"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İşte dünyadaki Cennet!

Şeyda Sultan ZENGİN
16 Temmuz 2017, Pazar
Mevsim; Cennetâsa bir bahar, yer; Cennet gibi Nevşehir Külliyesi, amaç; Cennet gibi bir okuma programı.

Adana lise talebeleriyle birlikte geçirdiğimiz bir haftalık okuma programı sonunda “imanın kuvvetine göre Cennet’in bir nev’î manevî lezzetini dünyada da hi tatmak” hakikatini bilfiil hissettik. Okuduk, okudukça imanımız arttı; dersler yaptık, yaptıkça lezzet aldık.

Sabah açık zihinle yaptığımız Hutbe-i Şamiye dersinde hastalıklarımızı teşhis edip; yeise el-emel kılıncıyla mukabele ettik, istibdada meşveretle karşı çıktık, adavete adavet ve muhabbete muhabbet ettik,”mü’min kardeşini sever ve sevmeli” dedik.

Öğlen derslerinde 11. Söz, 24. Söz, mehdilik ve lâhika mektuplarından çeşitli konuları müzakere ettik. 11. Söz’den Peygamberî tebliğ metodlarına dair öyle güzel açılımlar oldu ki, sizlerle de paylaşmak istedik.

Âlemin ve insanın yaratılış hikmetiyle, namazın hakikatini çok güzel bağlayan 11. Söz’deki hikâyecik bize şu dersi vermekte:

“Bir zaman hazineleri ve cevherleri pek bol olan bir Sultan, çok maharetli ve âlimmiş. Kendi cemal ve kemâlini görmek ve göstermek için sarayında sergi yeri açmış ve en güzel şekilde orayı süsleyip, ziyafet vermiş. Sonra da bütün halkını saraya dâvet etmiş. Bir rehberini de görevlendirmiş ki san’atını anlatsın, tarif etsin, saraya girme adabını ve usûlünü halka öğretsin...”

İşte hikâyenin bu kısmında durduk, düşündük. “Acaba bir sarayı gezdiren rehber ne yapar, böyle muhteşem bir sarayı nasıl tarif eder?” Düşünürken hatırıma geldi, İstanbul saraylarını gezerken rehber şöyle diyordu” galoşları giyin, sütunlara elinizi sürmeyin altın suyundan onlar, fotoğraf yasak, buraya avize İngiltere’den özel siparişle gelmiş, burada bayram merasimi yapılırmış, koltuklara oturmayın vs...” 

Sonra ara verdiğimiz hikâyeciğe devam ettik; o rehber tanıtmaya başladı sarayı:

“Ey ahali! Şu kasrın meliki olan seyyidimiz, bu şeylerin izharıyla ve bu sarayı yapmasıyla, kendini size tanıttırmak istiyor. Siz dahi onu tanıyınız ve güzelce tanımaya çalışınız. 

Hem şu tezyinatla kendini size sevdirmek istiyor. Siz dahi onun san’atını takdir ve işlerini istihsan ile kendinizi ona sevdiriniz. Hem bu gördüğünüz ihsanat ile, size muhabbetini gösteriyor. Siz dahi itaat ile ona muhabbet ediniz.

Hem şu görünen in’am ve ikramlar ile, size şefkatini ve merhametini gösteriyor. Siz dahi şükür ile ona hürmet ediniz...” (11. Söz)

Aslında İstanbul saraylarını gezdiren rehber de buna benzer şeyler söylüyordu, ama, Kâinat Sarayını Rehberi, çok daha ciddî, önemli ve hakikatli şeylerden bahsediyordu. “İtaat edin, tanıyın, bakın, hürmet edin..” şeklindeki ihtarları ile, bizi Sultan-ı Kâinatı sevmeye teşvik ediyordu. İkrama etmeyi seven, bize en güzel nimetlerle ikramda bulunan o Kerim Padişaha hürmet ve ibadet etmemizi telkin ediyordu. İnsan sevmez mi böyle bir üslûpla olan tanıtımı? İtaat etmez mi hiç, teşekkür etmez mi hiç? Diğer rehber gibi emir vermedi, kızmadı, padişahın merhametli yüzünü gösterdi. Sevilmez mi böyle padişah, sevilmez mi böyle Yâver-i Ekrem (asm)? Örnek alınmaz mı bu hoş üslûp?

Cennetâsa mekânlar, sadece Nevşehir’de değildi. Risale- Nur’un okunduğu, müzakere edildiği, tefekkür edildiği her mekan, Cennetâsa bahardan bir esinti taşıyordu. Bir yandan dokuz yıl ikamet ettiğin Nevşehir, öte yandan okul hayatımın unutulmaz hatıralarını taşıyan Adana, ve nihayet hizmetin merkezi konumundaki İstanbul... Her birinde can dostlar, dâvâ arkadaşlarım ve ablalarım. Onlarla hizmet dairesinde geçirdiğim her gün, dünyadaki Cennetten nasibimi almak gibi oluyor elhamdülillah.

Ve bu yazıyı da Cennet mekânlardan birisi olan Yeni Asya Gazete binasında yazıyorum. Yine bir Cennet hayatını dünyada yaşattığı için Rabbimize hamd-ü sena ediyor, bizi bu Cennet diyarlarına lâyık eylemesini niyaz ediyorum.

Okunma Sayısı: 2007
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı