"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Zulm ile âbad olanın…

Sertaç LÜSER
16 Haziran 2017, Cuma
Zulüm, hüküm anlamında düşünüldüğünde adâletin zıddıdır.

Her günahkâr zalimdir, çünkü önce nefsine sonra günahının derecesine göre Allah’ın yarattığı diğer mahlûklara zulmetmiştir. Zulmeden kişi müşrik, kâfir hatta Müslümanda olabilir. Niteliği zulmetmesine engel değildir. Karakteri de…

Bir hareket, söz veya davranışa zulüm denilmesi için, hakkın ait olduğu yerde olmaması, verilmemesi onun yerine haksızlığın yerleştirilmesi gelir. Bu zulümlerin en büyüğü, Allah’a şirk koşmak yani yaratanın hakkını ve hukukunu bir yaratılan olarak başka bir varlığa vermektir. Lokman Sûresi 13. Âyette, “Lokman oğluna öğüt verirken dedi ki: ‘Oğlum, Allah’a ortak koşma. Çünkü şirk büyük bir zulümdür.”

Sonra insanın kendi kendine yapmış olduğu zulmü karşısına çıkar. Bu konuda günah veya hata işleyen biri nefsine zulmetmiş olur. Nitekim ilk hatayı yapan Adem (as) Araf Sûresi 23. Âyette belirtildiği gibi “Ya Rabbi! Biz nefsimize zulmettik. Eğer bize acımaz ve bizi bağışlamazsan hüsrana uğrayanlardan oluruz” diye duâda bulunmuştur. Bu zulüm tanımları ve âyetlerden yola çıkarak toplum hayatındaki zulümlere gelirsek, yaşanan hadiselerden çarpıcı durumlar, iç parçalayıcı olaylar ve kan ağlatıcı haller karşımıza çıkmaktadır. 

Yukarıda bahsettiğimiz zulümler ilk başta kişinin kendisini ve Allah ile olan hukukunu etkilemekte, sonra derecesine göre sair yaratılanlarla irtibatlı bulunmaktadır. Oysa toplum hayatındaki, sosyal hayattaki zulümler ilk başta kişinin hem kendisini hem de olayla ilgili ilgisiz herkesi kapsamaktadır. Çünkü “toplum” birliktelik demektir, zulüm topluma yapılırsa Allah’ın hükmü de toplu olacaktır. Bu halin değişmesi için toplumun başta düşüncesi, duâsı, hali ve hareketlerinin değişmesi gerekir. Rad Sûresi 11. Âyette “Şüphesiz ki, bir topluluk kendi durumunu değiştirmedikçe Allah (cc) onların durumunu değiştirmez.” denilmektedir. Bunun değişmesi için hakkın ait olduğu yerde olması, haksızlığında zulme maruz kalmış mazlûmun üzerinden alınması ve hakkının teslim edilmesi şeklinde olur. Bir de zulme maruz kalanların ve toplumdaki zulmü görüp ona yaklaşım tarzını belirleyen veya belirleyemeyen kişilerinde durumları ve tavırları bu durumu etkilemektedir. Hür iradenin en basit uygulama sahası zulme karşı tutumdur. Bunu da iman etkilemektedir. Zulme karşı Hz. Bilâl-i Habeşi ve Hz. Ali’nin tutumları sahabeler arasında en çarpıcı örneklerdir.

Şöyleki Peygamberimiz (asm) bir hadisinde “Bir kötülük gördüğünüz zaman elinizle düzeltin. Buna gücünüz yetmezse dilinizle düzeltmeye çalışın. Buna da gücünüz yetmezse kalben buğzedin. Bu ise imanın en zayıf derecesidir.” demiştir.

Evet sonuç olarak Her insan yaptığı günahla kendisine zulmederken, yönü topluma dönük olan günah ve hatalarda toplum etkilenmekte en üzücüsü beşikteki süt emen veya ememeyen bebek bile her yönüyle etkilenmektedir. Yine en üzücüsü zulmü yapan kişinin Müslüman bir kimliğe sahip olup yine masum Müslümanlara yapmasıdır. Tarihte Emevilerin 2. Halifesi Yezid’in Hz. Hüseyin’in Kerbelâ’da şehit edilmesindeki sorumluluğu Müslümanın Müslümana zulmünün en çarpıcı örneğidir. Evet maalesef Müslümanda zulmeder geçmişte de etmiştir, günümüzde de belki gelecekte de. Lâkin zulmedip ve hataya düşüp tevbe ve istiğfar edip haklıya hakkını vermemek Yunus Emre’nin şu sözünü bize hatırlatır.

“Zulm ile abad olanın, 

Ahiri berbad olur.”  Selâm ve duâ ile…  

Okunma Sayısı: 3162
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • m.d

    16.06.2017 18:53:59

    Çok güzel bir yazı olmuş

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı