"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Zulüm unutulmaz, o kalpte sönmeyen bir ateştir

Sebahattin YAŞAR
19 Kasım 2018, Pazartesi
Okuyucumuz Ahmet Yıldırım’ın ilettiği tarihî mesajda, zulmün kalpte bir ateş olduğuna dikkat çekiliyor:

“Halife Harun Reşid’in oğlu Me’mun çocuk iken, hocası sebepsiz yere ona vurmuştu. Me’mun: ‘Neden bana vurdun? diye sordu. Hocası, ‘Sus!’ dedi. Me’mun tekrar sordu: ‘Neden bana vurdun?’ Hocası yine, ‘Sus!’ dedi. 20 yıl sonra Me’mun halife olunca, ilk iş olarak hocasını çağırttı ve ‘Bana niye sebepsiz yere vurmuştun?’ diye sordu. Hocası tebessüm ederek; ‘Onu hâlâ unutmadın mı?’ dedi. Halife Me’mun: ‘Vallahi asla unutmadım.’ dedi. Hocası tarihe ibret olarak not düşülecek şu sözleri söyledi: ‘Zulme uğrayanın asla unutmayacağını öğrenesin ve kimseye zulmetmeyesin diye yaptım. Sakın ha kimseye zulmetme, çünkü zulüm, yıllar geçse de kalpte sönmeyen ateştir.’

Abdullah Tunç da, ‘Yeniden bir sayfa açmak’ yazımıza yorum yapmış:

“Bu yazıyı kişisel hata ve kusurlar için olduğunu anlıyorum ve bu manada doğru buluyorum. Yoksa zalimi destekleyen, zulmü alkışlayanlar için olmadığını anlıyorum. Meslek ve meşrep konusunda hata edenler, dâvâ hukukuna ve amme hukukuna aykırı hareket edenleri affetmek yetkisine hiç kimse sahip değildir. Bu konuda hata ve kusur edenler hesabını Mahkeme-i Kübrada vereceklerdir. Onların bu kusur ve hatalarıyla meşgul olmak da bizim görevimiz değildir. Bunlar hata ve kusurlarının farkına varıp, tövbe edip, pişman olduklarını söylemedikleri müddetçe bunlarla haşir neşir olup, birlikte hizmet etmenin imkânı da yoktur. Sadece düşmanlık da edemeyiz. Belki ıslahları için duâ edebiliriz. Eğer mümkünse ikaz ve ihtar edebiliriz. Bu yazdıklarımda hata varsa, yanlış düşünüyorsam tashih edilsin. Selâm ve muhabbetlerimle...”

Yazılarımızı Risale-i Nur mizanlarına vuran bir okuyucu kitlemiz var. Evet, kişi kendisine yapılan hata ve kusurları hazm-ı nefs edip, affedebilir. Ama başkasının, cemaatin, ehl-i imanın, bütün Müslümanların, bütün insanlığın hak ve hukuku olan bir konuda kimse kimseyi affetme yetkisine sahip değildir. Böyleler hesabını tabiî ki Allah’a vereceklerdir.

Keşke insan hatasını anlayıp, ‘Özür dilerim.’ diyebilseydi. Ama bu yüksek hasleti taşıyan çok az insan var. Bu yapılmadığından dolayı da hesap büyüyor, katlanıyor ve büyük mahkemeye kalıyor. İş daha da zorlaşıyor.

Okunma Sayısı: 2537
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı