"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Ahirzaman çocukları

Şeyma Nur Çimen
02 Aralık 2018, Pazar 01:45
Evet adından da anlaşılacağı üzere yazımızın başlığını “Asr-ı Saadet” değil “Ahirzaman çocukları” olarak seçtik.

Çünkü Asr-ı Saadet zamanı en güzel ve en özel zamandı. O zamanda ki çocuklar İslâmı en güzel şekilde yaşamışlardı. Ama ahirzaman çocukları… Maalesef ki onların önünde büyük tehlikeler söz konusu. Ve bir çoğumuz bunun farkında bile değil… Peki nedir bu tehlikeler? Çocukları gün geçtikçe büyük bir hızla karadelik gibi içine çeken tehlikeler! Bunlar; teknoloji tehlikesi, iman eksikliği tehlikesi ve ilgi eksikliği tehlikesi. Çocuklar bu tehlikenin içinde bocalayıp duruyorlar ve yazıktır ki yardım edenleri yok denecek kadar az.

Maalesef ki günümüz çocukları teknolojilerle iç içe yaşıyorlar. Hayatlarının vazgeçilmezi olmuş adeta. Çocuk yürümeye ve konuşmaya başladığı anda teknolojiyle tanışıyor, bunu hayatının en önemli alanına yerleştiriyor ve ömrü boyunca teknolojinin oyuncağı oluyor. Peki neden? Ya da soruyu şöyle ileteyim. Biz büyükler olarak buna neden izin veriyoruz?

Büyükler çocukların aynası derler. O ne yaparsa çocuk da aynısını yapar. O nasıl davranırsa çocuk da öyle davranır. Bir nevi büyükler çocukların oyuncağı konumundadır ve ona göre şekil alırlar. Peki sizce biz bu çocuklara nasıl davranmalıyız? Onlara nasıl örnek olmalıyız?

İçler acısı durumdur ki teknolojiler herkesi ele geçirmiş durumda özellikle de çocukları… Oyunlar, çizgi filmler, diziler, müzikler vs vs saymakla bitmez. Küçük bir örnekle meselâ çocuk ağlıyor belki o an ilgi istiyor, belki o an büyüğüyle vakit geçirmek istiyor, ama büyüğünün o kadar çok işi var ki (!) çocukla ilgilenecek vakti bile yok. Hemen televizyona ya da telefona başvuruyor. Eee onların bir de hipnotize özelliğini de işin içine katacak olursak çocuk dalıyor onlara uyuşuyor beyni ve iş tamamdır. Geçmiş olsun çocuk artık teknoloji bağımlısı olmuştur. Peki sizin o çok önemli işiniz (!) çocuklardan daha mı kıymetli ya da değerli ki vaktinizi ona harcayıp çocukları ihmal ediyorsunuz?

Günümüzde hangi çocuk (bazı istisnalar haricinde tabi) dinini tam anlamıyla biliyor, onun hükümlerini algılıyor ve hayatına geçiriyor? Çocukların şu an öğrendikleri, o saf ve temiz beyinlerini doldukları şeyler ne? Hep beraber bakalım isterseniz. Meselâ en başta çizgi filmler ve diziler. Saf ve temiz gördüğümüz o çizgi filmlerin altında yatan dehşet verici mesajlar hiç dikkatinizi çekti mi? Ya da diziler. Hepsi şiddet içeren, silâha teşvik eden ve zinayı gayet normal bir şeymiş gibi aksettiren diziler… Ee çocuk da bunu izliyor ve otomatik olarak o saf ve temiz beyni bunların hepsini fotoğraflıyor. Ve artık bu gibi olaylar o çocuk için gayet normal ve sıradan bir hal alıyor. Peki bunların yerine çocuklara dinimizi anlatan, onların hayatlarına güzel şekilde yön veren ve en güzel ahlâkla gelişmelerini sağlayan videolar izletsek güzel olmaz mı? Meselâ, Peygamberlerin hayatları, Sahabelerin hayatları ya da İslâmı en güzel şekilde anlatan dini muhtevalı videolar… Ne dersiniz? Bence bir deneyelim mi?

Peki bu kadarla yeterli mi? Asla! Bir de sırada dinlediği müzikler var. Peki nedir o müzikler ya da neyi anlatıyor hiç düşündünüz mü? Ben söyleyeyim. Muhtevaları genelde aynı olan isyan muhtevalı, günümüzde adını ‘aşk’ olarak değiştirmiş harama teşvik eden cümleler. Çeşitli efsanelerle dolu ayrı bir dünya. 

Şimdi şu soruları soralm.Çocuk kaç tane sûreyi ezbere biliyor, kaç hadis ezberinde ya da kaç tane vecize biliyor? Ya da çocuk hiç Kur’ân-ı Kerîm meali okudu mu? Ordaki Cenâb-ı Hakk’ın bize emrettiği mesajı algıladı ve anladı mı?

Günlük işlerimizi yaparken hepimiz ister istemez bir şeyler mırıldanırız. Çocuklar da buna dahil. Peki onlar ne söylüyorlar hiç kulak verip dinledik mi? Bu mırıldanmaların bir sûre, bir vecize, birer Esma-ül Hüsna olarak dönüştürsek nasıl olur?

Peygamber Efendimiz (asm) bir hadisinde: ‘Çocuklarınıza ilk öğreteceğiniz kelime ‘La İlahe İllallah’ olsun’ buyurmuştur. Bu düstur gereği çocuklara dinimizi anlatalım, dinimizin hükümlerini öğretip hayatlarında önemli bir yere taşımalarını sağlayalım. Teknolojiden, kafa bulandıran durumlardan ve günahlardan elimizden geldiğince uzak tutmaya çalışalım. Çocukların hayatlarını simsiyah duvarlarla değil rengârenk çiçeklerle, sarmaşık güllerle çevrili iç açıcı duvarla örelim ki ahirette bizden şikâyetçi değil şefaatçi olsunlar…

Son olarak şunu da unutmayalım: ‘Çocuklarına Allah’ı, Peygamberimizi (asm) anlatmayan, namaz kılmaya teşvik etmeyen anne ve babalar evlâtlarını gerçekten seviyor olabilir mi? 

Selâm ve duâ ile…

Okunma Sayısı: 1287
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı