"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Hürriyet imanın hassasıdır

Sertaç LÜSER
09 Haziran 2018, Cumartesi
İlginçtir ki, yüce kitabımız Kur’ân-ı Hakîm’de ibadetlerle ilgili bir had ve sınır konulmamıştır.

Meselâ namaz, oruç… Fakat beşeri ilgilendiren diğer konularda Nikâh, Miras, Eşlerle münasebet, Boşanma, Savaş, Barış, Faiz, Şahitlik, Hak, Hukuk, Adalet v.b. konularda kesin hükümler ihtiva eden, sınırı belirtilen, insanın nefsine ve iradesine bırakılmayan kesin çizgiler mevcuttur. İnsanın yaratılış gayesi olan iman ve ibadette böyle kesin çizgi olmadığı halde sair konularda bu hükümlerin olması insanı bir nevi şaşırtmaktadır.

Üzerine düşünüldüğünde, bu kesin hükümlerin olması ve uygulanması yine beşerin mutluluğu ve saadeti açısından büyük önem sağlamaktadır. Peki kesin hükümlerle belirtilen bu âyetlerin (Nikâh, Miras, Eşlerle münasebet...) muhtevasına baktığımızda başta ikili ilişkilerimizi etkileyen durumların çözümü olduğu açıkça mevcuttur. Öyle ki bu ikili ilişkilerin bozulması, toplumunda bozulması ve topluma sirayet konusunda ilk tedbir, ilk adımdır.

Kur’ân’da beşerî münasebetleri ilgilendiren bu âyetlerin sıralandığı Bakara Sûresi’nde 229. Âyete geldiğimizde çok dehşetli bir şekilde şu aktarılmaktadır: “Bunlar Allah’ın koyduğu sınırlardır. Sakın bunları aşmayın. Allah’ın koyduğu sınırları kim aşarsa, onlar zalimlerin ta kendileridir.”

İşte “zalim kimdir?” sorusunun tam karşılığı budur. ALLAH’ın beşer için koyduğu kuralları kim aşarsa o zalimin ta kendisidir.

Burada beşer için konulan kanunların ilk sırasında hayat hakkı, hür olma hakkı ilk olarak akla gelmektedir. Çünkü hürriyet imanın bir hassasıdır. Rahman’ın bir hediyesidir. İmanın hassası olan bu durumu haksız yere ortadan kaldıran da zalimdir. Aslında zulüm nefisten başlamaktadır. Zalim bu şekilde davranarak kendi hürriyet hakkını da dolaylı yoldan kısıtlamaktadır. Zümer Sûresi 53. Âyette “Ey nefislerine zulmeden kullarım” hitabı, bizi zulüm konusunda tekrar düşünmeye sevk etmektedir. Öyle ki başkasına zulmeden önce kendi nefsine zulmetmektedir. Bunu fark etmesi için birazcık vicdan olması yeterlidir.

Zalimlerin hiç mi vicdanı yoktur? Vardır elbette vardır, ama zulmünde ısrar eden her konuda kendini haklı gören bir zalim için fabrika ayarları çoktan değişmiştir denilebilir. Vicdanında maddeden ibaret bir kalıp söz konusudur maneviyatta pek tesiri yoktur. Demek ki zalimliğin de dereceleri vardır. Başkasını vicdansızlıkla suçlarken, kendi ayağına dolanıp kalbine işleyen sarmaşık misal dallardan bihaber yaşamaktadır.

Şimdi bu gözle toplumumuza baktığımızda kim zalim kim değil, nefsimize baktığımızda ise kime, nerde, ne zaman zulmettiğimiz açıkça ortaya çıkmaktadır. Miheng taşı Allah’ın (cc) koyduğu sınırların aşılmasıdır. Sıkıntı buradan başlamaktadır. İslâmiyeti yaşaması için yaratılan bütün insaniyet hallerini zalimler insan olma vasfından çıkarmaktadır. Evet zulüm ve zalim konusu çok su götürmektedir. Fakat zalimlerin bir özelliği de budur, ”Onlar bu haldeyken hale kendilerini doğru yolda hissetmektedir.”

Rabbim bizi nefsine uyup zulmetmeyi seven kullarından, toplumumuzda da bir virüs gibi ilerleyen zulmetme hastalığından ve zulmü meşrû gören her türlü halden muhafaza eylesin.

Yaşasın zalimler için Cehennem.

Okunma Sayısı: 1845
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Sungur Osmanoğlu

    9.6.2018 17:02:19

    En buyuk cihad zalimin yuzune zalim olduğunu haykırmaktır. Bugun bunca zulumler karşısında toplumun sus pus olması el hak hz. Omer ra ne kadar da doğru soylemiş

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı