl ile, hareketle, dav-
1...,513,514,515,516,517,518,519,520,521,522 524,525,526,527,528,529,530,531,532,533,...1482
Powered by FlippingBook