"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bedduâ almayın, yoksa çarpılırsınız

Sebahattin YAŞAR
06 Ağustos 2018, Pazartesi
Yerleşim yerlerinde kurallar hükmetmeli. Kurala uymayanları da ilgili yöneticiler takip etmeli. Yoksa herkes kafasına göre takılır. Toplum birbirinden şikâyetçi hale gelir. İşin tadı kaçar.

Genç, şehir merkezinde motosiklete biniyor. Eksozuna öyle bir aparat taktırmış ki, dehşet gürültü çıkarıyor. Ve bu kişi aynı mahallede dönüp duruyor.

Beyaz masa, trafiğe; trafik, ekiplere havale ediyor. Aciz insanların da kahrından başka elinden bir şey gelmiyor. Alt kattan, yaşlı teyze, “Allah kahretsin!” diye sesleniyor. Bedduâ iyi değil, ama bu gürültü de hiç iyi değil.

Şehir hayatında küçücük sitelerde, apartmanlarda yüzlerce insan yaşıyor. Bu insanların hastası var, uyuyan bebekleri var, yorgunları var… 

Yerleşim yerlerinde kurallar hükmetmeli. Kurala uymayanları da ilgili yöneticiler takip etmeli. Yoksa herkes kafasına göre takılır. Toplum birbirinden şikâyetçi hale gelir. İşin tadı kaçar.

Çocuk bisiklete pompalı kamyon kornası taktırmış. Motosiklet eksozuna takılan aparat, ara ara bomba gibi ses çıkarıyor. Uyku saatinde semtten geçen kamyon şoförü alabildiğine rahatsız edici şekilde kornaya basıyor. Bunlar nedir Allah aşkına! Bu sefer, yatağında hastalık çekenlerden, gece uyuyamamış annelerden, gözüne uyku girmemiş yaşlılardan bedduâlar yükseliyor.

Peki bu işin sorumluları yok mu? Bu bedduâlar onlara da gitmez mi? Kural tanımazlar ortalıkta cirit atacak, kimse onlara ses çıkarmayacak. Olur mu?

Bence, insan bedduâ almaktan, belâlara düçâr olmaktan korkmalı. Başkalarının hakkına girmek belâlara dâvetçidir. Kimsenin yaptığı yanına (dünyada da ahirette de) kâr kalmaz. Buna inanmalı insan. Birbirine merhameti gelişmeli. Yoksa Allah’a yükselen masumların, mazlûmların ahları gelecek belâ faturasını daha ağır hale getirir. Allah muhafaza!

En iyisi, kimse kimseye rahatsızlık verip, kul hakkına girmesin. Kimsenin bedduâsını almasın. Sorumlular da bu rahatsızlık verenlere meydanı bırakmasın.

Herkes sınırlarını bilsin, görevlerini lâyıkıyla yapsın. Hayata vicdan ve hukuk hükmetsin. Yoksa belâ kapıları aralanır, kendi kıyametimizi başımıza kendimizi koparırız. Arada masumlar da yanar. Allah korusun!

Yine de şikâyet mekanizması işletilmeli ve rahatsızlık ifade edilmelidir.

Okunma Sayısı: 2454
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Abdullah TUNÇ

    6.8.2018 19:07:29

    Sevgili hocam bu arzu ve istekleriniz medeni bir insan ve toplum için geçerli.Medeniyetten uzak,insanlığını büyük oranda kaybetmiş insanlar için bu arzu ve temennileriniz bir anlam ifade etmiyor. Bir kısım insanlar,hak hukukları nazara almadan,kuralları gözetmeden,keyifve zevkine göre hareket eder hale geldi. Başkasının huzur ve sükunu istirham ve istirihati bu tipleri pek ilgilendirmiyor. İdari boşluk varsa bunlar bütün bütün azarlar. Ve toplumun huzurunu ciddi manada bozarlar.Bu ahlaki bir törpülenme ve anarşidir, insani vasıfların kaybedilmesidir.Ancak'' kanunlardaki kuvvet ve hakimiyet bunları dizginler,zararsız hale getirir''.Medeni insan hem cinsinin hak ve hukuklarını koruma konusunda hassastır. Bu hassasiyet niye kayboldu Bu hale nasıl gelin- di. Demokrasi ve hür düşüncenin hakim olduğu ülkelere bakın hak ve hukuk noktasında ne kadar hassastırlar...

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı