"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Duygu olgunlaşması

Sebahattin YAŞAR
04 Şubat 2019, Pazartesi
Zaman zaman sizde de, ‘amaan boş ver bunları’ deyip uzaklaştığınız, ‘hele biraz daha bekleyeyim’ deyip ötelediğiniz konular oluyor mu?

Kabalık nezaketi yok ediyor, beyefendiliği çiğniyor, mahalleye, memlekete kök söktürüyorsa, o zaman ne yapıyorsunuz?

Gerçekten ne yapıyorsunuz böyle durumlarda? 

Var mı her yerde kullanılacak bir takım genel geçer metotları olan?

Gözlerinizin içine baka baka yalan üretenlere, sahteciliği meslek edinenlere, kelimeleri hep kaypak, güvensiz, özensiz seçenlere ne yapıyorsunuz? 

Lütfen söyleyin, öğrenmek istiyorum.

Daha yakın zamanda sevgili hanımefendi öğrencim, izin istedi, kürsüye geldi ve kendi yazdığı bir şiirini paylaştı. 

Öyle bir paylaştı ki, burnumun direği sızladı. Tutamadım kendimi. Hıçkırıklarla…

İlginç olan dinleyen öğrencilerin hepsi de gözyaşları içindeydi! Ağlıyorlardı! İlk kez bir eğitim unsuru bu kadar içeri dokunmuştu. Ağlatmış onları.

Kimi de şaşkın şaşkın, kendisi de ağlayarak ‘İşte ders budur!” diyordu.

Hoca ve öğrenciler ilk kez gözyaşlarıyla kapatıyordu bir dersini.

Hatta hiç silmeden damlaları, yüz hatlarında çizik çizik… Damlıyor da damlıyor…

Neyse.

Neden bunları paylaştım ki!?

Onu da bilmiyorum.

Aslında biliyorum. O çocuğun duygularını çiğnemiş birileri. Birileri sevgiyi/sevgiliyi tepelemiş. Kâinatın titreyeceği bir şeyler olmuş. Kalp kırılmış. Daha ne olsun.

Emin olun şimdi bu kelimelerin peşindeyken yine hiç karışmadan, aynı hatları kullanarak gözyaşları buraları yol eyledi.

Dağ başında zor geçilen bir keçi yolu gibi, gözyaşları bu hattı sürekli kullanmaya başladı. Oysa ben ne düşünceler içerisindeydim az önce. Oysa neler neler paylaşmayı hayal ediyordum. Şimdi gözyaşları içerisindeyim. Gözyaşı ne söyler okuyucuya bilmiyorum ki. Ama duygularımın daha bir olgunlaştığını, artık her şeyi, her zaman söylemediğimi, kimi sözlerimi sona sakladığımı, kimini eğittiğimi, hatta hiç söylemez olduğumu hissediyorum.

‘Bu da bir gelişme midir, bir olgunlaşma mıdır?’ bilmiyorum.

Ama doğrusu kendimi böyle daha iyi hissediyorum.

Okunma Sayısı: 793
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Mustafa Gönüllü

    4.2.2019 14:16:57

    Kaba bir durumla karşılaşınca bu hadisi uygulamaya çalışırım. "Kim bir kötülük görürse, onu eliyle değiştirsin. Şayet eliyle değiştirmeye gücü yetmezse, diliyle değiştirsin. Diliyle değiştirmeye de gücü yetmezse, kalbiyle düzeltme cihetine gitsin ki, bu imanın en zayıf derecesidir.” Tabi kabalıklar karşısında bazen duygusal yaklaşabiliyoruz. Ancak Allah'a ne kadar bağlıysak, o kadar az inciniriz. Allah'a tevekkül eden mahzun olmaz, hiçbir şeyden pervası kalmaz; "Ne geçmiş şeyden mahzun olur ve ne de gelecek şeyden havf eder" Ancak duygusal kaynamalar, insanın başkasına karşı kullandığı kelimeleri gözden geçirmesine vesile oluyor. İnsanı olgunlaştırıyor. Belki de insan ham iken pişiyor. Bu açıdan yorumluyorum.

  • Abdullah

    4.2.2019 08:28:38

    2-"Hayatta hissiyat suretinde kayna yan memzüç nakışlar,pek çok esma ve şuunat-ı zatiyeye işaret eder.Ga yet parlak bir sürette Hayly-ı Kayyum' un şuunat- zatiyesine ayinedarlık eder .Şu sırrın izahı,Allahı tanımayanlara ve daha tam tastik etmeyenlere karşı .zamanı olmadığından kapıyı kapıyo ruz. " işin nirengi noktası insandaki hissiyat,yani duygular yoluyla iç içe geçmiş olan duyguların kaynaması dır.İnsanın kalb ve ruhune ekilmiş bu kadar çok duyguların ne kadarını biliyoruz? İnsanın bazı duyguları bazı sebeplrden etkileniyor ve hastalanıyor ki bu işin uz manları dahi bir ömür boyu bunun keşfedemiyor.Binlerce duygu ile donanmış, Cenab-ı Hakkın nakşı azamı olan bu insan bedeninde olup bitenlerin,coşan,dalgalanan duyguların ne kadarının far kındayız. Bu konu tek başına en zeki ve derin alimlerin araştırma yapması gereken konudur...Selam ve muhabbetlerimle.

  • Abdullah

    4.2.2019 08:08:27

    İnsan duygular itibarıyla çok zengin bir varlıktır.Bir alime göre insanda dört bin beş yüz duygu vardır. Bedüzzama na göre insanda binlerce duygu vardır .Makaleden anlaşıldığı gibi şiir oku yan öğrencinin bazı duyguları çiğnen miş,derinden incitilmiştir.Büyük ihtimal la bu incinen,çiğnenen duyguların etkisiyle öğrenci şiirini yazmış.Şiir umumın bam teline,en hassas tara fına dokunmuş ki sınıfı ağlatmıştır. Yani sınıfın bazı ortal duygularına tercü man olmuştur.Hakikaten insanı bu duygu alemi,dünyası oldukça karı şıktır.Sözler,33 söz,23. Pencerede dugularla ilgi şunlar yazılı; "Hayat dahi pek çok sufattan yapılmış bir hakikattır. O hakikatteki sıfatlardan bir kusmı, duygular vasıtasıyla inbi sat ederek, inkişaf edip ayrılırlar.Kıs mı ekserisi ise hissiyat süretinde ken dilerini ihsas ederler ve hayattan kaynama suretinde kendilerini bildi rirler." Ayrıca 31. Pencerenin sonunda şu satırlarda duygularla alakalı."

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı