"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bediüzzaman’dan medeniyet telâkkileri

Şemseddin ÇAKIR
13 Nisan 2018, Cuma
“Medenîlere galebe çalmak ikna iledir, söz anlamayan vahşiler gibi icbar ile değildir” diyen Bediüzzaman, “Benim dört köşeli bir fikir ve müddeam var” diyor.

Malûm doğru teşhis yarı yarıya tedavidir. İşte bu tür teşhisleri tedavi maksadı ile Eski Said Dönemi eserinden nakledip insanlığı gerçek medeniyetle buluşturmaya gayret sarf etmiş olacağız. Şöyle ki;

 “Avrupa’dan mehasin-i medeniyetin iktibasına muhtacız. Hâlbuki medeniyetin mehasini ile beraber mesavisi de terakki ve en garip ve aldatıcı bir surete girmiş. Bu seyyiatın en fenası ve medeniyetin muharribi ve bâr-ı giranı, sefahat ve havaic-i gayr-i zarurîde israfat ve maişetteki müthiş müsavatsızlıktır. Binaenaleyh, mehasinle beraber seyyiat da medeniyetimiz içine sokulmamak için bize öyle bir kanun-i hâkim ve mümeyyiz lâzım ki, heva ve hevese galebe etsin. Zira bizde çocukluk tabiatı var.”

Bediüzzaman bu paragrafta özetle “Avrupa’dan mehasin-i medeniyetin iktibasına muhtacız” demekle bize “Hikmet (veya ilim) mü’minin kaybolmuş malıdır, nerede bulsa almalıdır, velev ki Çin’de de olsa” hadis-i şerifini hatırlatmış oluyor.  

Demek bizim Avrupa’nın elinde her gördüğümüz yanlış değil, bir kısmı geçmiş peygamberlerden onlara intikal etmiş hakikatlerdir. Zira Avrupa’dan zannedilen çoğu bilgi, ilim daha önce peygamberler eliyle insanlığa sunulan ve intikalen bilgilerdir.

“Bunun gibi, bu zaman-ı meşrûtiyetteki hâkim, şahs-ı mütehakkim değil, belki kanun-i mümeyyizdir. Bu kanunu libas-ı millî ile göstermek lâzımdır. Yoksa asabiyet-i maneviye karşısına çıkacaktır.

 “Zira ittifak hüdadadır, hevada değil. Olsa da muvakkattır; zira heva, akrebin yuvası gibi, ağraz ve enaniyetin menşe-i intişarıdır.”

(Eski Sâid Eserleri s. 42-43)

Bediüzzaman Hazretleri İslâm Medeniyeti ile günümüz medeniyetini karşılaştırarak, Müslümanlar olarak günümüz medeniyetine karşı nasıl tavır takınmamız gerektiğini, münasebetlerimizi hangi çerçeve içinde yapacağımızı da şöyle açıklıyor:

 “Medeniyet-i İslâmiyenin medeniyet-i hâzıradan farkı, yalnız menahî ve rezail ve esaret-i nefisten mendir. Hem de kamet-i merdane-i istidad-ı millîmize kadınların libası gibi süslü sefahat ve hevesat yakışmıyor. Zira, bir erkek bir kadının kametinden istihsan ettiği libası giyse rezil olur ve bilâkis… 

“Elhâsıl: Çürük olan mesavi-i medeniyeti hudud-i hürriyet ve medeniyetimize girmekten seyf-i şeriat ile yasak edeceğiz; tâ ki medeniyetimiz bu âb-ı hayat-ı şeriat ile gençliğini ebedîleştirsin. eğer medeniyet-i İslâmiye bir cism-i namî olsa, şeriat deveran-ı demi ve diyanet de hararet-i gariziyesi olacaktır. Hem de, Şeriat-ı garra, kelâm-ı ezelîden geldiğinden ebede gidecektir. 

“Maruf umum enbiyanın memalik-i Osmaniyeden zuhuru, kader-i İlâhînin bir işaret ve remzidir ki, bu insanların makine-i tekemmülâtlarının buharı diyanettir. Ve bu Asya ve Rumeli çiçekleri ziya-i diyanetle neşvünema bulacaktır. 

“Binaenaleyh, her bir mü’min i’lâ-i kelimetullaha mükelleftir. Ve bu zamanda en büyük sebebi maddeten terakki etmektir. Ve a’dâ-i terakkiye karşı herkes cihada mükelleftir. Ve en büyük düşman, gayr-i mahsus ve dâhilî düşmandır. O da üç büyük müthiş düşmandır: Birincisi fakr, ikincisi cehil, üçüncüsü ihtilâftır. Bu üç düşmana cihad etmeye dinen mükellefiz. 

“Üç elmas kılıcı elde etmek lâzımdır. Birincisi muhabbet-i millî, ikincisi ittihad, üçüncüsü maariftir. Cihad-ı hariciyeyi İslâmiyet’in hakaik-ı ulviyesinin berahin-i kàtıasının elmas kılıçlarına havale edeceğiz. Bu zamanın cihadı, muhabbet ve tahabbüpledir, tahvif ile değildir.” (A.g.e. 43-44)

Haftaya bu meseleyi biraz daha açarak devam edelim inşallah…

Okunma Sayısı: 1409
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı