"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bütün darbelere karşı çıkan tek gazete Yeni Asya'dır

05 Ağustos 2016, Cuma 13:00
Yeni Asya Medya Grup Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Yavuz Yiğitoğlu, "Türkiye’de bugüne kadar yapılmış bütün darbelere karşı çıkan tek gazete Yeni Asya’dır. Yeni Asya cemaati her türlü darbenin karşısındadır, demokrasiden yanadır" dedi.

Röportaj: N. Nur Ener / nnurener@ye­ni­as­ya.com.tr

Yeni Asya’nın Türkiye’nin  darbeler tarihindeki genel duruşunu değerlendirir misiniz?

Bildiğiniz gibi Yeni Asya 21 Şubat 1970’de kuruldu. Ondan önce haftalık yayınlanan İttihad gazetesi de 1967’de yayın hayatına girdi. O günden itibaren Türkiye’de yapılmış, ya yarım kalmış veya tam olarak yapılmış bütün darbe ve ihtilâllere karşı çıkmış bir gazete. Bu duruş bir cemaatin gazete lisanıyla darbeler gibi antidemokratik olaylar karşısındaki genel tavrını ifade etmektedir; yani bir bütün olarak Yeni Asya cemaati her türlü darbe girişiminin karşısındadır. Hem de en yüksek seviyede karşı çıkmıştır. 1960 ihtilâlinde Yeni Asya gazetesi yok; ama cemaati var. Ve bu cemaat 1960 darbesine karşı çıkmıştır. 12 Mart 1971’de yapılmış bir muhtıra var. Bu muhtıraya gene çok kararlı bir şekilde karşı çıkılmıştır. Sonra onu takiben 12 Eylül 1980’de yapılmış darbeye de net bir şekilde karşı çıkış söz konusudur. Öyle ki, 80 ihtilâlinden sonra yapılmış anayasaya karşı çıkan, “Hayır!” diyen tek cemaattir. Yeni Asya cemaati darbe anayasasına “Hayır!” diyen tek cemaat olarak tarihteki yerini almıştır; ve bunun bedelini çok ağır şekilde ödemiştir. Gazete, bu tavrından ötürü 470 gün kapatılmıştır. Bunu başka sair birçok baskılar takip etmiştir; ama hiçbir şekilde Yeni Asya yolundan vazgeçmemiştir. Dolayısıyla diyebiliriz ki; darbelere karşı oluş noktasında bizim kadar temiz sicile sahip başka herhangi bir grup ya da cemaat yoktur. Darbeler ve ihtilâller konusunda, demokrasiye karşı yapılan kalkışmalar konusunda sicilimizde en küçük bir leke yoktur. 

‘Ekmeksiz yaşarım, hürriyetsiz yaşayamam’

Yeni Asya bu duruş ve prensiplerini neye göre belirliyor peki?

Yeni Asya’nın bu çizgisi elbette ki varlık sebebi olarak bildiği, naşir-i efkârı olmakla iftihar ettiği Risale-i Nur hakikatlerine ve Bediüzzaman’ın hayat çizgisine yaslanmaktadır. Bizler “Ekmeksiz yaşarım, hürriyetsiz yaşayamam” diyerek hürriyeti her şeyden daha değerli gören, onca dayatma, hapis ve işkenceler karşısında hakkı ve hakikati haykırmaktan çekinmeyen Üstadımızdan aldığımız dersle bu çizgiyi belirlemeye çalışıyoruz. 

Darbeler tarihimize bir yenisi daha eklendi. 15 Temmuz kanlı darbe girişimini nasıl değerlendiriyorsunuz? 

Maalesef ülkemiz kanlı bir darbe girişimine sahne oldu. Elim hadiseler yaşandı. 15 Temmuz’da yapılan darbe girişimindeki pozisyonumuz da geçmişimizdeki pozisyonlarımız ile aynıdır. Seçimle gelmiş bir hükümetin antidemokratik yollarla görevden uzaklaştırılmasını tasvip etmemiz mümkün değildir. Bu bir partiye oy vermek ya da vermemek meselesi değildir; artık ülke meselesidir, gelecek meselesidir. Darbeler her zaman, barışa, kardeşliğe, ülke bütünlüğüne, hak ve hürriyetlere ve milletin geleceğine kast etmiştir. Aynen Üstadımız gibi, ne yandan gelirse gelsin, kimin eliyle gelirse gelsin darbelere ve müstebit uygulamalara sille vurmak bizim de görevimizdir. Bu vesile ile şunu da ifade edelim ki; geçmişte veya bugün; daha düne kadar tabiri caizse darbe şakşakçılığı yapan, darbecilerle bir arada gözükmekten çekinmeyen birçok insan ya da grup birtakım menfaatlerinden dolayı belki şimdi darbeye karşı gibi duruyor gözükebilir. 12 Eylül, 28 Şubat gibi yakın tarihimiz incelendiğinde ne demek istediğim daha iyi anlaşılabilir. Bizim için ise asla böyle bir şey söz konusu olmadı, olamaz. 

15 temmuz’u kim yaptı?

Sizce bu darbe kimler tarafından yapılmıştır?

Olaylar henüz daha inceleme safhasında. Henüz bu konular ile alâkalı mahkemelerin yaptığı bir tesbit yok. Tahminler var. Fethullah Gülen grubuna mensup olduğu iddia edilen bir takım kliklerin bu darbenin içinde olduğuna dair ciddî belirtiler de var. Ancak kamuoyunun da malûmu olduğu üzere, darbe girişimin arka planıyla ilgili çok ciddî sorular var. Tam da Bediüzzaman’ın 31 Mart hadisesiyle ilgili söylediği “Zemin bataklık, dam ve plan serilmişti” dediği bir durum. Üstad hep kökü dışarıda olan, eli bize de uzanan bir zındıka komitesinden bahseder. Şu durumda anlaşılan odur ki, bunun içeriden kaynaklanan birtakım sebeplerinin yanında dış destekli olduğu da açık. Zaten Türkiye’de şimdiye kadar, 15 Temmuz da dahil olmak üzere, yapılmış darbe ya da ihtilâllerin tamamı dış desteklidir. Hatta projelendirilmesi de gene dışarıda yapılmıştır. Bunun içerideki ve dışarıdaki uzantılarını biz bilemeyiz, bunu bulmak görevimiz de değil. Ancak yine görünenden ve yapılanlardan hareketle Üstad gibi “Herkesin bir fikri var. Ben de hürüm; selâmet-i vatan için bir fikrim var” diyebiliriz ve ülkenin selâmeti için Risale-i Nur prensiplerinden yola çıkarak bazı şeylere dikkat çekebiliriz. Şunları sorabiliriz meselâ: Tunus’ta başlayan,  Arap Baharı diye isimlendirilen, İslâm coğrafyasının tamamını kasıp kavuran, yüz binlerce Müslümanın kanının dökülmesine sebep olan, canlar yakan, ocaklar söndüren, İslâm coğrafyasını parçalayan bir mel’un proje var. Bu hareketin bir devamı olarak Türkiye’de neler planlanmıştır, 15 Temmuz bunun neresindedir? BOP ile bu darbe girişimi arasında nasıl bir bağlantı kurulabilir?  Bu girişim bazı iç hedeflere mi yöneliktir? Meselâ bu darbe girişimi ile  Fethullah Gülen Grubu her yönüyle tasfiye edilmektedir; ama görebildiğimiz kadarıyla bu cemaatle ilgisi olmayanlardan da görevlerinden uzaklaştırılanlar var. Bu tasfiye 2004 MGK kararlarının bir devamı mıdır ve diğer cemaatlere de uzanacak mıdır? Bu işlemler cadı avına dönüşmeden, adalet ve hakkaniyet çerçevesinde yapılabilecek midir? Bunlar bizim sormamız gereken sorulardır. 31 Mart hadisesi sonrasında Üstad Hazretleri yöneticilere imtiyazcılığın kaldırılmasını, masumların hakkının korunmasını, adaleti tavsiye ederek “Müsemma-i meşrûtiyet hak, sıdk, muhabbet ve imtiyazsızlık üzerine beka bulacaktır” diyor. Biz de aynı tavsiyede bulunabiliriz ve bulunuyoruz. 

O zamanlarda da Ergenekoncu ilân edilmiştik

15 Temmuz darbe girişiminde diğer darbelerden farklı bazı yönler var. Çelişkili açıklamalar, hâlâ cevap bekleyen sorular var. Sizin bu konudaki görüşünüz nedir?

Arka planını bilemediğimiz bir darbe girişimi. Önceki darbeleri biz yaşadık. Darbeler emir komuta içerisinde yapılıyordu. Her darbenin bir lideri vardı; bu anlamda bu darbe öksüz kaldı. Bu darbenin anası babası yok. Başlangıçta ilk açıklamada Akın Öztürk lider olarak gösterildi. Sonra bu konuda çelişkili açıklamalar oldu. Şu an darbenin fiilî lideri belli değil. Hükümet kanadı tarafından FETÖ deniyor, ama bu konuda henüz mahkemeler bir şey söylemiş değil; yani FETÖ ibaresinin mahkemece tescili yok. Bu noktadan meseleye temkinli yaklaşıyoruz, tıpkı ETÖ’-deki gibi... Ergenekon sürecinde ETÖ dendi ve bazı masumlar da süründürüldü. Bu hukuksuzluklara dikkat çektiğimizde de birileri tarafından Ergenekoncu ilân edilmiştik. Dün orada olanlar bugün başka yerde, acayip savrulmalar var. Bugün burada olanlar yarın nerede olurlar? Böyle bir garabet var. 

Diğer darbeler çok etkili darbelerdi. Ne 60 ihtilâlinde, ne 71 muhtırasında, ne 80 ihtilâlinde böyle bir durum yaşanmadı. Bu darbe girişiminin amaçlarından biri sanki devleti güçsüz ve âciz bir duruma düşürmekti. Çünkü birçok kurum bu süreçte yıprandı, yıpranmaya devam ediyor. Bazı kurumlar tamamen kapatıldı. 15 Temmuz sürecinde çok dağınık bir görüntü oluştu. Akşam saat 8’de Boğaz Köprüsü’nün bir tarafını trafiğe kapatıyorsun, öbür tarafı çalışıyor. Ankara’da gidip Meclis’i bombalıyorsun; sonra Cumhurbaşkanı Hande Fırat’ın telefonuyla ahaliye ulaşıyor. Takip eden günlerde ‘Eniştem haberdar etti’ diyor. Başbakan “Eşimden dostumdan öğrendim” diyor. “Kastamonu yollarında önümü kestiler, geri vitese takıp canımı kurtardım” diyor. Kuvvet Komutanları düğünde dernekte. Tam ne olduğu belli olmayan garip bir durum. Net olan şey, devlet hiç bu kadar güçsüz duruma düşmedi, bu kadar zayıf ve dağınık bir görüntü vermedi. 

DEVAM EDECEK...

Okunma Sayısı: 9767
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Mehmet a

    10.8.2016 23:42:45

    Darbelere sadece yeni asya gazetesi ve yeni asya cemaati karşıydı demek haksızlık olur. Darbeleri destekleyen hiçbir grup veya cemaat yok. Ancak hile ve entrikalar olunca kurban bulmak zor değil. Bu akıl ve idrak sahibi herkes biliyor.

  • Abdurrahman KOÇAK

    5.8.2016 15:59:23

    Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz kaidesince Yeni Asya darbelere karşı duruşu ve demokrasi konusunda rüştünü ispat etmiştir. Elhamdülillahi Haza Min Fadli Rabbi...Yeni Asya amasız fakatsız darbelere karşıdır..Gerçek demokrattır...

  • kubilay

    5.8.2016 10:52:22

    bütün görüşlerinize iştirak ediyor ömür boyu bu hat üzerinden hak ve hakikatten sapmadan hizmetimizin devamını diliyorum.camia olarak yaptıklarımız ortada durum böyleyken tarafgir ve hissi davranarak enesini tatmin etmeye çalışan ve camiamıza zarar vermek isteyen(dahilde olsun hariçte olsun)itlere de aldırmadan kervan yol alsın inşaallah.tek kişi de kalsak adaletten ayrılmadan gammazlara müfterilere menfaat düşkünlerine mevki peşinde koşanlara aldırmadan sırf lillah için hizmet edececeğimize namus ve şeref sözü veriyoruz.

  • YAHYA YILDIZ

    5.8.2016 08:22:20

    OMER BEY EFENDININ YENI ASYA CAMIASI ADINA DIGER YAZARLARIMIZ GIBI BU YIGITCE, MERTCE VE REALIST YAKLASIMINDAN DOLAYI CANI GONULDEN TEBRIK EDER BIR OMUR BOYU HAK VE HAKIKATTEN, IHLAS VE SAMIMIYETTEN AYIRMASIN....

  • Ahmet

    5.8.2016 03:53:38

    Bir ;herkes ispatlanana.kadar masumdur.Cemaatte oyle.Ama bastan verilmis bir infaz kararinin uygulandigini gormek icin buyuk bir alim olmaya gerek yok.

  • Mehmet

    5.8.2016 00:29:30

    Ömer Yavuz Yiğitoğlu ağabeye Teşekkürlerimi sunar bu hakikatli ve faydalı röportajından dolayı tebrik ediyorum...

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı