"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Buhranlar asrı; yirminci asır

Sebahattin YAŞAR
19 Haziran 2017, Pazartesi
Yirminci Asrın Manası isimli, Kenneth Boulding’in Ötüken Yayınlarında 1997 yılında yeni baskısı yayınlanan eser, Erol Güngör tercümesiyle okuyucuya kazandırılmış.

Eserde, bir anlamda yirminci asrın bir portresi çıkarılmış. 

Kitap, “Yirminci asır, insan neslinin geçirmekte olduğu büyük bir geçiş devresinin ortasını teşkil ediyor.” cümlesiyle başlıyor.

Eser, 170 sayfalık bir hacimde olmasına rağmen oldukça geniş ve derinlikli bir muhtevaya sahip.

Eser okunurken altı çizilen bazı cümleleri, ‘helâketler ve felâketler asrı’ olarak tanımlanan yirminci asrı daha doğru tanımlayabilmek için not etmekte fayda var.

Kitabın birinci bölümü olan Büyük Geçiş’ten, öncesi olan ve sonrası da bulunan, meraklısına bir sondaj anlamı taşıyan bazı cümleleri paylaşıyorum. 

• Ziraat, medeniyetin gelişmesine bir ön-şart teşkil eder.

• Zamanımızın ümit verici bir tarafı da işte böyle yıkıcı kuvvetlerin artmasıyla beraber imar ve düzeltme kuvvetlerinin de büyük bir nispette artmış bulunmasıdır. (Almanya otuz sene harplerinden (1618-1648) sonra yirmi-otuz yılda düzelebilmişti.)

• İngilizlerin, Fransızların, Hollandalıların ve Belçikalıların sömürgeleri gittikçe terk etmeleri bu memleketlerin siyasî kudretlerindeki azalmadan değil, fakat modern cemiyet bakımından imparatorluğun kârlı bir iş olmadığını görmüş olmalarından ileri geliyor.

• Medeni cemiyetlerin esas vasfı olan otoriter şahsiyetler yerine şimdi daha yumuşak, daha değişebilen, idaresi daha kolay olan insanlar yetiştiren teknikler benimsemektedirler.

• Hakikî öğretmenin eskilerden intikal eden şeyleri olduğu gibi kabul etmekten çok doğrudan doğruya tecrübe edinmeyi gerektirdiğini tasdik ettikleri takdirde ilimle çatışmazlar.

• Mamafih seyahatin bu kadar kolay ve her türlü haberleşmenin son derece sür’atli olduğu bu çağda saf kültürlerin ayakta durması gayet zordur. Binaenaleyh, bugün kötü birer ayrılık ve ihtilâf kaynağı olarak gördüğümüz şeyler gizli birer iyilik kaynağı olabilir.

• İnsanın sahip olduğu bütün bilgi hazinesinin mahvolması ancak çok büyük bir felâketle mümkün olabilir… 

• Binaenaleyh artık bir cehalet devrine veya cehalete dayanan bir ahlâka dönüş ümidi yoktur… İnsanlığın çocukluk çağına da dönemeyiz… Ya dünyada ümitsiz bir şekilde şaşkın şaşkın dolaşacağız, yahut da kendimizi Cennete doğru zorlayacağız. 

• Tabiata hakim olmayı nasıl öğreniyorsak kendimize hakim olmayı da öğrenmeliyiz.

• Bugün insanın dünyadaki bütün hayata son verecek bir cihaz inşa etmesi nazarî bakımdan mümkündür.

• Bir nükleer felâketin dünyayı bir daha ayağa kalkamayacak derecede çökertmesi mümkündür. 

Bu bölümdeki, tarafımızdan altı çizili cümleler, Risale-i Nur eserlerindeki pek çok tesbitleri de teyit eder durumdadır.

Eserde; insanlık, eğer aklını başına alıp, kâmil insan olmak noktasında sağlıklı adımlar atmazsa, erken kıyameti başına koparması uzak bir ihtimal olarak gözükmüyor vurgusu var.

Baskın kanaat o ki, ‘Evet, eski hal muhal, ya yeni hal ya da izmihlâl’ kuralı gereği, insanoğlu elde ettiği kazanımı bütün bütün bir kenara bırakmayacak, çocukluk dönemine tekrar dönmeyecektir.

Cümleler, 1964 yılında ilk kez yayınlanan bir kitabın cümleleri. Projeksiyonunun ne kadar ileriyi gösterdiğine okuyucu karar versin. Bizden işaret…

Tabiî bir diğer noktada, insan aklının çabası sonucu ortaya çıkan eserler, ne kadar ‘dahi’ akılların mahsulleri de olsa, okuduğumuz Kur’ânî hakikatlere ancak yaklaşabilen, onun bir veçhesini ortaya koyabilen eserler olabilecektir.

Vahiyden yoksun, ancak insan aklının ürünü olabilen çalışmalar, olsa olsa elimizdeki Kur’ân hakikatlerinin kıymetini, derinliğini, zenginliğini anlamaya katkı sağlayan çalışmalar olacaktır.

Okunma Sayısı: 1153
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı