"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Gençlikte ibâdet

Said YÜKSEKDAĞ
25 Ağustos 2018, Cumartesi
En dinamik ve verimli çağımız olan gençliği, dünyevî işlerde sarf ettiğimiz gibi uhrevî işlerde de sarf etmeliyiz.

Zira, ömür bir sermayedir ve çok çabuk tükeniyor. Bu sebeple, muhabbet beslediğimiz gençliğin heba olmaması için gençliğimizi ibâdete sarf etmeliyiz. İbâdet, “Allah’a teslim olup, Kur’ân ve Peygamber (asm) vâsıtası ile verilen emirleri aynen icra ve tatbike çalışmak” demektir. Biz insanların yaratılma gayesi de bu değil midir? Zira Cenâb-ı Hak, “Ben cinleri ve insanları ancak Bana ibâdet etsinler diye yarattım.”1 buyurmaktadır. 

Ahir zamanda zordur genç olmak ve gençlikte ibâdet etmek. Her taraftan günahlara ve haramlara maruz kalan gençler olarak muttaki olmaya çalışmalı, ibadetlerimize önem vermeliyiz. Dünya hayatının oyun ve oyalanmadan ibaret olduğunu unutmayıp, dünya hayatının bizi aldatmasına müsaade etmemeliyiz. Her yerde meydana gelen vefat haberlerini görmezden gelmemeli, biz de her an ahirete intikal edebilecek vaziyette olduğumuzun bilincinde olmalıyız. Bu sayede ölümü hiç hatırdan çıkarmayıp, rabıta-i mevt yapabilmeliyiz. Zira, ölüm öldürülmüyor ve kabir kapısı kapanmıyor. Bu yüzden bizler, Cenâb-ı Hakk’ın ni’met olarak verdiği gençliği, nefis ve hissiyata uyup geçici sefahat ve hevesatla heba etmemeli, uhrevî ticaret için hayrat vasıtası olarak sarf etmeliyiz. Çünkü, Bediüzzaman Hazretleri “gençlik, eğer ehl-i kalp, ehl-i huzur ve aklı başında ve kalbi yerinde bulunan mü’minlerde olsa, ibâdete ve hayrata ve ticaret-i uhreviyeye sarf edilse; en kuvvetli bir vesile-i ticaret ve güzel ve şirin bir vasıta-i hayrattır.”2 buyurmaktadır.

Bu arada yaptığımız ve yapacağımız ibâdeti, ni’metlerin verilmesi için değil, verilen ni’metlerin bir şükrü olarak görmeliyiz. Çünkü biz ücretimizi peşinen almışız. Bu ücretlerden en büyüğü de Cenâb-ı Hakk’ın bizi yokluktan vücuda ve vücudun pek çok eşkal ve vaziyetlerinden en yükseği Müslim sıfatıyla insan sûretine getirmesidir.3 Bu ücretin farkında olmalı ve her daim şükrünü edâ etmeliyiz. 

Elhâsıl: Madem gençliği Cenâb-ı Hakk’ın güzel bir ni’meti cihetinde sevmişiz; elbette onu ibâdette sarf etmeli, sefahatte boğdurup öldürmemeliyiz. Çünkü “İbadette gençlik kuvvetini sarf etmenin neticesi, dâr-ı saadette ebedî bir gençliktir.”4

Dipnotlar:

1) Zâriyat Sûresi, 56. âyet.

2) Lem’alar, Said Nursî, Yeni Asya 2017, s. 360.

3) Mesnevî-i Nûriye s. 152.

4) Sözler, Said Nursî, Yeni Asya 2017, s. 727.

Okunma Sayısı: 1152
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı