"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İbni Cübeyr / Endülüsten Kutsal Topraklara

Sebahattin YAŞAR
29 Ağustos 2018, Çarşamba
Gezi yazıları, seyahatnameler en çok sevdiğim yazı türlerindendir. İnsan gezi yazı türlerinde bir başkası penceresinden hayatı, şehirleri, insanları, toplumları görüyor. Böylece zengin bir bakış açısına kavuşuyor.

Her bir insan farklı esmaların muhatabı olduğu için, o esmaların tecellileri de farklı farklı olmaktadır. Bundandır ki aynı bir mekânı onlarca farklı insana temaşa ettirseniz, onlarca farklı bakış açıları ortaya çıkar. Bu da insanları Yaratan’ın ne kadar renkli bir zenginlik içerisinde yarattığını gösteriyor.

Her bir insan, özelliği ne olursa olsun, diğer bir başka insanın onun penceresinden hayatı okuyamayacağı bir orijinalliğe sahiptir. Hatta zaman zaman diğer insanlar o insanın bakış açısını, yaklaşımını, yorumlarını, anlama biçimlerini anlamsız bulabilirler. Oysa bu durum anlamsız bulunan kişinin değil, anlamsız bulan kişinin problemidir. İnsanlar çoğu kez kolayı tercih edip, bu anlamsızdır diyerek, derin manaları, anlamsızlığa hamledip, kenara atıyorlar.

İnsan içinde yaşadığı mekânı çoğu kez bir anlamsızlık, bir ülfet içerisinde bulabiliyor. Bu, o insanın problemidir. Zaman zaman bir gezi yazarının bakış açısını okuduğunda o kişi şaşkınları oynayabiliyor. Çünkü o mekâna o yaşayan o anlamı yüklememiştir.

Kendisinin gezip gördüğü mekânlar dahi olsa, o mekânlara farklı bir pencereden bakmak, kendi göremediklerini fark etmek ancak bir tefekkür ehlinin gözlemleriyle görebilir, hissedebilir.

İnsan gezi yazılarında gezip gördüğü mekânların nasıl bir geçmişe sahip olduğunu öğreniyor. Orada dün kimlerin varolduğunu ve bu mekânın nasıl bir gelecek profili içerisinde olduğunu fark ediyor.

**

Bu yaz okuma kitaplarım daha çok seyahatname (gezi) türü oldu. Önce “Endülüsten Kutsal Topraklara” ismini taşıyan, İbni Cübeyir’in eserini okudum. Eser, İsmail Güler çevirisiyle, Selanga Yayınları’nda okuyucuya ulaşmış. İbni Cübeyr’in, 1183 yılında Granada’dan yola çıkarak hacca gitmek üzere yazdığı bu eser hoş, akıcı bir üslûpla kaleme alınmış.

Eser, 1100’lü yılların onlarca şehrini, kasabasını, köyünü resmediyor. Bu şehirlerin pek çoğu 2000’li yılların modern yüzü ile halen hayatta. Doğrusu anlatılanlara göre, o eski zaman görüntüleri mi daha etkileyici, yoksa modern dünyanın getirdikleriyle mi daha anlamlı, sağlıklı bir neticeye ulaşmakta zorlanıyor insan.

İbni Cübeyr’in seyahatnamesi, günümüze kadar pek çok yabancı dillere çevrilmiş ve eser olarak yayınlanmış ve üzerinde pek çok araştırmalar yapılmış olmasına rağmen ülkemizde bu eserin ciddî bir şekilde ele alınmamış olması dikkat çekicidir.

Anıların bir kısmının deniz seyahati şeklinde olması, ayrı bir tat katmış. Deniz yolculuğunun, yolculuktaki dostlukların pek çok inceliklerine temas edilmiş. Aynı zamanda kara yolculuğu içerisinde çöl hayatı, çöl hayat şartları bir bir resmedilmiş.

Kitapta, uğranılan mekânlarla ilgili pek çok ilginç hikâyeye de yer verilmiş. 283 sayfalık eser, akıcı üslûbu sebebiyle bir çırpıda okunabiliyor.

Doğrusu, seyahatname türü eserler, insanın içinde olduğu mekâna ve insanlara bakışına renk katıyor, zenginleştiriyor. Böylece mekânlara bakıp geçmiyorsunuz, mekânın dersini de alıyorsunuz. Daha önce sizin için pek anlamı olmayan mekân, sonrasında size bir şeyler söyler hale geliyor, sizinle bir takım sırlarını paylaşır hale geliyor.

Bir de tabiî gezi yazarının neleri ön plana çıkardığı önemlidir. Yazarın, zihninizi temiz tutması önemlidir. Elbette her gözlemcinin kendine göre önemsedikleri farklı farklıdır. Bunu da seçmek okuyucuya kalan bir durumdur.

İbni Cübeyr, edepli, hakperest, gözlemlerinin hakkını veren, gerçeği gizlemeyen, ama gezdiği gördüğü mekânlara da haksızlık etmeyen bir hususiyete sahip. Yani bir yerde bir yanlış varsa, o yanlışı göz ardı etmeden, ama o mekândaki güzellikleri de o yanlışın gölgesine hapsetmeyen bir bakış açısı içerisindedir.

Yani bir gezi yazısı kitabı bu kadar anlamlı bir kazanıma katkı sağlayacaksa daha ne olsun. Yeter de artar bile. 

İyi okumalar, iyi yolculuklar…

Okunma Sayısı: 962
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı