"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Ahir zamanda insanın tatminsizliği

Sinan Özden
04 Mart 2018, Pazar
Tatmin olmak; aklın ikna, kalbin mütmâin olmasından ibâret olan bir hâlet-i ruhîyedir.

Âhirzaman insanı, pozitif ilimlerden gelen her şeyi sadece akılla anlama isteği yüzünden birçok meselede tatmin olmadığını düşünmektedir. Bu sebeple olaylar ve durumlar karşısında karmakarışık bir ruh hâli göstermektedirler. 

    Bu karmaşıklığın çözülebilmesi için ahirzaman insanının iyi analiz edilmesi; ardından ona uygun -hastaya verilen ilâç gibi- çözüm sunulması gerekir. İnsanların hem akıl yönünden iknâsı hem de kâlb yönünden mütmâin olmasını sağlayan Risale-i Nur, ahirzaman insanının tatminsizliğine en güzel çaredir.

“Vicdanın ziyası, ulûm-u diniyedir. Aklın nuru, fünun-u medeniyedir. İkisinin imtizacıyla hakikat tecelli eder. O iki cenah ile talebenin himmeti pervaz eder. İftirak ettikleri vakit; birincisinde taassub, ikincisinde hile, şübhe tevellüd eder.” 1  Hakikati esas alınırsa ahir zaman insanının tatminsizlik sorunu çözülmüş olacaktır. 

İnsanlara hakikatleri anlatma konusunda aşağıdaki hususlara da dikkat edilmesi ayrıca önem arz etmektedir:

- Muhatap edindiği kişinin o anki hâlet-i ruhiyesi

- Anlatacağı meselenin karşı tarafta nasıl yer bulacağının tesbiti

- Anlatılan konunun seviyesi

- Anlatan kişinin karşı tarafa anlatacağı mesele hususundaki vukufiyeti

- Anlatan kişinin meseleyi izâh ederken ki üslûb ve kullandığı dil vb ölçütleri göz önünde bulundurmalıdır.

“Hakikat ilmini, hakikî hikmeti istersen; Cenâb-ı Hakk’ın marifetini kazan. Çünki bütün hakaik-i mevcudat, İsm-i Hakk’ın şuaatı ve esmasının tezahüratı ve sıfâtının tecelliyatıdırlar. Maddî ve manevî, cevherî, arazî herbir şeyin, herbir insanın hakikatı, birer ismin nuruna dayanır ve hakikatına istinad eder. Yoksa hakikatsız, ehemmiyetsiz bir surettir.” 2 

Hâkikât ilminin sırlarının tâlimi esmâda gizli olduğunu belirtmekte olan bu ibâre, bize hakikat ilmine vâsıl olabilmenin en mücmel, en sağlam, en güzel yolunun Cenâb-ı Hakk’ın esmasının bu kâinattaki tezahürünün düşünülmesi, hissedilmesi, görülmesi, anlaşılması ve yaşanılmasıyla olacağını öğretmektedir. Bu hakikat ilminin bilinmesi kadar aktarılması da önemlidir. Tatminsizlik derdine giriftar olan ahirzaman insanı bu manaları öğrendikçe hak ve hakikat dersleriyle mutmain olacaktır.

Cenâb-ı Hak (cc) âzamî ihlâs, azamî sebat ve sarsılmaz bir metaneti gerektiren bu yolda şevkimizi, gayretimizi arttırsın. Amin.

Dipnotlar:

1- Münâzarât: 86.

2- Sözler: 473.

Okunma Sayısı: 1956
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı