"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Fatiha üzerine bir mülâhaza

Rukiye Anar
10 Şubat 2019, Pazar
Davut Aleyhisselâm, bir gün Levh i mahfuz’a baktı, fevkalâde parlak, nuru çok yüksek, muazzam esrarı olan yedi âyet gördü. Cenab-ı Hakk’a sual etti:

 Yarabb’i bu çok büyük ve çok güzel âyetler nerdedir?

 Rabbimiz, Davut Aleyhisselâm’a buyurdu:

Bu âyetler Kur’ân-ı Kerîm’de, Hz. Muhammed’e (asm) inmiştir. Bu ilmi ve esrarı ondan başka kimseye vermedim.

Bunun üzerine Davut Aleyhisselâm nida etti: Yarabbi, beni onun ümmetinden kıl dedi.

İşte bir peygamber bu yedi âyetin büyüklüğü karşısında hayran kalarak böyle duâ etmiştir.

Risale-i Nur’da geniş kapsamlı olarak ele alınan Fatiha Sûresi gerçekten en mükemmel bir şekilde tefsiri yapılmıştır.

Diğer tefsirlerden farklı bir çok ilmi sırları ihtiva eden ve vehbi ilimden gelen rahmanî hakikatleri işaret ediyor.

Mana itibariyle Kur’ân’ın bir fihristi, bir özeti ve bir kapısı hususiyetini taşır.

“Rahman ve Rahim” ismiyle bütün âlemlerin Rabbi olduğunu ilân ederek başlıyor.

“O din gününün sahibi” demekle, mahşer günü kurulacak insan tasavvurunu aşan ahiret âlemlerinden bahsediyor.

“İyyake ne’budu, ve iyyake nes’tein” demekle İnsan Allah’a verdiği en büyük sözü ilân ediyor. Aynı zamanda kâinat içinde bir zerre kadar olan insan Allah’a muhatap oluyor, kesret içinde vahdete yol bulur. Herkes, her mertebede “yalnız  Sana kulluk eder, yalnız Senden yardım dileriz” deyip doğrudan doğruya Zat ı Akdes’e, hitap ederek müteveccih olur. (14. Lem’a 2. makam 4. sır)

Sonraki âyette dosdoğru yola ulaşmanın ancak Allah’ın hidayet buyurmasıyla mümkün olacağı ifade ediliyor.

En son kısmında ise, bir mü’min olarak en çok arzu ettiğimiz ve en çok sığınmamız gereken bir neticeden bahsediliyor.

Evet en çok istediğimiz şey, “gerçek nimet ve lütfuna erdirdiklerinin yoluna ilet bizi” demekle; nebilerin, Sıddıkların, şehitlerin, salihlerin yoluna bizi ulaştır diyoruz.

Bu noktada Üstad Hazretleri  7. Lem’a 2. Nüktede bir lâtif irtibat kuruyor. Nisa Sûresi 69. Âyette geçen “işte onlar, Allah’ın nimetlerine mazhar ettiği nebiler, Sıddıklar şehitler, salihlerle beraber olacaklardır. Bunlar ne güzel arkadaşlar!” Kur’ân’ın bize en güzel arkadaş olarak gösterdiği bu kudsîler, aynı zamanda bizim ufkumuzu aydınlatan güneşlerdir.

Dünya hayatında onların ışığına pervane olursak, ukbada bizlere nuranî refik olacaklardır inşallah!.

Fatiha Sûresi bize en çok sığınmamız gereken hallerden ve güruhtan bahsediyor. ”bizi gazaba uğramışların ve sapmışların yolundan koru” diyerek korunma duâsıyla bitiyor.

Fatiha aynı zamanda büyük bir duâ ve niyaz menbaıdır. Bize düşen Fatiha’yı anlamak ve yaşamak, kulluk basamaklarını onunla çıkmak.

Fatiha, Kur’ân deryasının ihtişamlı incisi, esrar hazinesinin pırlantasıdır.

Okunma Sayısı: 905
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı