"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İLÂHİYATÇI YAZAR SÜLEYMAN KÖSMENE: Alkol, insanî ve İslâmî değerleri yıkar

23 Eylül 2012, Pazar
iSLÂMIN HEDEFİ, ŞU BEŞ DEĞERİ KORUMAKTIR: dİN, CAN, AKIL, NESİL VE MAL. aLKOL BU BEŞ DEĞERİ YIKAR. ALKOL, ÖNCE AKLI GİDERİR. HASTALIKLARA YOL AÇAR. NESLİ MAHVEDER VE DİNÎ HAYATA ZARAR VERİR.
İLÂHİYATÇI YAZAR SÜLEYMAN KÖSMENE: Alkol, insanî ve İslâmî değerleri yıkar

Alkolün haram olmasının asıl sebebi nedir?

İslâm dininin hedefi, şu beş değeri korumaktır: Din, can, akıl, nesil ve mal.
Alkollü içki, bu beş değeri yıkar. Nitekim Peygamber Efendimizin (asm) ifadesiyle, “İçki bütün kötülüklerin anasıdır.”  
İçki önce ve derhal aklı giderir. Bünyede kalıcı hastalıklara yol açar. Canı ve nesli mahveder. Maddî anlamda insanı sarsar. Dinî hayata zarar verir.
İçkiyi haram kılan âyet, bu yasağın gerekçesini ve hikmetini de açıklamıştır: “Ey Îman edenler! İçki, kumar, putlar ve fal okları şüphesiz şeytan işi pisliklerdir. Bunlardan kaçının ki, saadete eresiniz. Şüphesiz şeytan, içki ve kumar yüzünden aranıza düşmanlık ve kin sokmak ve sizi Allah’ı anmaktan ve namaz kılmaktan alıkoymak ister. Artık bunlardan vazgeçersiniz değil mi?”  diyor.

İçkinin zararları nelerdir?

İçki; sinir sistemini, beyin damarlarını, omurilik ve çevre sinirlerini çok çabuk yıpratır. Beyin üzerinde öldürücü darbeleri vardır. Beyin sinirlerini zedeleyerek kısmî felçlere ve muhtelif hastalıklara sebep olur. Göz sinirlerini tahrip ederek gözlerin bozulmasına neden olur. Kalp hücrelerini zedeler ve yorar. Böbrekte yara açar, kanın süzülmesini aksatır. Yaralı böbrek idrardaki zehirleri süzemez hale gelir. Bu zehirli maddeler kana karışır ve “üremi” denilen kan zehirlenmesine yol açar. Damarlarda kireçlenme meydana getirir. Bu ise erken bunamaya sebep olur. Hücreleri uyuşturur, vücudun hastalıklara karşı mukavemetini kırar. Karaciğerin, kan yığılmasıyla önce büyümesine, sonra büzülmesine yol açar.
İçkinin ruh üzerindeki zararları ise çok daha vahimdir: Zihin, dikkat, şuur ve irâde üzerinde korkunç dağınıklıklara sebep olur. Şiddetli ümitsizlik ve karamsarlık doğurur. Dikkat, şuur ve irâdenin zayıflamasıyla kavgalara, cinâyetlere, aile geçimsizliklerine, nice yuvaların yıkılmasına, nice dostlukların bozulmasına, nice acı trafik kazalarına ve nice âsâyişi ihlâl edici kargaşalara neden olur.

İçkinin uhrevi zararları nelerdir?

İçki büyük günahlardandır.
İçkinin uhrevî zararları fizikî ve sosyal bünyemiz üzerinde değil; -Allah affetmediği takdirde- benliğimiz, kişiliğimiz, karakterimiz, varlığımız, maneviyatımız, ebedî ümitlerimiz, saadetimiz ve sevincimiz üzerinde tam bir yıkım getirir. Çünkü Allah’ın açık nehyine karşı duyarsız kalınmıştır.
 
İçki günahı affedilir mi?

Allah’ın affı, merhameti ve mağfireti geniştir. Kim günahı terk eder ve Allah’a dönerse, Allah’ın af ve mağfiretinin –inşallah- onunla olacağına dair kuvvetli haberler ve müjdeler vardır. Allah bütün günahları bağışlar ve siler. Yeter ki kul Rabb’ine bir adım atsın; Allah kulunu koşarak kucaklar.
Yeter ki kul haramı helâl, helâlı haram saymasın ve hiçbir şeyi ortak koşmayarak O’na dönsün, tevbe etsin; yerle gök arası günahları da olsa, Allah affeder.

İçki içenin kırk gün tövbesi kabul olmaz mı?

İslâmiyet’te böyle bir hüküm yoktur.
Tövbe için kırk günü beklemeye gerek yoktur. Sarhoşluk geçtikten hemen sonra pişmanlık duyan, bir daha içki içmeyeceğine dair Allah’a içtenlikle söz veren, tevbe ve istiğfar eden birisi inşallah bağışlanır. 
 
Efendimiz (asm) zamanında toplumda alkolün yeri ve ona bakış açısı neydi?

Efendimiz (asm) zamanında halk cahiliyet döneminden çıkıp gelmişti.  Zamanla İslâm terbiyesini aldıkça cahiliye devri adetlerini bir bir bıraktı. İçki de bunlardan biriydi. 
Cahiliyet döneminde su gibi içki tüketiliyordu. Fakat İslâmiyet zamanla içkiyi haram kıldığından, İslâm terbiyesi altına girenler bu belâdan kurtuldular.

Sahabeler İslâm’ın ilk dönemlerinde alkol alırlar mıydı?
 
Sizi tenzih ediyorum ve kamuoyuna söylüyorum. Bu soruyu tuzak sayıyorum. Bu sorunun amacı sahabeleri alkol ile köşeye sıkıştırmak ise, nafile! Çünkü hiç kimse henüz emir gelmeden itaat edip etmemekten sorumlu olamaz ve kınanamaz! 
Sahabeler cahiliye döneminden çıkıp İslâmiyet ile şereflenmiş bahtiyar zümredir. Hicretin dördüncü yılına kadar, henüz haram kılınmayan içki bir cahiliye adeti olarak kullanılıyordu. Fakat haram kılındıktan sonra artık kullanılmadı.     
Bununla beraber, içkiyi haram kılan âyet öncesinde Müslüman’lar içkinin ne iğrenç bir şey olduğunu kendi aralarında konuşur dururlardı. Meselâ bu dönemde Hazret-i Ömer’in (ra) defalarca, “Yâ Rabbi! İçki hakkında bize açık ve kesin bir beyanda bulun!” diye duâ ettiği biliniyor. 

Alkol âyeti neden ve hangi olay üzerine indi?
        
İçkinin kademe kademe haram kılınması, bu haramın algılanması ve yerleşmesinde etkili olmuş; Müslümanlar o cahiliye devri alışkanlığını bir anda bırakmışlar ve Allah’ın emrine boyun eğmişlerdir. 
Peygamber Efendimiz (asm) Medine’ye geldiklerinde Medine’de içki içiliyor ve kumar oynanıyordu. Medineliler Peygamber Efendimiz’e (asm) içkinin hükmünü sordular. Peygamber Efendimiz (asm) de henüz Cenâb-ı Hak’tan bir hüküm gelmediği için sükût buyurdu. O esnada Hazret-i Ömer tekrar, “Ya Rab! İçki hakkında bize açık ve kesin bir beyanda bulun!” diye duâ etti. 
Bir süre sonra Cenâb-ı Hak, içki hakkında, “Sana içkiyi ve kumarı soruyorlar. De ki: “İkisinde de hem büyük günah, hem de insanlar için bazı faydalar vardır. Günahları faydasından büyüktür.”  âyetini nazil buyurarak içkinin haram kılınmasına zihinleri hazırladı. Nitekim bu âyetten sonra bir kısım Müslümanlar içkiyi bıraktılar. 
Fakat bu âyette kesin bir yasaklama bulunmaması nedeniyle Müslümanlar arasında içkiye devam edenler vardı. Bunlardan birisi sarhoşken akşam namazında Kur’ân’ı yanlış okudu. Bunun üzerine, “Ey îmân edenler! Sarhoş olduğunuz zaman ne söylediğinizi bilinceye kadar, cünüp olduğunuz zaman da eğer yolcu değilseniz, gusledinceye kadar namaza yaklaşmayın.”  âyeti nazil oldu.
Bu dönemde Peygamber Efendimiz (asm) namaz öncelerinde: “Aranızda sarhoş varsa namaza yaklaşmasın” buyururdu. 
Bir gün bir yemek esnasında içki kullananlar arasında önce atışmalar başladı, sonra yüksek sesle tartışmalar yaşandı, ardından hiç yakışık almayan bir gürültü ve patırtı koptu. Bunun üzerine içkiyi haram kılan son âyet nazil oldu. Bu âyet yukarıda ifade ettiğimiz Mâide Sûresinin 90 ve 91. Âyetleri idi.
Peygamberimiz (asm) bu kesin yasağı, “Haberiniz olsun ki; içki haram kılınmıştır!” diyerek Medine sokaklarında tellâl ile ilân ettirdi. 
Bu yasaklamayı duyan Müslümanlar evlerinde bulunan içkileri derhal döktüler. Medine sokaklarından günlerce sel gibi içki aktı.
İçki hicretin dördüncü yılında haram kılındı.

Alkol ve alkol içeren maddeler ilâç sektöründe kullanılabilir mi?

Alkolün kendisi ya da şarap ilâç olarak tüketilemez. Buna cevaz yoktur.
Fakat alkol aynı zamanda bir kimyasal organik bileşiktir. Belirli oranlarda ilâçlarda alkol kullanımının tıbbî gerekçeleri varsa, burada zaruret prensibi işler.
Tıbbî gerekçesi yoksa kullanılmasına dinen de cevaz yoktur.

Kişisel temizlik ürünlerinde (diş temizleme suyu, kolonya, krem ve sabun gibi) alkol bulunduğunu biliyoruz. Bunları kullanmanın fıkhen bir sakıncası var mıdır?

İçinde alkol bulunan temizlik ürünleri ile temizlik yapmakta –içmemek şartıyla– dinen bir sakınca yoktur.  

ALKOL BAĞIMLISI  M. Y.:
20 YILDIR KAHVALTI NEDİR, NORMAL İNSANLAR NASIL YAŞAR BİLMEZDİM

Ne zamandır kullanıcısınız?

32 yıllık kullanıcıyım. 60 gündür ayığım. Bunu kullanmaya iten neden çevrem ve arkadaşlarımdı. Merakıma yenildim. Artık ailemden ve çocuklarımdan kopacak duruma gelince, bırakmaya karar verdim. En başta çocuğum beni bırakma noktasına getirdi. Alkolü bırakmamı çok istiyordu. Şu an oğlum askerde, buraya yattığımı duyunca, izin alıp beni ziyarete geldi. Alkol kullanımını kimseye tavsiye etmiyorum.  Ailem bu konuda çok destek oldular. Eşim işimin başına geçmişti.
Buradaki grup toplantılarımı hiç kaçırmıyorum. Buradaki destek veren arkadaşlar olmasaydı, bunu bırakamazdım.

Sizi bağımlılığa dönüştüren neydi?

Biri bana adımla hitap etse, küfürle karşılık veriyordum. Yani içmek için mazeret uyduruyordum. Alternatifi yoktu. Kendimi o şekilde iyi hissettiğimi düşünüyordum. Ama yanlış yapıyormuşum. Şu anki durumuma bakıyorum. Ben 20 yıldır kahvaltı nedir bilmezdim. Şimdi sabah eşim kahvaltı hazırlıyor. Beraber geziyoruz. Akşam yemeğini beraber yapıyoruz. Yürüyüşlere çıkıp bir yerde oturup çay içiyoruz. Böyle bir hazzı bu güne kadar yaşamamıştım. 22 yıllık evliliğimde böyle güzel şeyler hiç yaşamamışım. Buradan eşime çok teşekkür ediyorum. Beni yarı yolda bırakmadığı için. Ben de onu yarı yolda bırakmayacağım ve alkolü hayatımdan çıkaracağım. 

YARIN: KÜBRA YILMAZTÜRK
EBRU OLUR
 
ebruolur@yeniasya.com.tr
Okunma Sayısı: 917
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    239.

    gün

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı