"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Örnek bir köy: Hut Köyü!

Sebahattin YAŞAR
14 Haziran 2017, Çarşamba
Türkiye’de terör nasıl biter?

Düzgün insan nasıl yetişir? Gençleri eğitmenin yolu nedir? Çocukların dağa çıkmasına, teröre bulaşmasına nasıl engel olunur? Uyuşturucu batağı nasıl kurutulur? gibi daha onlarca ciddî cevap bekleyen sorular…

Ben de size, Türkiye’de bütün bu sorunların doğma zeminini yok etmiş, olanların da üstesinden gelmiş, pek çok yerleşim örnekleri gibi bir köy var desem, bana ne dersiniz?

Bakın bilinmez, görülmez, anlaşılmaz değil; gidilebilir, görülebilir, konuşulabilir, tanışılabilir, göz önünde örnek bir mekândan bahsediyorum.

Farklı mesleklerde vatanına, milletine onlarca faydalı insan yetiştirmiş bir köyden bahsediyorum.

On yıllardır merkezinde bir Nur medresesi olan, Nur dersleri yapılan ve bu derslerle yetişmiş genç nesilleri olan bir yerleşimden bahsediyorum.

Pek çok tarihî ve güncel problemleri bulunan Güneydoğu’nun Şanlıurfa ilinden, eski ismiyle Hut Köyü’nden bahsediyorum. Böyle nice örnekler var.

Bu köy hayali değil, kişiler hayali değil, olay, hayali değil, cümleler bizzat köyde yaşayan insanlara ve yaşanan olaylara ait. Teyidi mümkün bir durum.

Tabiî her yerleşimde olabileceği gibi, burada da farklı düşünenler, farklı hayat tarzı yaşayanlar yok değil. Ama bu köyde neredeyse seksen senedir Risale-i Nur Talebesi yetişmiş. Nurlar’la terbiye olmuş bu insanlardan teröre, anarşiye bir yem çıkmamış. Asayişi ihlâl edici siyasî bir hadise ile karşılaşılmamış. Türkiye’nin pek çok şehrinde bu köyden çıkmış Nur Talebeleri hizmet-i imaniye ve Kur’âniye’de hizmet ediyorlar.

Yetmişli yaşlarda, Risale-i Nurlar’ı çocukken tanımış Reşit Yetim Amca’ya, ‘Risale-i Nur’u köyünüz nasıl tanıdı?’ diye soruyorum:

‘Biz çocukken Kur’ân okumak için camiye giderdik. Hocalarımız bize Kur’ân’ı öğretirken arada küçük küçük sohbetler de yapardı. Kitap olarak değil, ama nüshalarla bize ‘Küçük Sözler’, ‘Tabiat Risalesi’ gibi nüshalar gelirdi. Kur’ân’ı okumayı öğrenmekle beraber onun manasını da bize öğretirlerdi. Bunu sonra sonra anlıyoruz. Dolayısıyla biz gözümüzü Risale-i Nurlar’la açtık. Risale-i Nurlar bizim hayatımızın bir parçası oldu.”

“Benim babamın okuma yazması yoktu, ama köydeki büyüklerle birlikte Risale-i Nurlar’la hayatı geçti. Bir şeyi merak ettiğinde, ‘Kırmızı kitaplar bu konuda ne diyor?’ derdi. Bu asrın Kur’ân mesajlarını Risale-i Nur günümüze taşımış derdi. Nurlara ciddiî bir sadâkati vardı.”

“Risale-i Nurlar bizim evimizin eğitimcisi oldu. Hayata bakışı, olayları yorumlamayı biz Risale-i Nur’la öğrendik. Meselâ benim on çocuğum var, kızlı erkekli hepsi Risale-i Nurlar’ı tanıyor, biliyor, okuyor. Pek çoğu Nur medreselerinde kaldılar. Dördü beşi üniversite okudu. Lise ve ortaokul okuyan da oldu. Bütün yeğenlerim Risale-i Nurlar’la tanışıyor. Onun için köyümüzde kimsenin kimseye bir yanlışı olmaz. Kimsenin hakkına girilmez. Kimsenin gıybeti edilmez. Vatana, mukaddesata saygısızlık olmaz. Çünkü bu dersleri bize Risale-i Nurlar vermiş. Köyümüzden kim nerede ise mutlaka Risaleler ile bir bağlantısı vardır, şükür.”

Bir şeyin faydasını zararını anlamak için pilot uygulaması yaparlar. ‘Bu köy de aslında Risale-i Nurlar’la hayatı şekillenmiş insanlar nasıl olur?’ arayışının bir pilot uygulama alanı gibi duruyor. ‘Terör nasıl çıkmaz?’, ‘Çıkan terör nasıl bitirilir?’ gibi onlarca soru için aslında sadece şu köydeki onlarca ailenin içinde olduğu hayat biçimi, aldıkları dersler ve diğer dinî motifler ele alınsa nice sağlam deliller toplanmış olacaktır.

Öyle ki, aynı köyde yetişmiş eğitimci Said Yetim de; “Bediüzzaman’ın istikbal için müjdelediği Hamzalar, Saidler, Ömerler, Osmanlar olduğu gibi Hud Köyü’nde ismen de mevcuttur.” diyor.

Sadece küçücük, göz önünde bir köy örneği bile, Türkiye’deki pek çok hastalığın zemininin nasıl yok edildiğini, ortaya çıkan problemlerin nasıl çözüldüğünü ve düzgün insanın nasıl yetiştiğini gösteriyorsa, o zaman hamiyetli ehl-i vatan neyi bekliyor? Risale-i Nurlar, bu ülkede yüz yılı aşkın bir zamandır, rüştünü ispat etmiş bir pozitif hayat örneği olarak orta yerde durmuyor mu?

Risale-i Nurlar; tazammun ettiği imanî siyasî, sosyal, ekonomik Kur’ânî dersleri okutacak liseler, üniversiteler beklemektedir. Bunlar, yüz yıldır tecrübe edilmiş Kur’ânî ilâçlardır ve Asr-ı Saadetin bu asra intikalini sağlamışlardır. 

Ne mutlu hissesi ziyade olanlara!

Okunma Sayısı: 3018
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Said Yüksekdağ

    14.6.2017 09:49:10

    Maşallah. Binler tebrikler bu örnek köye.. Diğer köylerimiz de bu güzelliğe mazhar olur inşallah.. Ülkemiz sorunlarının nasıl ve ne şekilde çözülebileceğinin açık bir örneği olan bu mübarek köyü manşete taşıyan Yeni Asya gazetemizi ve köyü güzel bir şekilde anlatan yazarımız Sebahattin Yaşar'ı tebrik ediyorum..

  • Basri Ö zdemir

    14.6.2017 04:41:31

    Dert belli derman ortada bu ilac istimal edecek ehli hamiyet i tebrik ediyorum sizleri alkisliyorum Basri Özdemir

  • Ömer yetim

    14.6.2017 00:14:13

    Ne mutlu bu örnek köyü keşfedip yeni asya nın manşetine taşıyana.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı